7 Nisan 2013 Pazar

"JENNIFER L. ARMENTROUT - OBSİDİYEN" KİTAP YORUMU



KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Obsidiyen
Özgün Adı: Obsidian
Seri: Lux #1
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Çevirmeni: Bilge N. Zileli Alkım
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Aralık 2012
Sayfa Sayısı: 354
Piyasa Fiyatı: 19.00 TL
Goodreads: 4.38




  

ARKA KAPAK:



Hey yakışıklı, hangi gezegendensin sen?

Her şeye yeniden başlamak çok berbat.

Annemle birlikte Batı Virginia’ya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar. Ama işler tahmin ettiğiniz gibi gitmedi.

 O, ağzını açtı.
Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti. Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikâye burada bitiyordu ki bir kazaya uğradım ve Daemon zamanı dondurarak beni kurtardı.

Yakışıklı uzaylı komşum üzerimde bir iz bırakmıştı.

Yanlış okumadınız. O, bir uzaylı. Daemon ve kız kardeşinin yeteneklerini çalmak isteyen düşmanları vardı ve Daemon’ın bıraktığı iz bütün düşmanları başıma toplamıştı. Bu korkunç durumdan canlı kurtulmak içinse tek yapmam gereken üzerimdeki uzaylı iz etkisini yitirene kadar Daemon’ın yanından ayrılmamaktı.  
     
“Obsidiyen’e bayıldım. Romanı bir gecede bitirmeye, kendinizi Daemon’a kaptırmaya ve serinin ikinci kitabı için sabırsızca beklemeye hazır olun.”
Deborah Cooke, The Dragon Diaries

“Daemon ve Katy, ateşle barut gibi. Her bölüm nefesinizi kesecek ve dahası için yalvaracaksınız.”
Jus Accardo, Touch

“Armentrout’un yeni serisinin ilk kitabı başından sonuna hiç azalmayan bir heyecanla akıp gidiyor.”
RT Book Reviews





BENİM YORUMUM:


     Obsidiyen ilk çıktığında ben:
     "Bu ne böyle DEX'in Facebook sayfası sırf Obsidiyen'le dolu. Dex sayfası mı Obsidiyen sayfası mı burası? Amma abarttılar ha, çok saçma bir kitap. Iyyykk uzaylılarla ilgili kitap mı olur? Bir de en sevdiğim yazarlardan olacaksın Jen, yazıklar olsun sana!"

     Obsidiyen'in önokumasını okuduktan sonra ben:
     "Amanın bana bişeyler oluyoo, yetişin komşulaaar. Bu ne, naptın sen kızım Jen? Anneeeğğ bana kitap al."

     Obsidiyen elime geçince ben:
     "Of, canım da hiç kitap okumak istemedi. En iyisi tanıtımını okuduğum yeri bi daha okuyup bırakayım." (Kitabı bitirdi)

     Obsidiyen bitince ben:
     "Hööööösstt. Oooohaaaa. Yavaaaaşş. Napıyon Jen, napıyon sen? Nasıl yazdın bu kitabı sen? Daemon gibi bi karakteri nerden buldun, nerenden çıkardın? Noluyo yaa, noluyoz yanii?"

      Pek belli etmemiş olabilirim ama kitaba aşık oldum. Bir buçuk-iki günde bitti ve başından sonuna kadar fırsat bulduğum her anda okuduğum ilk kitap olmaya hak kazandı. Teneffüslerde, yolculukta, uykudan önce, uyandıktan sonra ve sınava çalışmam gereken saatlerde hep elimdeydi.

     Sınava çalışmak yerine gece 3'e kadar falan (farkında olmadan) okumuşum. Zamanı durdurabilmeyi (bknz: Daemon ve Dee) dilettiren türden kitaplardandı. Ha bu arada, o sınavda kopya çektim ve kopya veren arkadaştan yüksek aldım -KÖTÜ KAHKAHA-.

     Şimdi, anlatım Katy'nin ağzından tabii ki. Katy, ya da Daemon'ın deyişiyle Kedicik, kısa boylu ufacık şirin bir kız. Gri gözleri var ve Damon'la kardeşi Dee'nin yemyeşil gözlerini kıskanıyor. KİTAP BLOGGERI!!!
     Daemon da gıcıklık sınırlarını zorlayan, hiçbir kızın onu reddedemediğini düşünen (gerçekten de öyle) bir tip. KASLI. Yeşil gözlü.

     Şimdi, Katy'nin babası kanserden ölüyor ve annesiyle beraber Batı Virginia'ya taşınıyorlar. İşe bakın, yan komşusu tam da onun yaşında bir erkek. Hem de seksi bir erkek. Seksi ve öküz bir erkek.

     Katy ve Daemon birbirlerinden hoşlanmıyorlar ve kavga edip duruyorlar (onların kavgalarını okumak da ayrı bir zevk tabii). Katy ve Daemon'ın kız kardeşi Dee çok iyi arkadaş fakat Daemon kardeşini Katy'den uzak tutmaya çalışıyor. Bu yüzden daha da çok kavga ediyorlar.

     Fakat kitabın sonunda Daemon Katy'ye ondan hoşlandığını söyleyecek o.O (Muhahahaha, söyledim işte, muhahahahahaha.)

     Daemon daha öküz olamaz, dediğiniz yerlerde Jen size bir yerleriyle gülecek ve "Oluyo muymuş, olmuyo muymuş?" diyecek. Tam artık daha iyi biri, dediğiniz yerlerde de ondan nefret etmenizi sağlayacak şeyler söyletecek Daemon'a. Fakat sondaki Daemon'ın Bakış Açısından Sahneler'i okuyup hala ondan nefret etmek mümkün değil.

     Daemon, bildiğin kötü çocuklara düşkünlüğümün üzerine gitti. Bu Daemon yüzünden sayfalara salyam aktı. Daemon yüzünden kitabı okurken farkında olmadan sürekli sırıttım ve insanlar bana tuhaf tuhaf bakmaya başladı. Çok teşekkür ederim, Jen!

     Sonuç: Kitabı okumadım, yedim bildiğin.

     Ha, bu arada, Obsidiyen'i ödünç isteyip duran herkese hitafen:

ALINTILAR:



-İnternetimin bağlanması, seksi bir çocuğun popoma bakıp telefon numaramı istemesinden daha çok mutlu etti beni. (Katy, sf. 27)

-"Tişörtü yok mu bunun?" (Katy, Daemon hakkında, sf. 30)

-"Ne düşünüyorum, biliyor musun Kat?"
Ona göz ucuyla baktım. Beni öyle pür dikkat izliyordu ki kıpkırmızı kesildim. "Bilmek istemediğimden çok eminim." (Katy ve Daemon, sf. 53)

-Diğer taraftaki bir çocuk alçak bir ıslık çaldı. "Ash poponu tekmeleyecek Daemon."
Daemon'ın ağzı iyice kulaklarına vardı. "Ash, popomu bunu yapamayacak kadar çok seviyor."
Çocuk kıkırdadı. (Katy ve Daemon, sf. 124)

-"Tahmin et bakalım, ne yaptım?"
"Ne?"
"Bloguna baktım."
Ah. Tanrım. Bebeğim. Yüce İsa. Nasıl bulmuştu? Bir dakika. Önemli olan bulmuş olmasıydı. Blog'um artık Google'da çıkıyor muydu? Bu muhteşemdi işte. "Yine beni takip ediyorsun, anlıyorum. Yasaklama emri çıkarmama gerek var mı?"
"Rüyanda görürsün Kedicik." Pişmiş kelle gibi sırıttı. "Ah bekle, rüyalarında zaten baş roldeyim, değil mi?"
Gözlerimi devirdim. "Kabuslarımda, Daemon, kabuslarımda." (Katy ve Daemon, sf. 125)

-"Soruların olduğunu biliyorum. Sorsana."
O kadar çok sorum vardı ki hangisinden başlayacağımı bilmiyordum. "Tanrı'ya inanıyor musunuz?"
"Süper birine benziyor." (Katy ve Daemon, sf. 193)

-"Bütün dondurmayı yediğine inanamıyorum Daemon!"
Yüzümü buruşturup yemek odasında öylece durdum. O mutfağa hayatta giremezdim.
"Hepsini ben yemedim."
"Ya, o zaman kim yedi?" Dee o kadar fazla bağırıyordu ki tavandaki kirişlerin sallandığını duyuyordum. "Kaşık mı yedi? Ah bekle, biliyorum. Kutu yedi."
"Aslına bakarsan, bence dondurucu yedi," diye cevap verdi Daemon kuru kuru. (Katy, Daemon ve Dee, sf. 208)

-Daemon Black'ten, gerçek adı buysa tabii, bütün güneşin enerjisine eşit bir kinle nefret ediyordum. (Katy, sf. 298)

-"Şey, selam tatlım, dışarıda kafayı çekiyor, onunla bununla düşüp kalkıyordum. Biliyorum, önceliklerim bir hayli alışılmadık." (Daemon, sf. 331)

-Hah, işte oradaydı. Kedicik dışarı çıkmış, pençelerini keskinleştiriyordu. (Daemon, sf. 346)




PUANLAMA:





5 Taç: TEK KELİMEYLE HARİKA! Okumazsan çoook şey kaybedersin!





O kadar güzel yorum yaptıktan sonra 4 vereceğimi mi sandınız? Hahahaha, NO. 5 tam puan!!!