25 Nisan 2013 Perşembe

"Cam Şato - Sarah J. Maas" Kitap Yorumu


KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Cam Şato
Özgün  Adı: Throne Of Glass
Seri: Cam Şato #1
Yazarı: Sarah J. Maas
Çevirmeni: Deniz Başkaya

Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Şubat 2013
Sayfa Sayısı: 452
Piyasa Fiyatı: 22.00 TL
Goodreads: 4,14


 

ARKA KAPAK:

Savaşmadan özgür olamazsın.

Karşınızda Suikastçılar Kraliçesi Celaena Sardothien.
Güzel. Ölümcül. Efsanevi.

 
Celaena ömür boyu hapse mahkûm edilmişti. Oysa o, eğitimli bir suikastçıydı, benzerlerinin en iyisiydi ama bir hata yapmış ve yakalanmıştı.

Genç yüzbaşı Westfall ona bir teklifle geldi.

Celaena, kraliyetin en yetenekli hırsızları, savaşçıları ve suikastçılarıyla katılacağı ölümüne bir yarışmada veliaht Prens Dorian’ı temsil edecek.

Yarışmayı kazanırsa kralı korumaya ve sonrasında özgür bırakılmaya hak kazanacak.

Ama önce birbiri ardına ortaya çıkan cinayetlerin katilini bulmalı ve hayal bile edemeyeceği bir geleceğe hazırlanmalı.

BENİM YORUMUM:


     Okuyup da yorumunu yapmayı sürekli olarak ertelediğim bir kitap. Ama sonunda yorumunu yazma kararı aldım. Daha okuyup da yorumunu yazmadığım bir sürü kitap var. Öhöm.

     Kitap genel olarak bakıldığında çok iyiydi. Gücü elinde bulunduran çetinceviz kadın karakterlere bayılıyorum! Bu kitabın baş karakteri Celaena Sardothien da tam böyle bir karakterdi işte.

     Adarlan Suikastçısı olarak bilinen, herkesin ismini fıdıldayarak söylediği  bir kız Celaena. Aşırı aşırı iyi bir suikastçı. Ayrıca piyano da çalıyor. Müziği ve kitapları çok sevmesi bana kendimi anımsattı.

     Neyse, konuya girelim. Adarlan Suikastçısı bir ihanete uğrayıp yakalanınca bir yılını Endovier'ın tuz madenlerinde köle olarak geçiyor. Onu çok yıpratan ve yeteneklerini körelten bu bir yılın ardından Celaena, prensten bir teklif alıyor. Ülkenin dört bir yanından hırsızların, suikastçılerin ve savaşçıların olduğu bir yarışmaya katılacak, kazanırsa da dört yıl kralın yaverliğini yapıp ardından serbest bırakılacak.

     Tahmin edeceğiniz üzere Celaena salak değil, teklifi kabul ediyor. Yarışmayı kazandığını söylemem spoiler olmaz sanırım çünkü aksi halde "En Saçma Biten Kitap" olarak tarihe geçerdi.

     Ama bir sorun var; yarışmadaki yarışmacılar tek tek ölüyor.
 
     -Spoiler-
 
     Yaklaşık altmış metre uzaktaki atış tahtasına atış yaparken en küçük siyah noktaya isabet ettirdiğinde çok havalıydı. Bir de hile yapıldığı ve Cain bir sürü yarışmacının gücünü aldığı halde onu yendiği kısımda durmadan sırıttım.

      Ah, ve, bir de aşk üçgeni var. Bazı aşk üçgenleri beni çılgına döndürüyor. Ama bu aşk üçgeni pek aşk üçgeni gibi olmayan, sevimli bir havaya sahipti. Celaena Sardothien, Muhafız Kıtası Yüzbaşısı Chaol Westfall ve veliaht Prens Dorian Havilliard arasında bu üçgen. Bu arada; TEAM CHAOL!!!

     Dorian'ın tatlılığına ve Chaol'un tüm o gizemli ve sert tavrına rağmen Chaol'u daha çok sevdim. Yine de kitapta Dorian'ın tarafına kaydığım yerler olmadı değil.

     Cam Şato, krallık-büyü şeylerini bana bir kez daha sevdiren bir kitaptı. En sevdiğim yönü de yumuşak ve ürkek bir kadın karakterin değil de güçlü ve bağımsız bir kadın karakterin olduğu bir kitap olmasıydı. Yaşasın Celaena ve onun ürpertici suikastçı yetenekleri! (El çırpıp tezahurat yapar.)
     Geriye dönüp bakınca konudan konuya atlama konusundaki yeteneğimi fark ettim.

ALINTILAR:

 
"Başka bir silah seç. İlginç bir şey olsun. Beni terletecek bir şey, lütfen."
Celaena ince kılıcını yerden alıp "Diri diri derini yüzüp göz kürelerini ayağımın altında ezdiğimde epey terleyeceksin," diye mırıldandı.
"İşte aradığımız ruh bu."
(Celaena ve Chaol, sf. 98)
 

"Umarım bir dahaki görüşmemize kadar nitelikli bir şeyler okursun."
Chaol odadan çıkarken havayı kokladı. "Umarım bir dahaki görüşmemize kadar sen de bir banyo yaparsın."
(Celaena ve Chaol, sf. 108)
 

"Sınav iptal edildi. Bu sabah bir yaverin ölüsü bulundu. Xaiver, şu Malisande'li hırsız."
Celaena gözlerini önce ona sonra yeniden tırnaklarına çevirdi. "Ve sanırım bunu benim yaptığımı düşünüyorsun, öyle mi?"
"Vücudunun yarısı yenmiş olduğundan umarım sen yapmamışsındır."
(Celaena ve Chaol, sf. 216)
 

"Istakayı bir daha ısırmayı düşünüyor musun? Çünkü düşünüyorsan odaya bir ressam çağıracağım ve sahneyi ölümsüzleştireceğim."
(Dorian, sf. 239)
 
 
"Bu arada Dorian diyeceksin. 'Ekselansları' değil."
"Peki."
"Söyle."
"Neyi söyleyeyim?"
"Adımı söyle. 'Dorian' de."
Celaena gözlerini devirdi. "Alicenap haşmetmeapları, memnun olacaksanız size adınızla hitap ederim."
"Alicenap haşmetmeapları mı? Bak bu hoşuma gitti."
(Celaena ve Dorian, sf. 288)
 

PUANLAMA:

 
5 Taç: TEK KELİMEYLE HARİKA! Okumazsan çoook şey kaybedersin!


Sırf Celaena gibi bir karakter bile kitabı diğerlerinden ayırıyor, özelleştiriyor. Sert kadın karakterleri sevenlerin okumaktan gözlerini sulandıracak, sırtını ağrıtacak bir kitap.