28 Haziran 2014 Cumartesi

Aynı Yıldızın Altında ve Yeni Kitaplar ve Facebook Sayfası

     Bugün Buse'yle ve Düşlem'le Aynı Yıldızın Altında'ya gittik ve çıkışta kitapçıya saldırdık. Ben de bunlarla ilgili bir yazı yazayım dedim ve sonra aklıma duyurmak istediğim bir şey daha olduğu geldi. Ben de ayrı ayrı yazmaya üşendiğim bu üç konuyu bir yazıda birleştirdim.

***

Kısım 1: Aynı Yıldızın Altında

 
     Kitabını çok sevmiştim. Film de iyiydi ama kitap daha iyi. Çok. Daha. İyi.
 
     Filmin olabilecek en iyi seviyede olduğunu düşünüyorum ama kitapla kıyaslanınca bu bile yeterli gelmedi. Aynı Yıldızın Altında'nın, filme uyarlanacak türden bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Aynı Yıldızın Altında'yı Aynı Yıldızın Altında yapan en önemli şeyler arasında John'un dili ve yazım tarzı var. Aşk filmi gibi olmuş, ona üzülüyorum. Kitabı da aşkla ilgiliymiş gibi gösteriyor. Halbuki bundan çok daha fazlası. Sürekli şunu duyuyorum: "Kız şeyi değil mi bu ya?" Hayır, hayır kız şeyi değil. Film yüzünden kitabı, hiç okumadan "kız şeyi" diye geçiştirecek geri zekalıların artmasından korkuyorum. KIZ ŞEYİ FALAN DEĞİL. KIZ ŞEYİ DİYE BİR ŞEY YOK BİLE. KESİN ŞUNU.
 
     Fakat kitapla kıyaslamazsak kötü olduğunu düşünmüyorum. İlk yarı komik, ikinci yarı hüzünlüydü. İkinci yarıyı daha çok sevdim çünkü duygular daha iyi yansıtılmıştı.  Shailene Woodley ve Ansel Elgort harika iş çıkardılar. Size Ansel'in harika Augustus olacağını söylemiştim.

     Olması gerektiği gibi, genelde kitaba bağlı kalınmıştı. Ama kalıplaşmış hale gelen ve orijinalini hepimizin ezberlediği çoğu replik çeviri yüzünden mahvolmuştu.
 
     Üçümüz de ağlamadık. Üzücü sahneler de vardı tabii ki ama daha çok komik sahneler vardı. İnsanlara kitabı anlatırken de aklıma "üzücü"den önce "komik" sözcüğü gelir hep. Film de böyleydi benim için.
 
     Ayrıca filmde çalan "M83 - Wait" ve fragmandaki "One Republic - What You Wanted" şarkıları çok hoş. Özellikle Wait, çaldığı sahneye çok uymuştu. Sahneyi iyice üzücü hale getirmişti ve ağlayabilirdim. Yani duygularım ve karanlık tarafın ele geçirmediği bir kalbim olsaydı. Ama yok.
 
Kısım 2: Yeni Kitaplar
 
 

     Annemin çıkışta bir şeyler yiyelim diye verdiği parayla son anda gelen bir annelik içgüdüsüyle verdiği fazladan parayı tamamen bu bebeklere harcadım. Bu çok sık yaptığım bir şeydir aslında. Başka bir şey için verilen parayla kitap almak. Her seferinde de kitap değil uyuşturucu falan almışım gibi tepki veriyor. Olsun, pişman değilim.
 
     Bir süreliğine sadece devam kitabı alma kuralım yüzünden, Kitap Hırsızı'nı almamam gerekiyordu aslında. Ama tek kitaplara istisna yapmaya karar verdim, yeni bir seriye başlayıp okunacak devam kitaplarını arttırmış olmuyorum sonuçta. Ayrıca filme özel yapılan bu kapağa bayıldım, öncekini sevmemiştim. Uzun süredir okumak istediğim bir kitaptı ama iyi ki daha önce almamışım dedim bu kapağı görünce.
 
     Yandaş, Uyumsuz üçlemesinin son kitabı. Yandaş'la ilgili, birbiriyle çelişen çok fazla spoiler duydum. O yüzden hiçbirini dinlememeye karar verdim, kendim okuyup öğrenmeyi seçiyorum. Nedense çok heyecanlı değilim okumak için.
 
     Üçüncüsü de Saraydan Hikayeler: Prens ve Muhafız. Beni Seç üçlemesindeki, biri Maxon'ın biri Aspen'in gözünden yazılmış iki novellanın birleşimi. Beni Seç'i çok sevmiş, ama nedense Elit'ten nefret etmiştim. O andaki ruh halimle de alakalı olabilir belki, bilmiyorum. Neye sinirlendiğimi bile hatırlamıyorum ama bir şeye inanılmaz sinirlenip Team Aspen olduğumu söylemiştim. Bir hafta sonra falan fikrimi değiştirdim, Aspen'i sevmiyorum. Maxon'a niye o kadar korkunç şeyler söylediğimden de emin değilim. Galiba ben o yorumu yazarken depresyondaydım. Bu kitabı okuyunca seriye ve Maxon'a tekrar ısınabilmeyi umuyorum çünkü ilk kitabı gerçekten çok beğenmiştim.
 
Kısım 3: Facebook Sayfası


     Biri geçenlerde Instagram açmamı istedi ama hem fotoğraf çekmeyi sevmediğim, hem de nasıl kurulduğunu çözmekle uğraşamadığım için açmadım. O da "Olmazsa Facebook sayfası aç" dedi, daha kolay göründüğü için bunu seçtim.
 
     Uzun zaman önce Obur Kitaplık adına bir sayfa açmıştım ama paylaşım yapma kısmı o kadar zahmetli göründü ki kapattım. Bu seferkini kapatmam herhalde.
 
     Şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz sayfaya. Şimdilik hiçbir şey paylaşmadım. Muhtemelen o sırada okuduğum kitaplardan, yeni kitap haberlerinden falan bahsederim genelde; veya filmi yapılan kitaplarla ilgili kısa kısa şeyler yazabilirim; veya alakasız bir şekilde saçmalayabilirim.
 
     Bir de aylar önce Twitter hesabı açmıştım ama kitap çekilişlerinde falan gerekiyor diyeydi sadece. Gördüyseniz ve neden kullanmadığımı merak ediyorsanız, sebebi bu. Twitter seven biri değilim. Yani blog yazılarım dışında da benden haber almak isterseniz Goodreads'ime veya yeni açtığım bu Facebook sayfasına bakabilirsiniz.

     Ve, yukarıdaki resmin bununla ne alakası olduğunu merak ediyorsanız, Kısım 3'ün de bir resmi hak ettiğine karar verdiğim için Facebook sayfama seçtiğim profil resmini koyayım dedim. Çok hoş bir resim ayrıca. *-*