16 Haziran 2014 Pazartesi

"İntikam Ateşi - Karen Marie Moning" Kitap Yorumu


KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: İntikam Ateşi
Özgün Adı: Faefever
Seri: Ateş #3
Yazarı: Karen Marie Moning
Çevirmeni: Aylin Kalav
Yayınevi: Epsilon
Türkiye Yayın Tarihi: Ocak 2012
Sayfa Sayısı: 416
Piyasa Fiyatı: 20.00 TL
Goodreads: 4.37


 
ARKA KAPAK:
 
 
Tehlikenin farkında mısınız?
ONLAR her yerdeler!


MacKayla Lane, kız kardeşi Alina’nın intikamını almak için Dublin’in tehlikeli sokaklarında canı pahasına mücadele ediyor.
Dokunan herkesin korkunç şeyler yaptığı bir kitabın peşinde, Kelt efsanelerine konu olan yaratıklarla savaşıyor, değişiyor ve yetişkin bir kadına dönüşüyor.
Etrafındaki kimseye güvenmiyor. Ne dizlerinin bağını çözen Fae Prensi Vlane’e, ne henüz ne olduğunu çözemediği Barrons’a, ne de kendisi gibi sidhe-kâhini kızları yöneten Rowena’ya.
Sadece intikamı, yitirdikleri ve dünyanın kaderi için savaşıyor. Ve oldukça da sağlam dövüşüyor.

“Çok ama çok farklı, karanlık bir fantezi serisi!”
Booklist

"Kelt mitolojisinin ve tehlikenin baştan çıkarıcı bir karışımı."
Chicago Tribune

"Nefes kesici!"
Romantic Times

"Bu kitaba daha ilk sayfasından bayıldım! Beni hemen içine aldı… Daha, daha fazlasını okumak istiyorum."
Linda Howard

 
BENİM YORUMUM:
 
 
     Karanlık Ateş yorumum için buraya, Kan Ateşi yorumum için buraya tıklayın.

      İntikam Ateşi'ni okumak, ilk iki kitapta olduğundan daha uzun sürdü ve bunun sayfa sayısıyla da alakası yok. Kitaba başlamadan önce içini biraz incelemiş olabilirim. Birazdan fazla, aslında. Çok. Başladıktan sonra kendi okuduğum yeri bırakıp sonraki sayfalara göz gezdirdiğim de oldu. O yüzden kitabın gidişatını az çok (çok) biliyordum, bu da okuma hızımı düşürdü.
 
     Ama sonunu öğrenmemeye kararlıydım. Her yerden çok şaşırtıcı ve acımasız bir sonu olduğuna dair şeyler duyuyordum çünkü, ve nedense böyle sonları severim. Buna rağmen spoiler yedim ve spoiler yemesem çok şaşırtıcı olabilecek finali okuması benim için işkenceye döndü. Tuhaf bir insanım, kitap yorumlarını ortasından okumaya başlayıp yazının başında yapılan spoiler alarmını gözden kaçırabiliyorum. O yüzden tüm bloggerlardan rica ediyorum, spoiler alarmlarınızı kocaman kırmızı harflerle yazın. Teşekkürler.
 
     Yine de güzeldi. Son sayfalar çok heyecanlıydı ama oraları da biraz yavaş okudum. Çünkü işlerin aşırı kötüye gittiğini görünce kaçınılmaz olanı geciktirmek istedim. Beynim kaldıramadı. Karen da psikopat yazarlardanmış meğer. Tüm o felaketi yavaş yavaş anlatması ve biz okuyucuların da Mac kadar çaresizce olayları seyretmek zorunda kalmamız... Psikopat işte.
 
     İntikam Ateşi'nde çok fazla şey öğrendik ve daha fazlasını da öğrenemedik. Kutsal emanetlerin ortaya çıkış hikayesi çok güzeldi bu arada. Kutunun ne işe yaradığını çok merak ediyorum.
 
     Barrons fazla yoktu ya da bana öyle geldi. V'lane daha çok vardı. V'lane'den nefret etmiyorum aslında ama bir Jericho Barrons olamaz. O yüzden Barrons'u arayıp durdum, özellikle son sahnelerde. Aslında son sahnelerde V'lane'e de razıydım. Herhangi biri yardım edebilirdi... Neden yani, neden? Neden? OF.
 
Buradan sonrası spoiler içerebilir. (İşte bundan bahsediyorum)


     Evet, kitabın sonundan biraz daha bahsedelim. Öncelikle Barrons Kitap ve Süs Eşyaları'nın Karanlık Bölge'ye dönüşmesi. Buna inanılmaz sinirlendim çünkü o kitapevi, okuduğum kitaplardaki mekanlardan en sevdiklerim arasındaydı. Ama büyük ihtimalle kurtulur çünkü Barrons'un orayı öylece bırakacağını sanmıyorum. Gölgelerin arasına dalıp ışıkları açar o. Adam feci seksi.

     Veee Mac'in pri-ya olması. İşte hakkında spoiler yediğim olay buydu. Öğrendiğimde çok şaşırmıştım ama okuyarak öğrensem daha çok şaşırabilirdim. Dördüncü kitabın başında, yirmili sayfalarda falan, Barrons'un dövme yoluyla Mac'i bulup artık-nereye-götürdülerse-orayı basmasını ve kızı alıp havalı havalı çıkmasını falan bekliyorum. Yapmayabilir de. Yapamayabilir. Kafamda sayısız senaryo kurdum bununla ilgili.
 
     Barrons'un ne olduğu deli gibi merak edilmekte ayrıca. Fae'in ondan korkması, Lord Master piçinin bile ona karşı gelememesi, Karanlık Bölge'de salına salına yürüyebilmesi ama buna rağmen Lord Master'ı öldürüp bütün bunları durduramaması... Karen bunları saçma ve/veya yarım yamalak olmayan bir şekilde açıklığa kavuşturabilirse favori yazarlarım arasına girebilir. Öbür türlü giremez demiyorum tabii. *gizemli gizemli sırıtır*
 
     Kitap boyunca Mac ve Barrons'un sevişmesini bekledim. Sanırım iki karakterin birbirlerine hislerini açıklamaları en fazla bu kadar uzun sürebilirdi. Okuduğum hiçbir seride bu kadar uzun sürmemiştir bu olay. Beni kitaplardan soğutmuyor ama gıcık oluyorum. Gerçi anladığım kadarıyla dördüncü kitap sırf o ikisinin sevişmesinden oluşuyor, yazar her şeyi son kitaba bırakmak için dördüncü kitabı Mac'le Barrons'a ayırmış. Emin değilim ama öyle duydum. Bu seri hakkında çok fazla şey duyuyorum, evet. Ya ben farkında olmadan her yerden bilgi topluyorum ya da herkes üstüme spoiler püskürtmek için birbiriyle yarışıyor. Bunu çözmemiz gerek bence.

Spoiler'ın sonu. 
 
     Birinci kitabın çevirmeni geri dönmüş bu arada. İkinci kitapta okuduğum çeviri benzeri tuhaf şeyden sonra (bknz. Kan Ateşi yorumum) bana iyi geldi bu çeviri. Gerçekten iyi mi yoksa ikinci kitaptan sonra bana mı öyle geliyor? Bilmiyorum ama duyduğum kadarıyla dördüncü ve beşinci kitapların çevirisi kötü. O yüzden buna da razıyım.
 
     Bu seriyi çok sevdiğime karar verdim. Öncelikle konusuna ve olay örgüsüne tapıyorum. Yazarın dilini ve anlatımını da seviyorum. Eğlenceli de. Hala bütün beklentilerimi beşinci kitaba odaklamış durumdayım. Yazar her şeyi beşinci kitapta art arda açıklayacak bence. Annemi dördüncü ve beşinci kitapları almaya ikna ettim (ortaya çıktı ki istediğimde çok ikna edici olabiliyormuşum) ama kargoda daha. Elime ulaşır ulaşmaz ikisini birden bitirirmişim gibi geliyor. Merakla bekliyorum. *-*

     Bu arada, herkes beşinci kitaba son kitap diyor. Değil. Goodreads'ten baktım, Dani'yi konu alan üç kitap çıkacak, sonra Mac ve Barrons'un bulunduğu son bir kitap daha çıkacak. Dani'yle ilgili olan ilk kitap 2012'de çıkmış (Türkçe edisyonu yok), ikincisinin 2015'te ve üçüncüsünün 2016'da çıkması bekleniyor. Yani bahsettiğim asıl son kitap en iyi ihtimalle 2017'de çıkar, çevirisi daha bile geç yapılır. Karen'a toplu baskın düzenlemeyi planlarsanız haberim olsun, yardımım dokunabilir.
 
 
ALINTILAR:
 
 
En kötü anlarında hiç kimse iyi görünmez. Ama bizi biz yapan bu kötü anlardır.
(sf. 9)


 V'lane bir tabela olsaydı, büyük ihtimalle üzerinde, Siz Buraya Ayak Basanlar, Özgür İradenizi Unutun, diye yazardı.
(sf. 88)
 
 
"...onu öpmüyordum."
...
"Öyleyse onun dilinin ağzında ne işi vardı? Öğürme refleksini ölçmek için klinik test mi uyguluyordu?" Gülümsemesi pek hoş değildi. "Öğürme refleksiniz ne durumda Bayan Lane? Uyarılma mekanizmanız hassas mıymış?"
(Mac ve Barrons, sf. 101)
 
 
"Bir kavgaya mı karıştın? Hayır, bırak tahmin edeyim; yine yaralı bir köpeği kurtardın, değil mi?" ...
"Burnum kanadı."
"Burnu kanamışmış. Petunyama anlat sen onu."
"Petunya?"
"Göt, Barrons. Götün tekisin derler ya hani."
(Mac ve Barrons, sf. 102)
 
 
Bir rüyada ölürsen, gerçek hayatta da kalbinin duracağını söylerler. Bunun doğru olup olmadığını bilmiyorum. Bunu sorabileceğim rüyada ölen birini tanımadım hiç. Belki hepsi öldüğündendir.
(sf. 105)
 

"Beni başkasıyla karıştırdınız galiba. Beni beklemeyin Bayan Lane. Hayatınızı benim etrafımda kurmayın. Ben o adam değilim."
... "Siktir Barrons!"
"Ben o adam da değilim."
(Barrons ve Mac, sf. 338)

 
PUANLAMA:
 

5 Taç: Aşık oldum. İnanılmazdı.
 
 
Aslında beş vermek istiyorum. Neden vermediğimden emin değilim. Sorun kitapta değil bendeymiş ve haksızlık ediyormuşum gibi hissetmekten kurtulamıyorum ama beş veresim yok. Yoksa versem mi? Dördüncüyü okuduktan sonra pişman olursam değiştirip beş yaparım.

TEKRAR MERHABA. BEN GELECEKTEN GELEN DOĞA. DÖRDÜNCÜYÜ OKUDUM VE BUNA DA BEŞ VERMEYE KARAR VERDİM. İYİ GÜNLER.