31 Aralık 2014 Çarşamba

2014 Sonuçları - 2015 Hedefleri




     Merhaba insanoğlu. Bugün, geçen yıl pek düzgün yazamadığımı düşündüğüm bir yazı yazacağım. Geçen yıl kendime kesin olarak olmasa da koyduğum birkaç hedeften yerine getirdiklerimi ve getirmediklerimi inceleyecek, önümüzdeki yıl için daha kesin hedefler koyacağım.

     Öncelikle geçen yılki yazımda saçmaladığım şeylere maddeler halinde bakalım:

2014'te Okuduğum En İyi Kitaplar

     Aslında bu yazıyı geçen sene de yazacaktım ama fazla kitap okumadığımı düşündüğüm için sonraki seneye bırakmıştım. Bu sene de okuduğum kitap sayısından hiç memnun değilim, geçen sene tam olarak kaç kitap okuduğumu bilmiyorum ama muhtemelen bu senekinden daha fazladır. Şimdilik bu konuyu bundan sonra yayınlayacağım yazıya bırakıyorum.

     Geçen yıl en iyi kitaplar yerine "Obur Kitaplığın En İyileri (2013)" diye, kendi yazdığım yazılardan en sevdiklerimi listelediğim saçma sapan bir yazı yazmıştım. Bu sene ve bundan sonraki senelerdeyse yıl boyunca en sevdiğim kitapları listeleyeceğim. Normal bir insan gibi.
 
     NOT: Yorumunu yaptıklarıma başlıklara tıklayarak ulaşabilirsiniz.
 
     NOT 2: Bu sefer sıraya koydum! İlk kez yapıyorum bunu. Bu yazıyı kutsanmış sayın. Hem de tersten sıraladım. Yavaş yavaş inip heyecanı arttırın.
 

10. Avcı - Jennifer L. Armentrout
 
Melez Sözleşmeleri favori serilerimdendi. Son kitap tabii ki listede olacak. Onuncu sıradan olsa da. Avcı bile onuncuysa ileride karşılaşacağınız kitaplar için heyecanlanabilirsiniz.




















28 Aralık 2014 Pazar

"Hep Seni Bekledim - Jennifer L. Armentrout (J. Lynn)" Kitap Yorumu


KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Hep Seni Bekledim
Özgün Adı: Wait for You
Seri: Wait for You #1
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Çevirmeni: Serkan Göktaş
Yayınevi: DEXPlus
Türkiye Yayın Tarihi: Ağustos 2014
Sayfa Sayısı: 416
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 4.23


ARKA KAPAK:

Bazı şeyler beklemeye değer...

Beş sene önce bir partide Avery Morgansten'in tüm hayatı değişti. Evden çok uzakta bir üniversite, şimdi her şeyi geride bırakmak için harika bir fırsat. Tek yapması gereken, derslere zamanında girmek, sol bileğindeki bilekliği asla çıkarmamak, dikkatleri üzerine çekmemek ve belki de bir iki arkadaş edinmek. İhtiyacı olmayan tek şey ise, ince ince planladığı hayatını alt üst edecek bir erkeğin radarına girmekti.

Çoksatan Lux ve Melez Sözleşmeleri serisinin yazarı Jennifer L. Armentrout'tan yepyeni bir aşk hikâyesi! Çıktığı gün kitap satış listelerini sarsan ve Forbes dergisine kapak konusu olan Hep Seni Bekledim'i elinizden bırakamayacaksınız.
 
BENİM YORUMUM:
 
 
     Evet, bunca zamandır beklediğiniz yorum bu. Sonunda geldi. Bunu çok uzun süredir yazmaya çalıştığım ve kitabı çoğunlukla unuttuğum için tuhaf bir yorum oldu. Ben beğenmedim. Ama uzun süredir yazdığım ilk yorum olduğu için rahatladım da. Her şey bittikten sonra yazdığım bu kısımda da çok harika bir yazı beklememenizi söylemek istedim. Ama yakında yazmayı planladığım, kitap yorumu olmayan iki yazı daha var ve şimdilik iyi gidiyorlar.
 
***
 
     Hep Seni Bekledim, şu tesadüf karşılaşmalarıyla başlayan kitaplardan. Beni az çok tanıyorsanız bunu saçma bulacağımı bilirsiniz. Saçmaydı zaten. Ama eğlenceli şekilde. Sayılır.

12 Aralık 2014 Cuma

Uyumlu-Uyumsuz Mimi

Bu mimi hazırlayan ve beni etiketleyen Kitap Perisi'ne çok teşekkürler. Ciddi ciddi Ekim'den beri beni bekliyor. Bir türlü yapamadım. Tam bir öküzüm. Yapmam gereken başka mimler de var. Hepsini yapacağım, merak etmeyin.

1- Bir seriden birbirine uyumlu-uyumsuz olan kitap kapakları?
 
UYUMLU:

Aslında böyle çok fazla seri var ama Uyumsuz serisinin kapaklarını ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz. Bu konuyla ilgili bir kere daha konuşmayacağım.










 

UYUMSUZ:

Bu zavallı serinin kapaklarından ve çevirisinden de çok bahsettiğime inanıyorum. Henüz okumadıysanız İngilizce okumanızı tavsiye ederim. Bana Dokunma orijinal dilinde yeniden okuyacaklarım listesinin başını çekiyor zaten. Kapaklarla ilgili konuşmalarıma daha önce şahit olmadıysanız şu yazıma bakabilir, orijinal kapakların güzelliğini uzun uzun seyredebilir ve ağlayabilirsiniz.
















4 Aralık 2014 Perşembe

Bir Obur Kitaplık Klasiği: Saçma Yazılar

     Selam. Hala ölmedim, hayır. Bir aylık yokluğumu ruhunuzun en derinlerinde hissettiğinizi biliyorum. Fark ettiyseniz yani.










     Bir süre ortalarda görünmediğimde hep yaptığım gibi, kendimi açıklama yazısı yazmak zorunda hissediyorum.
 
 
SORUMSUZ SAHİBİ TARAFINDAN BİR AY BOŞ BIRAKILAN KEDERLİ BLOG'UN YÜREK PARÇALAYAN HİKAYESİ
     KISIM 1: AÇIKLAMALAR
 
     1) Okul, bu yıl her dönem -kurtarma sınavları hariç- 27 sınava girmem gerektiği gerçeği, hayatımda ilk kez bir haftada on sınav olmanın yarattığı şok, Matematik öğretmenimizin bize ödev vermekten aldığı şeytani haz.
 
     2) Yaklaşık yirmi kere denememe rağmen bir türlü Hep Seni Bekledim yorumunu tamamlayamamam.

     3) Canımın istememesi. Bunu söylediğim için çok kötü hissetsem de bir süredir canım pek bir şey yapmak istemiyordu.
 
     KISIM 2: ÖZÜRÜMSÜLER
 
     Sizi aslında o kadar da yoğun olmamama rağmen bir ay terk ettiğim için üzgünüm.




27 Ekim 2014 Pazartesi

Dex, Dex, Dex Okuyoruz + Dart Ödülü

     Gördüğünüz gibi Hep Seni Bekledim'e yorum falan yazamadım. Sonra yazarım, bugün bir mim ve bir ödül... şeysi... yapacağım. Ödül şeysinden bir şey anlamadım aslında. Bekleyin.


DEX, DEX, DEX OKUYORUZ!
 
     Bu mim, adından anlaşıldığı üzere sahip olduğunuz Dex kitaplarını sıralamaktan ibaret. Beni mimleyen Kristal Kitap'a teşekkürler! İşte benim okuduğum, veya aldığım ama henüz okumadığım -iki tane de okuduğum ama almadığım- Dex kitaplarım.

 



24 Ekim 2014 Cuma

Biraz Müzik Biraz Ben


 
     Biraz Müzik Biraz Ben'e mimlenmişim. Kitap Tanrıçası'na teşekkür ederim *-* Enteresan bir mim olacak. Biliyorum, içten içe hepiniz müzik zevkime bayılıyorsunuz. Hadi bunu okurken çalma listemi açıp yine dinleyin. Yapmak istediğinizi biliyorum.
 
1. Müzik denildiğinde aklınıza gelen ilk kelime?
İp atlamak? Yukarıdaki sevimli şey tüm dikkatimi dağıtıyor. Etkileyici bir şey söylemem gerek sanırım. Dediğimi hayal edin.
 
2. Hiç müzikten bıktığınız oldu mu? Ya da dinlemeye ara verdiğiniz?
Bazen çok hasta oluyorum. Yerinizde duramadığınız için sürekli hareket ettiğiniz ama herhangi bir şey yapmak istemediğiniz, bu yüzden uyumaya karar verdiğiniz ama uykuya dalma süreci de bir şey yapmak olduğundan uyuyamadığınız türden bir hastalıktan söz ediyorum. Acıdan başka bir şey düşünemediğiniz. O zamanlarda birisi müzik açtığında veya ses içeren herhangi bir aktivite yaptığında kafasına bir şey yiyebilir.

17 Ekim 2014 Cuma

"Fangirl - Rainbow Rowell" Kitap Yorumu


KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Fangirl
Türkçe Edisyonu: Fangirl (Pegasus)
Yazarı: Rainbow Rowell
Yayınevi: Pan Macmillan
Yayın Tarihi: 30 Ocak 2014
Sayfa Sayısı: 461
Piyasa Fiyatı: £6.99
Goodreads: 4.21

 
 
ARKA KAPAK:
 
Cath and Wren are identical twins, and until recently they did absolutely everything together. Now they're off to university and Wren's decided she doesn't want to be one half of a pair any more - she wants to dance, meet boys, go to parties and let loose. It's not so easy for Cath. She's horribly shy and has always buried herself in the fan fiction she writes, where she always knows exactly what to say and can write a romance far more intense than anything she's experienced in real life.

Now Cath has to decide whether she's ready to open her heart to new people and new experiences, and she's realizing that there's more to learn about love than she ever thought possible ...

A tale of fanfiction, family, and first love
 
 
BENİM YORUMUM:
 
     Fangirl resmi olarak favori kitaplarımdan biridir.
 
     İngilizce kitap okumaya başlamak için harika bir tercihti. Çok ünlü bir kitap olduğu için Türkiye'de çıkacağını tahmin ediyorum, çevirisi nasıl olacak bilmiyorum ama İngilizce okununca daha güzel olan kitaplardandı bence. Anlaması zor da değildi.
 
     Bende kitabın UK versiyonu var o yüzden kitap künyesi bölümünü o edisyona göre düzenledim. Orijinali Amerika'da çıkmıştı, sanırım. Ama bendeki edisyonun içinde fan art olduğunu düşündüğüm çizimler ve soru-cevap bölümü var o yüzden kendi edisyonumu seviyorum. Keşke bir de ciltli olsaydı. Kapak olarak her iki edisyonu da beğendim.
 
     Şimdi konuya geçebiliriz.

11 Ekim 2014 Cumartesi

"Kış Güneşi - Jennifer L. Armentrout (J. Lynn)" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Kış Güneşi
Özgün Adı: Frigid
Seri: Kış Güneşi #1
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Çevirmeni: Serkan Göktaş
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Nisan 2014
Sayfa Sayısı: 316
Piyasa Fiyatı: 20.00 TL
Goodreads: 3.84
 
 
ARKA KAPAK:
 
Yirmi bir yaşındaki Sydney, Kyler'a ezelden beri aşık. Ne yazık ki Kyler onu atlıkarıncadan ittiği ve Sydney'in de karşılığında Kyler'a çamur yedirdiği günden beri sıkı dostlar.

Kyler tam bir çapkın, bir kızın yanında iki geceden fazla duramıyor. Syd kendini gittikçe daha kötü hissediyor. Ancak okuldaki son yılda duygularını itiraf ederek ilişkilerini berbat etmek istemiyor.

Kyler'ın gözünde ise Syd hep ulaşılmaz bir noktada, adeta mükemmelliğin simgesi. Syd'in ona hayatta bakmayacağını düşünüyor.

Bir gün Kyler'ın dağ evine kayak tatiline gidiyorlar ve bütün saklı duygular gün ışığına çıkıyor. Ama küçük bir sorun var. Evde yalnız değiller.

Obsidiyen ile başlayan LUX serisi ve Melez Sözleşmelerinin dünyaca ünlü yazarı Jennifer L. Armentrout'tan çok sıcak bir hikaye...
 
 
BENİM YORUMUM:
 
     Sydney, çocukluğundan beri en yakın arkadaşı olan Kyler'a aşık. Kyler da ona. Ama ikisi de aşklarının karşılıksız olduğunu ve karşı tarafı hak etmediklerini düşünüyorlar. Kitabın başlangıcında arkadaşlarıyla birlikte kayak tatiline gideceklerdi ama kar fırtınası yüzünden evde tek başlarına sıkışıp kaldılar ve saklı duyguları ortaya çıktı ve arka kapakta yazmasına rağmen anlatmak zorunda hissettiğim diğer saçmalıklar.
 
     Bu, olumsuz bir yorum olacak. Olumsuz yorumlardan çabuk etkileniyorsanız, Kış Güneşi'ni okuyacaksanız ve benim düşüncelerime çok da önem vermiyorsanız ben beklentilerinizi öldürmeden gidin buradan.
 

6 Ekim 2014 Pazartesi

Book Challenge Tag

Resmin konumuzla alakası yok.

     Kayıp Sayfa, İki Kızın Kitaplığı ve Kitap Karavanı beni mimlemiş! Hepinize teşekkürler :D


1) İlk Hayranlığım
 
Replika serisi. Sadece dört kitabı çevrilmiş ve muhtemelen benim bloğumda görmediyseniz daha önceden bilmiyordunuz bile. Ama daha önce birkaç kez bahsettiğim gibi, ben kitap okumayı sevmezken kitapları seviyordum ve annemin kitaplığında, okumak dışında her şeyi yaparak çok fazla zaman geçiriyordum. Sonra Replika'ya başladım. Çok kısa olup koskoca üç ayımı almasına rağmen bitirebildiğim ilk kitaptı (On sayfalık resimli çocuk kitaplarını saymazsak tabii). Hatta Düşlem o zamanlar okumayı pek beceremiyordu, onun için sesli okumuştum. Şimdi okusam muhtemelen beğenmem. Ama o zamanlar beni çok etkilemişti.



















3 Ekim 2014 Cuma

Kitap Alışverişi #6


     Biliyorum, biliyorum. Daha okumadığım bir sürü kitabım var ve ben yeni kitap alıyorum. Ama çok güzeller ve aralarında yeni çıkanlar var ve bazılarını okul için aldım o yüzden susun. Her şeyin mantıklı bir açıklaması var.
 
     Buse'yle ve Düşlem'le The Maze Runner'ın filmine gitmiştik (Sona filmden bahsettiğim çok kısa bir bölüm koyacağım). VE D&R GÖZLERİMİN ÖNÜNDEYDİ. Mantıklı açıklamam bu.
 
     Üstteki resimdekilerin ikisi hariç tamamını oradan aldım. Bir de aralarında Don Kişot'un olduğunu hayal edin. Bunun da mantıklı bir açıklaması var.


 
     Direniş'i aldım çünkü o Direniş. Okumaya kıyamıyorum o ayrı. Hem beklediğim epik finali alamamaktan korktuğum, hem de bitmesini istemediğim için. Sonlayanlar, Başlayanlar'ın ikincisi. Bu kitabı çok uzun süredir bekliyordum. Bir de Monsters'ı çevirsen harika olacak Dex.

26 Eylül 2014 Cuma

"Mekanik Prens - Cassandra Clare" Kitap Yorumu



KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Mekanik Prens
Özgün Adı: Clockwork Prince
Seri: Cehennem Makineleri #2
Yazarı: Cassandra Clare
Çevirmeni: Selim Yeniçeri
Yayınevi: Artemis
Türkiye Yayın Tarihi: 2012
Sayfa Sayısı: 600
Piyasa Fiyatı: 28.00 TL
Goodreads: 4.48



ARKA KAPAK:

Londra Enstitüsü'ndeki dengeler hiç bu kadar hassas olmamıştı. Konsey, Charlotte'ın gücünü elinden almak ve bu gücü, ahlak değerlerinden yoksun, gözünü iktidar hırsı bürümüş Benedict Lightwood'a vermek istiyordu.

Will, Jem ve Tessa, Enstitü'yü ve Charlotte'ı kurtarma umuduyla Mortmain'in geçmişiyle ilgili sırları araştırmaya karar verdi. Ancak tek keşfettikleri düşmanın amacı değildi. Aynı zamanda Tessa'yla ilgili huzursuz edici Gölge Avcısı bağlantısını da öğrendiler. Zaten Will ve Jem'in ilgisi arasında kalan Tessa, kendisinin bizzat bir "canavar"a dönüşmesine Gölge Avcıları'nın yardım ettiğini öğrenince başka bir seçimle daha yüz yüze gelecekti.


BENİM YORUMUM:

     Okullar açıldığından beri ilk yazım oluyor bu. Liseye başladım ve bütün beklentilerimi karşıladı, düşündüğüm kadar iğrenç bir yer. Gerçi okulum güzel ve konular şimdilik çok basit ama ortamı sevemedim. Şu ana kadar edindiğim arkadaş sayısı kocaman, görkemli, tombik bir sıfır. Teneffüslerde ve öğle arasında çok fazla kitap okuyabiliyorum, o ayrı. Annemle önümüzdeki dört yıl boyunca okulun her günü kitap okuyup okuyamayacağım konusunda tartışıyoruz.
 
     Mekanik Prens bittikten sonra Taht Oyunları'na kaldığım yerden devam ettim. 641. sayfadayım. Yaşasın asosyallik!
 

13 Eylül 2014 Cumartesi

"Mekanik Melek - Cassandra Clare" Kitap Yorumu



KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Mekanik Melek
Özgün Adı: Clockwork Angel
Seri: Cehennem Makineleri #1
Yazarı: Cassandra Clare
Çevirmeni: Zeynep Heyzen Ateş
Yayınevi: Artemis
Türkiye Yayın Tarihi: 2010
Sayfa Sayısı: 536
Piyasa Fiyatı: 28.00 TL
Goodreads: 4.30

 
 
ARKA KAPAK:
 
On altı yaşındaki Tessa Gray, ağabeyini bulmak için İngiltere'ye geldiğinde, onu korkunç bir sır bekliyordu. Londra’nın Aşağıdünya’sının ıssız sokaklarını vampirler, büyücüler ve diğer doğaüstü yaratıklar ele geçirmişti. Kaosun yerine düzen getirmekse yalnızca Gölge Avcıları’na, kendilerini dünyayı iblislerden kurtarmaya adamış savaşçılara düşüyordu.

Kara Kardeşler tarafından kaçırılan Tessa, sonunda kendisinin de bir Aşağıdünyalı olduğunu öğrenecekti. Üstelik ender bulunan bir yeteneğe sahipti. İstediği zaman bir başkasına dönüşebiliyordu. Tessa, çareyi Londra Enstitüsü’ndeki Gölge Avcıları'na sığınmakta bulacak ve kısa zaman içinde, Enstitü’deki iki genç, Tessa’yı büyüleyecekti.
 
Tessa bir seçim yapmak zorunda olduğunu biliyordu. Ya ağabeyini kurtaracaktı, ya da yeni arkadaşlarının büyülü dünyasını...

Ama bilmediği bir şey vardı. Büyülerin en tehlikelisi aşktı!
 
BENİM YORUMUM:
 
 
     Favori serilerimden olan Ölümcül Oyuncaklar'ın yan serisi Cehennem Makineleri'nin ilk kitabı için yaptığım yoruma hoş geldiniz! Serilerin adları çok havalı ama konumuz bu değil.
 
     Kitap 1878'de geçiyor ve on altı yaşındaki baş karakterimiz Amerikalı Theresa Gray'in, kardeşi Nate'i bulmak için Londra'ya gelmesiyle başlıyor. Fakat onun yerine Nate'i tanıdığını iddia eden, Pandemonium Kulübü üyeleri Kara Kardeşler'i buluyor ve onlar tarafından kaçırılıyor.

12 Eylül 2014 Cuma

Zıt Kitaplar

     The Book Lover tarafından mimlenmişim. Genelde mimleri geciktirmem ama bu bayağı gecikti, pardon. Ve teşekkürler. *-* Giriş kısmı bu kadar çünkü gevezeliğimi sonrasına saklıyorum. Başlayalım!
 
1- Alım zamanına göre zıt olanlar
 
Hatırladığım en eski kitabım 7 Numaralı Amy. Eminim duymamışsınızdır. Küçükken kitap okumayı pek sevmezdim ama sürekli sevebileceğim bir şey arayarak annemin kitaplığını karıştırırdım. Annemin sahip olduğunu bile hatırlamadığı bir kitap ama beni daha fazla kitap okumaya teşvik eden oydu. Sanırım 24 kitaplık bir seriye ait ya da öyle bir şey, dördü çevrilmiş ama annemde sadece birincisi vardı. Artık basılmamasına rağmen kadına aylarca arattırıp diğer üç kitabı da buldurduğumu hatırlıyorum. İngilizce kitap okuyabildiğimde seriye devam etmek gibi hayallerim vardı o zaman, belki sonra gerçekten yaparım.
Genelde aynı anda birkaç kitap aldığım için en yeni kitabım diye bir şey yok ama önceki alışveriş yazımda en son bahsettiğim kitap Hayvan Mezarlığı'ydı o yüzden onun en yeni olduğunu varsayalım.
















3 Eylül 2014 Çarşamba

"Maça Kızı - Stephen King" Kitap Yorumu


KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Maça Kızı
Özgün Adı: Hearts in Atlantis
Yazarı: Stephen King
Çevirmeni: Meral Gaspıralı
Yayınevi: Altın Kitaplar
Türkiye Yayın Tarihi: 2000
Sayfa Sayısı: 528
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 3.74


 
ARKA KAPAK:
 
Stephen King'in ilk romanı "Göz" 1974'de yayınlandıktan bir yıl sonra Amerika son askeri birliklerini de Vietnam'dan çekti. O günlerin savaş ve savaş karşıtı protesto gösterilerinin görüntüleri on yıl boyunca TV ekranlarından silinmedi.
 
Birbirine bağlı öykülerden oluşan King'in son romanı "Maça Kızı" 1960'la 1999 yılları arasını kapsamaktadır. Her öykünün temelinde altmışlı yılların ve Vietnam Savaşı'nın derin izleri yatmaktadır.
 
Kitaba adını veren öykü bir grup kolej öğrencisinin tutkuyla bağlandıkları kağıt oyunu sayesinde savaşı kendilerince protesto etme yolunu keşfetmelerini ve hepsinin kalplerinin karanlık yüzündeki kötülükle yüzleşerek, içlerinde uyumakta olan canavarın çığlıklarını kahkahalarla bastırışını anlatmaktadır.
 
 
BENİM YORUMUM:
 
     Aylar aylar önce, King okumak istediğimde çok daha ünlü kitapları olduğunu bilmeme rağmen nedense Maça Kızı'yla başlamıştım. Okuduğum halde yorumlamadığım bir tek bu kalmış, ben de hala Fangirl'ü veya Taht Oyunları'nı bitiremedim. O yüzden bunu yorumlamaya karar verdim.
 
     Kitap 1960'la '99 yılları arasında geçiyor ve birbirleriyle ve Vietnam Savaşı'yla bağlantılı beş kısa hikayeden oluşuyor. O yüzden hikaye hikaye gideceğim ama spoiler vermeden nasıl anlatacağımı pek bilmiyorum. Biraz sıkıcı ve belirsiz gelebilir size ama spoiler vermemeye karar verdim çünkü sanırım çoğu kişi bunu okumamış.

1 Eylül 2014 Pazartesi

Would You Rather Book Tag / Hangisini Seçerdiniz Kitap Mimi


     Kitap Tanrıçası ve Kitap Karavanı beni mimlemiş! Bu sefer mimlendiğimi görünce sevinmek yerine dehşete düştüm çünkü ilk gördüğümden beri kimsenin beni buna mimlememesini diliyordum. Çok zor sorular!
 
     Bu arada, bu mimi Türkçe'ye uyarlanmasından önce yabancı vloggerlarda gördüğümde sorulara vereceğiniz cevapların hayatınızın sonuna kadar geçerli olması gerekiyordu. Hangisini daha çok seviyorsunuz gibi değil. Mesela seri kitapları tek kitaplara tercih edince tek kitaplarınızı kaybediyorsunuz. Çok korkutucu. Gerçekte kaybetmiyorsunuz tabii ama yine de korkutucu. Çoğu kişi hangisini daha çok seviyorsunuz tarzı düşünmüş sanırım ama ben öbür türlü düşünmeye çalışacağım. Gerilimi hissedin.
 
1- Çok kitaptan oluşan seriler mi ya da tek kitaplar mı?
John Green'leri kaybetmek pahasına bile olsa seri diyeceğim. Serileri daha çok seviyorum ben. Kitaptaki dünyaya ve karakterlere iyice ısınıyorsunuz falan.

29 Ağustos 2014 Cuma

Kitaplığınızdaki En İyi 10 Kitap Kapağı

 
Kitap Yorumlarım tarafından mimlenmişim. Teşekkürler! ^.^ Seçmek zor oldu, önce çok fazla şey yazıp eledim, sonra gereğinden fazla elediğimi fark edip biraz daha ekledim falan. Bir de üstüne sıralama yapamazdım. Hiçbir zaman yapmıyorum aslında. Neyse, başlayalım.


1. Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer - Kerstin Gier

Yana yana daha güzel durdukları veya uyumlu oldukları için seri olarak koyacağım kapaklar var ve beni durduramazsınız. -_- Bu seriye kapakları yüzünden başlamıştım açıkçası. Elinize alınca daha bile güzel görünüyorlar. Aralarından en sevdiğim Yakut Kırmızı.












22 Ağustos 2014 Cuma

Kitap Alışverişi #5

 
     SELAAAAMMM!!! Kitapların dünyasına geri döndüm. Kitap okuyamamakla ilgili yazımdan beri Taht Oyunları'ndan 70, üstteki resimde gördüğünüz Fangirl'den 92 sayfa okudum. O yazıdan beri bir hafta geçtiğini düşünürsek iyi değil ama uzun süredir ne halde olduğumu düşünürsek iyi.
 
     Ayrıca, alışveriş yazılarına "Kitap Alışverişi" veya "Yeni Kitaplar"dan başka başlık düşünemediğim için, bütün yazıların başlığı aynı olmasın diye numaralandırmaya karar verdim. Hala fotoğraf çekmekten bütün benliğimle nefret ediyorum ama alışveriş yazısı yazmayı sevdiğimi fark ettim.
 
     Ve size göstereceğim çok güzel kitaplar var.

15 Ağustos 2014 Cuma

"Hep Seni Bekledim - Jennifer L. Armentrout" Kitap Tanıtımı

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Hep Seni Bekledim
Özgün Adı: Wait for You
Seri: Wait for You #1
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Çevirmeni: *açıklanmadı ya da ben bulamıyorum*
Yayınevi: DEXPlus
Türkiye Yayın Tarihi: Ağustos 2014
Sayfa Sayısı: 416
Piyasa Fiyatı: *açıklanmadı ya da ben bulamıyorum*
Goodreads: 4.25
 



ARKA KAPAK:

Bazı şeyler beklemeye değer… Beş sene önce bir partide Avery Morgansten’in tüm hayatı değişti. Evden çok uzakta bir üniversite, şimdi her şeyi geride bırakmak için harika bir fırsat. Tek yapması gereken, derslere zamanında girmek, sol bileğindeki bilekliği asla çıkarmamak, dikkatleri üzerine çekmemek ve belki de bir iki arkadaş edinmek. İhtiyacı olmayan tek şey ise, ince ince planladığı hayatını alt üst edecek bir erkeğin radarına girmekti. Çoksatan Lux ve Melez Sözleşmeleri serisinin yazarı Jennifer L. Armentrout’tan yepyeni bir aşk hikâyesi! Çıktığı gün kitap satış listelerini sarsan ve Forbes dergisine kapak konusu olan Hep Seni Bekledim’i elinizden bırakamayacaksınız.
 

Kitap Okumak Ama Okuyamamak ve Diğer Ergen Sorunlarım

     Birkaç ayda bir yazdığım, hiçbir şeyle alakası olmayan, gereksiz, sıkıcı ve öylesine konuştuklarım etiketi altında topladığım yazılarım var ya. Şu an onlardan birini okuyorsunuz. Bunu sizi bilgilendirmek için yazmışım gibi görünebilir ama aslında tamamen kendim için yazıyorum. Çünkü uzun süredir yazmayınca kendimi çok boş hissettim ve bu boşluğu doldurmam gerek.
 
     Tekrar ediyorum, bu yazının tamamını kendim için yazdım. Okumanız gerekmiyor. Kitaplarla ilgili olmayacak muhtemelen. Hayatımdan falan bahsetmeye başlayabilirim. Okuyacaksanız devam etmeden önce kendinizi hazırlayın.
 
     "Kitap okuyamıyorum" tarzında bir sorunum var. Okuyamıyorum ama okuyorum. Okuyorum ama okuyamıyorum. Önceden okuduğum birkaç kitaba yeniden başladım ama şimdilik hiçbirini bitiremedim. Taht Oyunları'nı da bitiremiyorum. Üç yüz sayfa okudum. Aslında çok beğendim ama devam etmekte ciddi sorunlar yaşıyorum. Şanslıysam üç günde yirmi sayfa falan ilerleyebiliyorum.
 
     Günler günler günler önceki Bir Sır Saklı İçimde yorumumda uzun bir süre yeni yazı gelmeyebileceğiyle ilgili sizi uyarmıştım ama bu uzun daha da uzayacakmış gibi göründüğü için tekrar edeyim dedim. O yüzden bunu yazmaya karar verdim.
 
     Şimdi maddeler halinde açıklamalar bölümü geliyor.
  • Yazın ilk iki ayını planladığım gibi kitap-dizi-film şeklinde sürdürdüm ama sonra bir anda durdum. Sadece kitap okuyamamak değil, hiçbir şey yapamıyorum. Sıcaklardan olabilir.
  • Annemle bir şeyler yapıyorduk son zamanlarda. İki kitabıma başlayıp birini bitirdi ki bu iyi bir şey çünkü annem hayatta benim kitaplarımla ilgilenmez. Sonra her gece film izlemeye başladık. O Düşlem'le bana Star Wars'ın tüm filmlerini izletti, biz de onu Doctor Who delisi yaptık. Sürekli Doctor Who yüzünden bilgisayarı işgal ediyor.  En başında biz de onunla bir daha izliyorduk ama artık sadece arada sırada geliyoruz. Günde on bölüm falan izliyor da kadın.
  • Rose'un babasıyla ilgili olay yüzünden uzun süredir, ölenlerin paralel evrende yeniden doğduğunu sanıyormuş zavallı. Çok tatlı. Bugün ona böyle bir şey olmadığını açıklamak zorunda kaldım.
  • Bir de karanlıkta Ağlayan Melek pozisyonunda durursam çok korktuğunu keşfettim.
  • Bunlardan neden bahsettiğimi merak ediyor olabilirsiniz ama bekleyin. Bir yere bağlayacağım.
  • Yani, annemle her gece bir şeyler izleme geleneğimizin artık onun kendi başına izlemesi ve bizim başka odalarda başka şeylerle uğraşmamız haline gelmesi kafamı karıştırdı. Normalde bunun daha çok kitap okumamı sağlaması gerekir ama bunun yerine her şeyden uzaklaşmaya başladım. Şimdi de günlerimi nasıl geçirdiğimi bilmiyorum. Hiç kitap okumuyorsam, bir şey seyretmiyorsam, internete girmiyorsam ne yapıyorum ki ben.
  • Galiba bu olaylar benim başıma her yaz, Temmuz-Ağustos aylarında geliyor. Ama suçu Doctor Who'da ve annemde aramak çok mantıklı bence.
  • Tekrar kitap okuyabilmek istiyorum. Zaten okunan kitapları yeniden okumak dışında çözüm önerileriniz varsa yazın lütfen. Hatta diğer konularda da herhangi bir tavsiye alabilirim. Çok çaresizim.
     Çok uzun bir süre daha yazı gelmeyebilir. Öldüğümü düşünüp endişelenmeyin. Aslında bu süre içinde gerçekten ölebilirim de tabii. Bu da bir ihtimal.

***

     Tekrar merhaba. Yukarıda okuduğunuz kısmın tamamını dün gece yazmış ama o anki ruh halimle aptalca bir şey söylemiş olabileceğimi düşünüp yayınlamamıştım. Bugün yazıyı bir daha okudum ve yayınlanabilecek durumda olduğuna karar verdim. Bundan çok daha saçma yazılar yazmışlığım var.

     Diğer sorunlarımı çözdüm sanırım. Çözmemiş de olabilirim. Yarın düşüncelerim yine değişebilir. Ergenlik... Ama hala kitap okuyamıyorum. O konuda hala tavsiye alabilirim.

     Yazmayı çok özlemişim. Az önce bir de kitap tanıtımı yazdım ve onu da bundan sonra yayınlayacağım. Yorum yazamıyorum. Kitap okumuyorum çünkü. Tavsiyeler.

1 Ağustos 2014 Cuma

"Bir Sır Saklı İçimde - Julie Berry" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Bir Sır Saklı İçimde
Özgün Adı: All the Truth That's in Me
Yazarı: Julie Berry
Çevirmeni: Dilek Şendil
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: 2014
Sayfa Sayısı: 260
Piyasa Fiyatı: 19.00 TL
Goodreads: 3.97
 
 
ARKA KAPAK:
 
Kimse ismimle çağırmaz beni.
Küçük çocuklar bilmezler.
Her gün güneş doğarken hatırlatırım kendime,
bir gün ben de unutursam diye.
Judith, benim adım Judith.


Judith dört yıl önce en yakın arkadaşı ile birlikte kaybolmuştu.
İki sene sonra geri döndüğünde, konuşamıyordu.

Judith artık lanetli. Ne komşularına, ne ailesine, ne de aşkına
derdini anlatabiliyor. Herkes onu yok sayıyor. Ama canını en çok aşk acısı yakıyor.

Şiirsel bir anlatım. Trajik bir gerilim.
Şok edici bir gizem.


Kadın sesinin değeri ve susturulduğunda neler
kaybedileceğine dair güçlü mesajlar içeren farklı bir roman
yaratmak için, edebiyatın geleneksel tarzlarını etkili bir
şekilde birleştiriyor.
- New York Times


BENİM YORUMUM:

     Bir Sır Saklı İçimde'yi Temmuz ayı içinde yorumlayacağını söyleyen geçmişteki Doğa'ya selamlar. Ama hayır, 1 Ağustos'a kadar beklemek zorundaydım. Sonra yanlışlıkla verdiğim bir sözü tutardım falan kötü olurdu.

     Bu kitaba nasıl yorum yapacağıma dair en ufak bir fikrim bile yok. Konuyu anlatayım diyorum ama çok gizemli bir kitap, konu hakkında pek bir şey bilmeden okumaya başlamak en iyisi oluyor. Hakkında saatlerce konuşabileceğim bir şey değil. Buradan sonrasında ne okuyacağınızı bilmiyorum. Umarım saçmalamam.
 

25 Temmuz 2014 Cuma

MİM!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


Kanalizasyon Balığı'ndan Cemile beni mimlemiş! (Teşekkürleeerr ^-^) Bu seferki son zamanlarda yaptıklarım gibi kişisel sorular değil de kitaplarla ilgili sorular içeriyor. Aslında bunu sorulara bakarak da anlayabilirsiniz. Bu kısma bir şey yazmış olmaya çalışıyorum sadece.
 
Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Belli bir kitap okuma düzenim yok aslında. Okuduğum kitaba bağlı olarak tüm gün elimden bırakmayabilirim veya günde on sayfa zor okuyabilirim de. Ama her zaman en az bir tane başladığım kitap olmazsa rahat edemiyorum. Genelde bir kitap bitmeden yenisine başlarım bu yüzden.

En sevdiğiniz yazarlar?
Cassandra Clare, Jennifer L. Armentrout, John Green, bir de aramıza yeni katılan Karen Marie Moning. Hangisi olduğunu hatırlamıyorum ama bir yorumumda, Barrons'un ne olduğuna saçma veya yarım yamalak olmayan bir açıklama getirebilirse Karen'ı favori yazarlarıma katacağımı söylemiştim. Yaptı. Tebrikler Karen.
Stephen King'i de söyleyebilirim sanırım. Fazla kitabını okumadım ama... Olsun söylemek istiyorum.
Yorum yaparken "yazar" demek yerine adıyla hitap ediyorsam muhtemelen, takma ad taktıysam kesin seviyorumdur.

En beğendiğin kitaplar?
İki soru altta bahsettiğim serilerin bazı kitapları. Bir serinin parçası olmadığı halde çok bağlandıysam John Green kitabıdır muhtemelen. Bilmiyorum. Bana en beğendiğim kitapları sormaktan vazgeçin! Sağ tarafta, Etiketler bölümünde 5 Puan yazan şeye tıklasanız olmaz mı? Veya Goodreads'teki favoriler bölümüme? Rahat bırakın beni!

24 Temmuz 2014 Perşembe

"Gölge Ateşi - Karen Marie Moning" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Gölge Ateşi
Özgün Adı: Shadowfever
Seri: Ateş #5
Yazarı: Karen Marie Moning
Çevirmeni: Egemen Özkan
Yayınevi: Artemis
Türkiye Yayın Tarihi: 1 Mayıs 2014
Sayfa Sayısı: 782
Piyasa Fiyatı: 29.00 TL
Goodreads:
 4.54
 
 
ARKA KAPAK:
 
UMUT GÜÇLENDİRİR, KORKU ÖLDÜRÜR

MacKayla Lane, ablası Alina’yla birlikte evlatlık verilip İrlanda’yı bir daha dönmemek üzere terk ettiğinde küçük bir çocuktu.

Yirmi yıl sonra Alina öldü ve Mac, ablasının katilini bulmak için İrlanda’ya dönmeye karar verdi. Doğaüstü güçlere sahip, lanetlenmiş bir soydan geldiğini keşfettikten sonra ise kendini esrarlı bir geçmişin içinde buldu. İnsanların, binlerce yıldır aralarında gizlenen ölümsüzlerle yaşadığı çatışmanın tam ortasında kalmıştı.

Mac artık bir yandan acılarına göğüs germeye çalışırken, bir yandan da kendini dünyaları yaratma ve yok etme gücüne sahip bir büyü kitabı olan Sinsar Dubh’ı ele geçirmeye adamıştı.

Sinsar Dubh, Mac’i yüzüstü bırakıp sevdikleriyle arasında ölümcül bir patika oluşturduğunda ise avcı, artık av olmuştu. Mac artık kime güvenebileceğini kestiremiyordu. Sürekli rüyalarına giren o kadın kimdi? En önemlisi, bizzat Mac kimdi?

“DUDAKLARIMDA DÜŞMANIMIN, ABLAMIN SEVGİLİSİNİN, SEVGİLİMİN KATİLİNİN DUDAKLARI, HAK ETTİĞİM CEZANIN TADINA BAKIYORUM.”

“Gölge Ateşi beklediğim, istediğim, ihtiyaç duyduğum, açlığını çektiğim her şeyi ve çok daha fazlasını veriyor.”
Fresh Fiction
 
 
BENİM YORUMUM:
 
Umut güçlendirir. Korku öldürür.
Bunu bana gerçekten akıllı biri söylemişti.
Ne zaman olgunlaştığımı, eylemlerimi daha iyi kontrol edebilir hale geldiğimi düşünsem, başarabildiğim tek şeyin bir dizi yanılgının yerine daha gösterişli ve cazip yanılgılar koymak olduğunu acıyla fark ediyorum. Evet benim o, kendini kandırma kraliçesi.
 
     Serinin en iyi kitabı. Kuşkusuz. Neredeyse 800 sayfa ama çok rahatlıkla okunuyor. Dördüncü kitapta olduğu gibi, ilk sayfalarda biraz sıkılabilirsiniz. Ama sonra kitap mükemmel bir şekilde devam ediyor.
 
     Buradan sonra spoiler vermeden anlatamayacağım bir şeyler var.
 
BU KISIM BOLCA SPOILER İÇERİR.