2 Mayıs 2013 Perşembe

"Beni Seç - Kiera Cass" Kitap Yorumu

 

KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Beni Seç
Özgün Adı: The Selection
Seri: The Selection #1
Yazarı: Kiera Cass
Çevirmeni: Derya İmer Aydınlık
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: 14 Şubat 2013
Sayfa Sayısı: 304
Piyasa Fiyatı: 19.00 TL
Goodreads: 4,09



 

ARKA KAPAK:

 
35 kız bir tacın peşinde. Kazanan prensi de kapacak…

Bir prens nasıl tavlanır?

Illéa ülkesinde tüm genç kızlar doğdukları günden beri sınıf atlamanın peşinde. Paha biçilmez mücevherlere, göz alıcı elbiselere ancak bu şekilde sahip olabilecekler. Bunun için tek bir şansları var: SEÇİM. Kıyasıya bir mücadele içeren Seçim’i kazanmanın tek yolu Prens Maxon’ı kendine âşık etmek.

 America içinse SEÇİM, bir kâbustan farksız. Bu yarışa girmeyi kabul ederse, kendisinden aşağı sınıftan olduğu için herkesten gizlediği aşkı Aspen’i arkasında bırakmak zorunda kalacak. Öte yandan bu, ailesinin tek kurtuluş şansı.

America saraya adım atar atmaz, kendini esrarengiz bir dünyanın içinde bulacak. Saray hiç de dışarıdan göründüğü gibi olmayacak.

35 kızın katıldığı vahşi bir yarış nasıl kazanılır?

“Açlık Oyunları ile The Bachelor arasında bir yerde duran bu roman öyle eğlenceli ki. Yazar, America’nın gizli, ilk aşkının külleri sönerken America ve Prens Maxon arasında gelişen kimyayı öyle ustaca kurmuş ki, okumaya doyamıyorsunuz.” Publishers Weekly

“Kiera Cass’in ilk romanı Beni Seç, reality şov ve distopik bir peri masalının mükemmel sentezi.” Kiersten White, Paranormal
 


BENİM YORUMUM:

     Kitap mı bitti, ben mi bittim? Mer mi Seçim'e katıldı, ben mi katıldım? O mu Elit'e kaldı, ben mi kaldım? Ben mi ikinci kitabı merak ediyorum, yoksa o mu beni merak ediyor? Bunlar güzel sorular, çok sevgili kitapseverler ve blog yazarları, güzel sorular...
Bu kitabı ilk gördüğümde şöyleydim: Şey, peki... Oldu o zaman... Siz gidin distopik peri masalınızı okuyun. Ben gidiyorum.












Okumaya başlayınca şöyleydim: Niye önyargılı yaklaşmışım ki ben buna? Ne güzel kitapmış halbuki.












Bittiğinde de aynen şöyleydim: Ha? Ne-neler oldu yaa? Şimdi America ve Aspen... ve Maxon... sonra America... ve Maxon... ve Aspen... Bir dakika, ne?!










     Şu sıralar çok kitap yorumu yazıyorum. Hemen hepsi de Dex'ten fark ettiyseniz. Okumak istediğim tüm Dex kitaplarını aradan çıkarmak istedim çünkü. Bu kadar sık yorum yazmamın sebebi de çok sık kitap okumam değil, daha önceden okuyup da yazmadığım çok kitap olduğu için...

     Saçma açıklama kısmı bittiğine göre, kitaba geçebiliriz.

     Kitabın başları iyiydi, ortaları çok iyiydi, sona yaklaşan ortaları amanın, ney tarzındaydı ve final... Çok şaşırtıcıydı ama ben pek şaşırmadım... Niye, gittim kitabın sonunu önce okudum tüm spoileri aldım :)) Kendimle gurur duyuyorum ;))

     Kitabın önce sonunu anlatmışım yalnız :D Eveet, konuya girelim.

     Beni Seç, romantizmle distopyanın -hiç olmayacak iki türün yani- harika bir karışımı. Kitabın başlarında ana karakterimiz America'nın asıl yaşamı, ailesi ve sevgilisi Aspen, gerisinde ise sarayda geçen olaylar anlatılıyor.
     Kötü bir gelecekte, Bilmemkaçıncı Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika topraklarında kurulan yeni ülke Illea'da geçiyor olay.
     Sınıf ayrımı var bu kitapta, herkesin bir numarası var; hatta bazen isminizle değil de numaranızla bile çağırıldığınız oluyor! Bakınız; Tabii sen git bunları o 2'ye anlat. Ben bir 6'nın oğlu, sense 3'ün kızı, olmaz bu iş. Sen beni mi dinliycen, o 5'i mi dinliycen ha? vs.vs.
     Her nesil, sıradaki kralın eşini seçmek için her bölgeden birer kızın, toplamda 35 kızın katıldığı bir yarışma düzenleniyor: SEÇİM!
     Bu 35 kız sarayda kraliyet ailesinin konuğu oluyorlar ve prensle zaman geçiriyorlar. Prens de onları eleye eleye ideal eşini bulmaya çalışıyor.
     Bir 5 olan America Singer, annesinin ve sevgilisi Aspen'in baskılarıyla (!?) Seçim'e katılıyor. Aspen'i geride bırakmak istemese de bu, ailesinin tek kurtuluş şansı olabilir, ayrıca kazanacağını da düşünmüyor zaten. O kadar kız arasından seçilse bile sonradan sarayda başka 34 kızla daha boğuşup kazanma ihtimali ne olabilir ki?
     EVET, KAZANIYOR.
     Tabii ki ilk kitapta kraliçe olmuyor. Fakat Seçim'i kazanıp saraya gitmeye hak kazanıyor (bu aşamada saraya gitmek haktan çok zorunluluk). America orada olmak istemiyor. Yani, aslında kalabildiği kadar kalıp sonra da kraliçe seçilmeden eve gitmek istiyor. Böyle bir kız ne mi yapar? Oraya gider gitmez Prens Maxon'a kibirli ve sığ olduğunu söyler, suçu günahı olmadığı halde kendine biraz fazla yaklaştı diye çocuğun kasığına dizini geçirir, ve daha neler neler... Illea'nın gelcekteki kralı Maxon ise ne mi yapar?
     Hımm... Kahkaha atar, gülmekten yerlere yatar, ama bazı noktalarda (kasığına gelen tekme gibi) öfkeden kudurur, öfkesi geçince yine kahkaha atar.
     Ne tatlı değil mi?
     Neyse, biraz fazla bilgi vermişim. Kitap bu şekilde ilerliyor ama sonralardan çok beklenmedik şeyler yaşanıyor. Mutlaka okunması gereken bir kitap. Şu ana kadarki en eğlenceli ve romantik distopya türü bu olsa gerek. Öyle bir tür varsa tabii.
     Ayrıca feci eğlenceli diyaloglar vardı. Maxon ve America'nınkiler özellikle.
     Team Maxon olduğumu (hatta Aspen'den neredeyse nefret ettiğimi) daha nasıl belli ederim bilemiyorum :D
     Sırada alıntılar var öyleyse!


ALINTILAR:

 
Evet, anne, prense benimle hiç şansının olmadığını söyleyip, elimden geldiğinde hakaret edeceğim. Harika plan.
(America, sf. 132) 


"Ailen benimkisinden çok farklı olmadı." 
"Aynen öyle" Kahkaha attım. "Bir kere kimse kahvaltıda taç takmaz."
Maxon gülümsedi. "Singerlarda daha çok akşam yemeklerinde mi takılır? 
"Tabii ki."
(America ve Maxon, sf. 134) 
Diz tekmesi. Cidden. Majestelerinin uyluğuna dizimi geçirmiştim. Tüm gücümle.
(America, sf. 136)


"Ben gerçekten hayatımda sadece anneme sarıldım. Bu iyi mi?" diye sordu.
Kahkaha attım. "Kucaklaşmanın yanlış yapılma olasılığı epey düşük." 
(America ve Maxon, sf. 181)



PUANLAMA:


4,5 Taç: Bence gayet güzeldi. Şöyle bir düşünüp alın. / TEK KELİMEYLE HARİKA! Okumazsan çoook şey kaybedersin!


Kitap kendi çapında hemen hemen 5 puanı hak ediyor olabilir. Ama mükemmel değil. O yüzden 4,5. Neyse, OKUYUN! :D