23 Mayıs 2013 Perşembe

"CEHENNEM - LINDA HOWARD" KİTAP YORUMU


KİTAP KÜNYESİ:


Kitap Adı: Cehennem
Özgün Adı: Raintree: Inferno
Seri: Raintree #1
Yazarı: Linda Howard
Çevirmeni: Zeynep Arda
Yayınevi: HARLEQUIN
Türkiye Yayın Tarihi: Mayıs 2013
Sayfa Sayısı: 223
Piyasa Fiyatı: 9.90 TL
Goodreads: 3,59


ARKA KAPAK:


   Raintree Klanı tarafından bozguna uğratılmalarından iki yüz yıl sonra Ansara büyücüleri, bu en amansız düşmanlarının karşısına bir kez daha çıkmaya hazırlanıyorlardı. Dante Raintree bir kral olarak klanını korumak zorundaydı ama karşısına çıkan Lorna Clay sadece yüreğini değil, neredeyse klanına duyduğu sadakati bile sarsacaktı. Lorna'ya güvenemediği gibi ondan uzakta duramıyordu.
Raintreeler, doğaüstü güçlere sahip olmalarının yanında, modern hayatın içinde yaşıyorlardı.Bu savaş, klanın sadakat ve ilişkilerini test edecekti.

Düşmandan gelen ilk darbede her zaman hükmettiği ateş bu kez onu yeniyordu. Dante, klanıyla birlikte, galip çıkamayabilecekleri bir kavgayla yüzleşmek zorundaydı.
"Tek bir Linda Howard kitabı ile yetinemeyeceksiniz..."
New York Times
"Bu usta yazar tam anlamı ile nefes kesiyor..."
Romantic Times BOOKreviews


BENİM YORUMUM:


Kara şovalye, şaha kalkan siyah atının üstünde kılıcıyla duruyor, pelerini uçuşurken korkusuzca ateşe meydan okuyordu. Dev alevler şovalyenin karşısında adeta kükreyerek acayip tatlı blogger -tatlı derken, cidden tatlı demek istiyorum- Doğa'dan uzaklaşmıştı. Şovalye atıyla korkusuzca alevlerin üzerine atladı.

İkisi bir hayli boğuştuktan sonra şovalye ateşe boyun eğdirmiş, zırhının altındaki kaslı vücudunu gururla dikleştirmişti. Sonradan fark etmiş gibi, yerde şaşkın halde uzanan Doğa'ya elini uzattı. "Selam, ben Dante Raintree. Raintree Klanının Draniri ve Inferno otel kumarhanesinin sahibi. Teşekküre gerek-"

Ama Doğa'nın tokadı yüzüne öyle sert inmişti ki sözleri yarıda kaldı. "Manyak mısın sen? Alevlerin ortasına at mı gönderilir? Zavallı hayvan yansaydı n'olcaktı? Sıkıyosa attan in, çıkar o zırhı da öyle kontrol et ateşi."

Dante'nin suratı bembeyaz kesilmiş, ağzı bir karış açılmıştı. "Kapa ağzını, sinek kaçar," dedi ve oradan uzaklaştı Doğa.

Dante, o gün bugündür her gece uykusundan Doğa'nın dehşetiyle sıçrayarak uyanır olmuştu. Dante'nin, kendisi söylemediği halde kızın adının Doğa olduğunu nasıl bildiğini ise İsviçreli bilim adamları bile kanıtlayamadı.

-MUTLU SON-


     Dante'ye aşık olduğumu anlatan romantik bir yazı yazacaktım ben aslında. Amaç bu değildi yani. Hayır, çocuk çok tatlı ondan. Kendimi nasıl öyle yükselttim anlamadım. Sorunlarım var.

     Neyse, yine saçmalıyorum ben. Takmayın beni. Şimdi, kitaba dönelim.

     Ansara adı verilen büyücüler Raintree klanı tarafından bozguna uğratılmalarından iki yüz yıl sonra, güçlerini toplayarak düşmanlarının karşısına tekrar çıkıyorlar. Üstelik onların iki yüz yıl önce kendilerine gösterdikleri "Ansara olan herkesi öldürmeme" nezaketini onlara göstermeyecekler.

     Her iki klanın da Ateş Ustaları var. Yani... Hazır mısınız?.. Çok heyecanlı... Ateşi kontrol ediyorlar! İnanabiliyor musunuz? Tahmin etmemiştiniz di mi? Öhöm.

     Dante Raintree, yani Raintree klanının (bunlar iyi takım) Draniri, yani kralı. Aynı zamanda Inferno (Latince'de Cehennem, uu) adında bir otel kumarhanenin de sahibi. Her iki dünyanın da kralı gibi yani. Çok şirin.

     Dante, kumarhanesinde hiç durmadan kazandığı için hile yaptığından şüphelendiği Lorna Clay'i ofisine çağırıyor. Lorna, romanın kadın kahramanı.

     Lorna, kızıl saçlı güzel bir kız. Feci atarlı, zeki, hazırcevap. Dante'yi bu özellikleriyle hem fiziksel, hem de duygusal olarak kendine çekiyor. Daha da şirin.

     Lorna hile yapmadığını -en azından bilinçli olarak- anlatmaya çalışırken bir anda kumarhanede yangın çıkıyor (Spoiler Alert demek için geç mi kaldım, hay aksi). Dante insanları korumak için ateşe meydan okuyor ve Lorna'yı da peşinde sürüklüyor (Ne düşündüğünü biliyorum: Sonradan paragraf başına Spoiler Alert yazamaz mıydı? Tabii ki yazabilirdi). Fakat ateş o kadar inatçı ki mecburen Lorna'nın gücünden de yararlanarak ateşi durdurmayı başarıyor.

     Bu karmaşada Lorna, psişik güçlerinin farkına varıyor. Benim her zaman sahip olmak istediğim bir şeydir bu :D Ama Lorna'nınki öyle zihin gücüyle eşyaları hareket ettirme veya geleceği görme değil. Daha çok rakamlarla ilgili bir yetenek ve kötü bir şey olmadan önce uyarılma. Hala şirin.

     Geri kalanını okuyup da öğrenin. Benden bu kadar.

     Şimdi, kitapla ilgili düşüncelerime geçiyoruz. Gifleri hazırlayın!

Dante malum soruyu (sapık bir şey düşünmeyin hemen) Lorna'ya sorduğunda ben:

Dante'nin ne kadar zengin olduğundan bahsedildiğinde ben:

Bu gifte Jensen çok tatlı değil mi? Ay, konudan saptım. Ansaralara gitsin:

Dante Lorna'ya her yavşadığında ben:

Son olarak bunu gif ararken buldum:
-Neyi önlemeye çalışıyorsun: gündüzü mü yoksa güneşi mi?
-İnsanları.
Bu da çok tatlıymış.






     Sonuç olarak yazının yarısından fazlası konu dışı :D Kitabın erotik yönü biraz ağır bassa da altında çok tatlı (bugün her şeye tatlı gözüyle bakıyorum nedense), çok anlam yüklü bir şeyler vardı. Aksiyon da yüksekti. Linda'nın anlatımına zaten lafım yok.

     Eveet, yoruldum ben. Alıntılara geçelim mi? Tamam, geçiyorum.

ALINTILAR:



"Sakin ol," dedi adam. "Benimle yatman için sana şantaj yapacak değilim, fena fikir olmasa da. Seks istediğim zaman kimseyi zorlamam gerekmez."
(Dante, sf. 23) 
"Başım çatlayacak gibi ağrıyor. Eğer sen böyle lanet bir adam olmasaydın çoktan eve gidip uzanmıştım." 
"Evet, lanet bir adamım, dava et beni." 
(Lorna ve Dante, sf. 59)
"Kahven nasıl olsun?"
"İstemem. Çay severim ben." 
Bir an sessizlikten sonra Dante içini çekti. "Ne yapabileceğime bakarım. Çayını nasıl içersin peki?"
"Arkadaşlarla."
(Lorna ve Dante, sf. 91)
"Lanet olsun sana Raintree!" diye bağırdı.
"Dante," diye düzeltti diğeri.
"Lanet olsun sana Dante!"
Dante, "Böylesi daha iyi," diyerek ona göz kırptı.
(Lorna ve Dante, sf. 111)
Lorna, "Sen ne yaptığını sanıyorsun," dedi uykulu bir sesle. 
Dante onun yanına iyice yerleştikten sonra uzanıp lambayı söndürdü. "Birileri yatağıma kum serpmiş, o yüzden burada uyuyacağım."
"Saçmalama. Evden çıkabildim mi ki kum bulayım? Tuz o."
(Lorna ve Dante, sf. 143)


"Yaralarım çabuk iyileşir derken, gerçekten çok hızlı iyileşir demek istiyordum. Böyle bir yara hiçbir şey. Daha derin bir kesik bile sadece bir gecede iyileşebilir."
Lorna kaşlarını çatarak, "Yazık sana," dedi. "Bunun gibi başka dezavantajların da var mı?"
(Lorna ve Dante, sf. 189)


PUANLAMA:

5 Taç: TEK KELİMEYLE HARİKA! Okumazsan çoook şey kaybedersin!



Olayların fazla hızlı gelişmesini saymazsak -aslında o kadar kısa kitaba olayları sığdırma çabası da diyebiliriz- çok güzel ve hafif bir kitaptı aslında. Minik, kısa, gösterişten uzak bir şeydi. Karakterler, yer ve zaman unsurları çok geniş değildi. Okuması kolay ama aksiyonlu bir kitap. Çok tatlı (Evet, hala tatlı).