11 Şubat 2017 Cumartesi

"Her Gün - David Levithan" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Her Gün
Özgün Adı: Every Day
Seri: Her Gün #1
Yazarı: David Levithan
Çevirmeni: Derya İmer Aydınlık
Yayınevi: Pegasus
Türkiye Yayın Tarihi: 8 Temmuz 2015
Sayfa Sayısı: 336
Piyasa Fiyatı: 32.50 TL
Goodreads: 4.0

 
ARKA KAPAK:

Uyandım. Anında kim olduğumu anlamam gerekti. Mesele sadece bedenim de değil… gözlerimi açtığımda kolumun renginin açık mı koyu mu olduğu, saçımın uzun mu kısa mı olduğu, şişman mı zayıf mı olduğum, kız mı erkek mi olduğum, yara bere içinde mi yoksa pürüzsüz mü olduğum… Her sabah farklı bir bedende uyanıyorsanız, vücut en kolay alışılan şey. Kavraması güç olabilen ise bedenin önceden yaşamış olduğu hayat.
 
Her gün başka biriyim. Ben, kendimim; kendim olduğumu biliyorum ama ayrıca başka biriyim de.
 
Hep böyle olageldi.
 
BENİM YORUMUM:

4 Şubat 2017 Cumartesi

"Bir Geyşanın Anıları - Arthur Golden" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Bir Geyşanın Anıları
Özgün Adı: Memoirs of a Geisha
Yazarı: Arthur Golden
Çevirmeni: Azize Bergin, Zeliha İyidoğan Babayiğit
Yayınevi: Altın Kitaplar
Türkiye Yayın Tarihi: 2000
Sayfa Sayısı: 559
Piyasa Fiyatı: 32.00 TL
Goodreads: 4.07
 
 
ARKA KAPAK:
 
"Bu destansı roman hızla yok olan bir dünyayı gözler önüne seriyor."
The Times
 
"Büyüleyici... anlatı sanatının en güzel örneklerinden biri... okumaya doyulmuyor."
Observer
 
"İnanılmaz bir düş dünyasına sahip olan Golden, Sayuri'nin anılarını şiirsel bir dille anlatıyor."
Independent
 
"Bu olağanüstü kitap yok olmuş bir dünyayı tün ayrıntılarıyla okurlara sunuyor."
Daily Mail
 
Kitap çıktığı günden itibaren Amerika ve Avrupa listelerinde bir numara olmuştur.

BENİM YORUMUM:
 

20 Ocak 2017 Cuma

"Sonsuzluğun Sonu - Isaac Asimov" Kitap Yorumu

 
KİTAP NYESİ:
 
Kitap Adı: Sonsuzluğun Sonu
Özgün Adı: The End of Eternity
Yazarı: Isaac Asimov
Çevirmeni: Yosun Erdemli, Alperen Keleş
Yayınevi: Monokl
Türkiye Yayın Tarihi: 2015
Sayfa Sayısı: 240
Piyasa Fiyatı: 20.00 TL
Goodreads: 4.20
 
 
ARKA KAPAK:
 
"Asimov'un en etkili eseri. Bir bilimkurgu başyapıtı."
-Locus-

"
Sonsuzluğu dolaylı bir yoldan keşfettik. Önce Gerçekliklerin hesabını geliştirdik ve kendi Gerçekliğimizi test ettik. Çok küçük bir olasılığın sonucu olan bir Gerçeklikte yaşadığımızı bulunca hayrete düştük."

"Ne yazık ki, Galakside yalnız değiliz. Başka gezegenleri olan yıldızlar var, biliyorsun. Hatta başka zekâlar. En azından bizim Galaksimizde insandan daha eski olan yok, ama insanoğlunun Dünya'da kaldığı 125.000 Yüzyıl boyunca daha genç zekâlar bizim düzeyimize geldiler, hatta bizi geçtiler. Yıldızlararası seyahati geliştirip, Galaksiyi sömürgeleştirdiler."
 
BENİM YORUMUM:
 

18 Ocak 2017 Çarşamba

"Ölüm Oyunu - Koushun Takami" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Ölüm Oyunu
Özgün Adı: Battle Royale
Yazarı: Koushun Takami
Çevirmeni: Müge Kocaman Özçelik
Yayınevi: Pegasus
Türkiye Yayın Tarihi: 29 Nisan 2014
Sayfa Sayısı: 624
Piyasa Fiyatı: 30.00 TL
Goodreads: 4.24
 
 
ARKA KAPAK:
 
Varoluş ile vicdanın mücadelesi:
Bir adaya hapsedilmiş
21 kız ve 21 erkek öğrenci.
Şiddet dolu, kâbus gibi bir oyun.
Onlarca silah, psikolojik bir savaş
ve tek bir kazanan…

Totaliter Büyük Doğu Asya Cumhuriyeti, halkı baskı altında tutmak için her sene acımasız bir askerî program düzenlemektedir. Bu doğrultuda ıssız bir adaya götürülen lise öğrencilerine rastgele silahlar verilmekte ve kuralları çiğnediklerinde patlayan tasmalarla, geriye tek kişi kalana kadar birbirleriyle mücadele etmeleri beklenmektedir…

Modern Japon edebiyatının klasikleşmiş eserlerinden sayılan ve aman vermez günümüz dünyasında hayatta kalmanın anlamına dair çok güçlü bir alegori olan Ölüm Oyunu, şiddet kavramını baş döndürücü bir gerilimle işliyor.

“Ölüm Oyunu, delicesine keyifli ve dehşet dolu bir nükte. Belki de başlı başına delicedir.”
Stephen King

BENİM YORUMUM:

31 Aralık 2016 Cumartesi

Yeni Yıl Yazısı - 2017

     Merhaba insanlar. Merhaba 2017. Bugün en sevdiğim ve en uzattığım türden yazılardan biriyle karşınızdayım. Yani kendimden bahsettiklerim. Sıkılmayın diye gifleri bol tutacağım. Her zaman alakalı olmayabilirler. Zaten bilgisayarda hiçbir zaman hiçbir şeyle alakalı olamayacak ama yine de bir gün kullanma fırsatı bulurum diye tuttuğum çok gif var. Bundan daha karmaşık bir yazı bulacak değilim ya, hepsini buraya saçayım.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     "Öylesine konuştuklarım" etiketi altında size az mı saçmaladım? "Üzgünüm bir haftadır yazı paylaşmıyorum" diye başlayan yazılarım vardı bir zamanlar, hoho, ilk iki yılımda falandı böyle saçma sorunlarımız herhalde çünkü 2015 itibariyle Obur Kitaplık'ın ağzına sıçtım.
 
 
 
Evet evet biliyoruz. Yine de bir şekilde neden bulup size kitaplardan ve diğer alakalı şeylerden bağımsız saçmalıklarımı kusuyordum. Bu yıl yapmamışım onu. Tabii bu diğer yazılarımda, hatta kitap yorumlarında konuyu kendime getirmediğim anlamına gelmiyor. Bu yazı ne olacak bilmiyorum. Birkaç hafta önce canım sıkkınken şu yazının taslağına bir şeyler zırvalamıştım, onların da ne olduğunu hatırlamıyorum. Şimdi bakıp insan içine çıkamayacak durumda olanları sileceğim, siz normal okuma akışınızı bozmak zorunda değilsiniz, zaman yolculuğunun güzelliği.
 
 

     2016 nasıl bir yıldı inanın bilmiyorum. Hiçbir şey yapmamışım gibi geliyor ama sadece bir yıl daha dünyayı varlığımla kutsadığım için ne kadar çok şeyi değiştirdiğimi bilemem. Siz de öyle. Bu yıl dünya kötüye gittiyse ya da bir yerlerde bir insanın hayatı mahvolduysa benim suçum olmadığını biliyorum, ama daha kötüye gidebilecekken gitmediyse bir parçası benim sayemde.

     Yine zaman yolculuğunun güzelliği. Geçmişin Doğa'sıyla işbirliği yaparak diğer kısımları düzenledim, yeni bir şeyler ekledim, yazı bitti. Sadece bu paragrafı olduğu gibi bırakalım. Bunu söyleyen Doğa hala 2016'nın bir parçasıydı, aynı zamanda birkaç hafta öncesiydi, pek fark etmez çünkü onu her türlü haksız buluyorum. Bu yıl değilse önceki yıllarda birinin hayatı benim yüzümden mahvolmuştur ve şimdi değilse sonraki yıllarda dünya benim yüzümden kötüye gitmiştir. Ama diğer kısma katılıyorum, her saniye sadece var olarak neleri iyi ya da kötü yönde değiştirdiğimizi hiç bilemeyiz. Hala kimseyi öldürmedim.