mitoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mitoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2015 Salı

"Şimşek Hırsızı - Rick Riordan" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Şimşek Hırsızı
Özgün Adı: The Lightning Thief
Seri: Percy Jackson ve Olimposlular #1
Yazarı: Rick Riordan
Çevirmeni: Kadir Yiğit Us
Yayınevi: Doğan Egmont
Türkiye Yayın Tarihi: 2009
Sayfa Sayısı: 364
Piyasa Fiyatı: 21.00 TL
Goodreads: 4.20

 
ARKA KAPAK:
 
Bir gün birisi çıkıp size Antik Yunan tanrılarının hâlâ hayatta olduklarını söylese ne yapardınız? Ya annenizin ya da babanızın bu tanrılardan biri olduğunu öğrenseniz? Olağanüstü güçlere sahip olduğunuzun farkına varsanız? Ama bir yandan da peşinize mitolojik efsanelerdeki canavarlar düşse? Ne yapardınız? Percy'nin yaptığını…

İşte karşınızda Percy Jackson. 12 yaşında, hiperaktif, okuma yazmada sorunları olan ve başı beladan bir türlü kurtulmayan bir çocuk! Peşine taktıkları, ne olduklarını bir türlü anlayamadığı birtakım doğaüstü yaratıklar da cabası! Bütün bunların sebebi aslında babasının bir Yunan tanrısı olması, fakat sorunları çözmek tamamen Percy'ye kalmış durumda.

Serinin bu ilk kitabında Percy kendini ispatlamak için Zeus'un çalınan şimşeğini bulup hırsız olmadığını herkese göstermek zorunda kalıyor. Yıllardır görmediği babasıyla yüzleşmesi ve tanrılardan bile çok daha güçlü bir hazineyi ortaya çıkarması ise apayrı bir hikaye...
 
BENİM YORUMUM:

26 Mart 2014 Çarşamba

"Avcı - Jennifer L. Armentrout" Kitap Yorumu



KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Avcı
Özgün Adı: Sentinel
Seri: Melez Sözleşmeleri #5
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Çevirmeni: Barış Emre Alkım
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Ocak 2014
Sayfa Sayısı: 368
Piyasa Fiyatı: 22.00 TL
Goodreads: 4.54


 

ARKA KAPAK:


Melez Sözleşmeleri'nden unutulmaz bir final!

Ölümlü dünya yavaş yavaş tanrıların yarattığı kaosa teslim olurken, Alexandria Andros, onu kendi yeteneklerinden şüpheye düşüren korkunç mağlubiyetin yaralarını bir an önce sarıp, savaşı sona erdirmek zorunda.

Alex ve sonsuz aşkı Aiden St. Delphi engelleri aşıp, tüm zamanların en tehlikeli tanrısını serbest bırakmak için Yeraltına giderken, ezeli düşmanlarına güvenmeliler.

Alex korkunç bir seçimle karşı karşıya: ya her şeyi ve ona güvenen herkesi imha edecek… ya da kendini.

New York Times ve USA Today'in çoksatan listelerinden uzun süre inmeyen Melez Sözleşmeleri; Melez, Safkan, Tanrı ve Apollyon'dan sonra beşinci kitap Avcı ile çarpıcı bir şekilde son buluyor!

 

BENİM YORUMUM:
 


     Bitti. Melez Sözleşmeleri serisi. Ciddi ciddi. Bitti.
 
     Bu kitaba spoiler vermeden nasıl yorum yaparım hiçbir fikrim yok. O yüzden tamamen spoiler içeren bir yorum olacak. Avcı'yı okumadan bu yorumu okumayın. Spoiler almayı seven veya spoiler alıp alıp başkalarına da vermeyi kendine görev edinen psikopatlardansanız bile. Çünkü çok güzel bir kitaptı ve kimsenin spoiler almasını istemiyorum. O yüzden,
KİTABI OKUMADAN BU YORUMU OKUMAYIN!!!
 
CİDDİYİM, OKUMAYIN DEDİM. GİDİN. ŞİMDİ.

12 Şubat 2014 Çarşamba

"Apollyon - Jennifer L. Armentrout" Kitap Yorumu



KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Apollyon
Özgün Adı: Apollyon
Seri: Melez Sözleşmeleri #4
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Çevirmeni: Barış Emre Alkım
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Ağustos 2013
Sayfa Sayısı: 511
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 4.47




ARKA KAPAK:

 Alex bugüne dek iki şeyden çok korktu: Uyanışta kendini kaybetmek ve İksire maruz kalmak. Ancak bazen aşk kaderden daha güçlüdür ve Aiden St. Delphi de tanrılara, Alexi geri getirebilmek için savaş açtı.

Tanrılar, Sethin Alexin güçlerini ele geçirip Tanrı Katili olmasına engel olabilmek için yüzlerce şehri yerle bir edip binlerce insanı öldürdüler.

Ancak iş, Alexle Sethin bağını koparmakla bitmiyor. "Bir Apollyon öldürülemez" teorisinde pek çok açık nokta var ve bu yıkımı durdurmanın yolunu bilen tek kişi de yüzyıllar önce öldü.

Yeraltını koruyan duvarları aşmak, milyonlarca ruhun içerisinde tek bir taneyi aramak ve sonra da geri dönmek çok zor. Ancak Alex Tanrı Katili olmadan önce Sethi durdurmak zorunda yoksa… kendisi Tanrı Katili olabilir.

Melez Sözleşmeleri serisi Melez, Safkan ve Tanrıdan sonra dördüncü kitap Apollyon ile devam ediyor. Üstelik ara kitap İksir,bu kitabın içinde!


 BENİM YORUMUM:
 
     Çok sevdiğim Melez Sözleşmeleri serisinin beşinci ve son kitabı Avcı kısa bir süre önce çıktı. Ben henüz almadım ve dolayısıyla okumadım, okumak istiyor muyum emin de değilim çünkü serinin bitmesini istemiyorum. Ama hazır son kitap da çıkmışken zahmet olmazsa dördüncü kitap Apollyon'un bir yorumunu yapayım dedim. Tanrı'nın yorumunu kitabı okuduktan aylar sonra yapıp "Apollyon'un yorumunu da bir ara yaparım. Yani umarım. Ehehe." diye not düşmüştüm. Apollyon'un yorumunu yapacağımı söylemiştim. Ve bu üç ay öncesiydi... ÜÇ AY! Üstelik aslında Apollyon'u altı ay önce okumuşum... Biliyorum, biliyorum -_-

Yorumun duygu patlaması yaşadığım ve uzattıkça uzattığım geri kalan kısmı serinin önceki kitaplarını ve Apollyon'un kendisini okumayanlar için spoiler niteliğindedir.

2 Kasım 2013 Cumartesi

"Tanrı (Jennifer L. Armentrout)" Kitap Yorumu



KİTAP KÜNYESİ:


Kitap Adı: Tanrı
Özgün Adı: Deity
Seri: Melez Sözleşmeleri #3
Yazarı: Jennifer L. Armenrout
Çevirmeni: Bilge N. Zileli Alkım
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 408
Piyasa Fiyatı: 25,00 TL
Goodreads: 4.57





ARKA KAPAK:



 Akit’in kuralları Alex’i neredeyse ölüme gönderiyordu. Konsey onun Catskills’de ne yaptığını öğrenseydi, onu kimse kurtaramazdı, tabii Aiden’ı da. Furiler, Alex’in peşindeydi, şimdi de onu ele geçirmek isteyen başka güçler var. Alex sürpriz bir mektup alıyor, yazanlar karşısında ne yapacağını bilemiyor ve Seth’le gittikçe daha da yakınlaşıyor. Birlikte yaptıkları antrenmanlardan biri Alex’in bir Apollyon işareti daha kazanması ile sonlanıyor ve bu Alex’i biradım daha Uyanmaya yaklaştırıyor. Alex’in doğum günü yaklaştıkça sanki etrafındaki tüm dünya paramparça oluyor; geleceğin Apollyon’u aşk, kader ve yalanlar arasında sıkışıp kalıyor. Tanrılar öfkelerini serbest bırakınca yaşam geri dönülmez bir şekilde değişecek. Furiler, İblisler, Safkanlar, Melezler ve Avcılar hiç beklenmedik bir geleceğe hazırlanıyor. Tarih tekerrür ediyor fakat bu defa işler, pek de iyi gitmiyor.


Melez Sözleşmeleri serisi, Melez ve Safkan’dan sonra Tanrı ile devam ediyor.






BENİM YORUMUM:


     Tanrı'yı okuyalı aylar aylar aylar geçmiş olsa da hala hatırlıyorum. Peki okuyalı bu kadar zaman geçti de yorumunu neden şimdi yayınlıyorum, neden bunca zaman beklettim? Nedeni aylardır ekmek almaya kardeşimi göndermek için rüşvet verme (ya da favorim, şantaj yapma) nedenimle aynı şey: ÜŞENGEÇLİK.

***

     Melez'in basit ama güzel bir kitap olduğunu düşünmüştüm, Safkan'a da Melez'den sonra Jen'in ne kadar yol katettiğini görüp hayran kalmıştım (Safkan'ı sevmemin temel nedeni: Alex-Seth sahnelerinin fazlalığı). Peki Tanrı için neler mi hissediyorum? Kitaplarla evlenmek için bir kanun çıksaydı Tanrı ile evlenmeme hiç kimse engel olamazdı diyelim kısaca (Ben çok ciddiyim).

 
     YORUMUN GERİ KALANI SPOILER İÇERİR.

4 Temmuz 2013 Perşembe

"Yerkara - Brodi Ashton" Kitap Yorumu | Dex Şöleni

 

KİTAP KÜNYESİ:



Kitap adı: Yerkara
Orjinal Adı: Everneath
Seri: Everneath #1
Yazarı: Brodi Ashton
Çevirmeni: Alkım Doğan
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Ocak 2013
Sayfa Sayısı: 334
Piyasa Fiyatı: 22.00 TL
Goodreads: 3,84




ARKA KAPAK:


Cehennemi yaşamadan cennete kavuşamazsın.

Aşk, ölümsüzlük ve kaybedişin dramatik hikâyesi. Nikki altı ay önce, birden ortadan yok olmuştu. Nikki bu süre boyunca yerin altında, Yerkara adı verilen bir diyarda yaşamıştı; zaman burada farklı işliyor, bambaşka yollarla besleniliyordu.

Nikki, Yeryüzey’e, eski yaşamına ve sevgilisi Jack’e veda etmek için geri döndü. Geçmişi unutmak ve hayatına devam
etmek istiyor ama Yerkara’ya döneceğine söz verdi.

Çünkü Cole onu bekliyor.

Cole, Nikki’yi baştan çıkarıp Yerkara’ya gelmesi için kandırmıştı. Şimdi de Yerkara’nın yönetimini ele geçirmeye karar verdi ve bunun için Nikki’ye ihtiyacı var.

Nikki Yerkara’ya dönüp Cole’un kraliçesi mi olacak, yoksa Yeryüzey’de Jack’le mi kalacak?




 BENİM YORUMUM:


     
     Uzun süre -hem de gerçekten uzun bir süre- önce okuduğum -ilk çıktığında falan okumuştum sanırım-, ama bir türlü yorumlamadığım bir kitaptı. Şu sıralar Düşmüş Melekler Şehri'ni okuyorum ve o bitene kadar yazacak başka bir şey bulamadığım için Yerkara'yı yorumlamaya karar verdim. Saklama Kabı'nın Dex Şöleni, Kitap Dostları tarafından Temmuz ayı boyunca yeniden destek görünce de yazıverdim :P.
 
     Osiris,Orpheus ve Persephone gibi mitlerden ilham alınarak yazılmış mitolojik bir roman. Aşk ve özlem duyguları ağır basmış. Ayrıca çok tatlı sarışın ve badboy sayılabilecek bir karakterimiz de var ^^

     Bir yeraltı dünyası olan Yerkara'da, başkalarından aldıkları hayatlarla sonsuza kadar yaşayan Sonsuzyaşamcılar'dan biri olan Cole'un, Nikki adlı bir kızı ondan beslenmek üzere Yerkara'ya götürmesiyle başlıyor kitabımız. Bak bak, hayal gücüne bak.
 
     Nikki, Yerkara'ya gider ve altı ay boyunca ortalarda görünmez. Orada Cole'la birbirlerine bağlı olarak uyku halinde öylece dururlar. Aslında orada tam bir asır dururlar fakat Yeryüzey'de saat farklı işlediği için Yeryüzey'de yalnızca altı ay geçmiştir.
 

21 Nisan 2013 Pazar

"Safkan - Jennifer L. Armentrout" Kitap Yorumu

 

KİTAP KÜNYESİ:

 
Kitap Adı: Safkan
Özgün Adı: Pure
Seri: Melez Sözleşmeleri #2
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Çevirmeni: Bilge N. Zileli Alkım
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Temmuz 2012
Sayfa Sayısı: 406
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 4,46


ARKA KAPAK:

 
Kaderini kendin çiz.

Bir yanda ihtiyaçlar. Bir yanda kader...
 
Doğaüstü bir yaratık olmak tam olarak muhteşem bir şey değil; özellikle her gittiğin yere “diğer yarının” da gittiği düşünülürse. Seth, eğitimde, ders dışında ve hatta yatak odasında Alexandria’yla birlikte ve bu hiç de eğlenceli değil. Aralarındaki bağın kabuslardan uzak kalmak gibi faydaları da var ama Alex’in safkan yasak aşkı Aiden’a olan hisleri üzerinde hiçbir etkisi yok. Ya da Aiden’ın onun için feda edecekleri üzerinde.

İblisler binayı istila edip öğrencilere saldırınca tanrılar furileri salıyor üzerlerine. Furiler, öğrencilere ve tanrılara karşı en ufak tehdidi ortadan kaldırmakla görevliler, buna Alex ve diğer Apollyon Seth de dahil. Bu sorunlar yetmezmiş gibi, gizemli bir varlık Seth’i tehdit ediyor, Alex de tehlikede. İşin içine tanrılar girince bazı kararlardan geri dönmek çok ama çok zor.

Alexandria kaderinde yazanla bilinmez arasında bir seçim yapacak.

BENİM YORUMUM:


     Bildiğiniz üzere geçenlerde hangi kitabın yorumunu yapmamı istediğinizle ilgili bir anket yapmıştım. Üç Dex kitabı arasında olan anket dün bitti ve kazanan da Safkan'dı.

    Safkan, Melez Sözleşmeleri serisinin 2. kitabı. İlk kitaba 5 vermiştim ama bu kitabı okuduktan sonra Melez'den daha çok beğendim. Aslında bunun aısl sebebi Seth'in bu kitapta daha fazla olmasıydı ama neyse. Şimdi konuya girelim...
 
Bu kısım bolca spoiler içerir.
 
     AIDEN VE ALEX. Team Seth olmama rağmen Aiden'ı da severim. Fakat bu kitapta Aiden, Alex'in iyiliği için kendini ondan uzak tutuyor. Alex'le Seth ise özellikle kitabın ortalarından itibaren çok yaklaşıyorlar. Bu yüzden Seth bu kitapta çok fazla vardı. Favori erkek karakterlerimden kendisi. Dediğim gibi, kitabı bana sevdiren şeylerden biriydi.

     Öhöm, neyse... Alex bir sebepten ötürü New York Akiti'ne gidiyor. Diğer yarısı Seth'le beraber. Peşlerinde Aiden, Marcus ve Lucian'la beraber.

     Oradaki sahneler en başta biraz sıkıcı da gelse sonralardan süper bir şeye dönüşüyor. Özellikle konsey oturumu ve Alex'in duruşması... Alex'in Telly'ye laf sokuşları çok eğlenceliydi.

     Bu kitapla ilgili söylenecek çok şey var aslında. Nasıl desem, süperdi. Sanırım New York Akiti'nde geçen yerler. Seth ve Alex'in çok fazla sahnesi var çünkü. Ayrıca Laadan diye çok sevimli bir kadın da var bu kısımlarda.

      JLA'nın kitaplarını seviyorum. Bu da en iyi kitaplarından biri sanırım. Açıkçası en başta Alex'in ve Seth'in ortadan kalkmasını isteyen düşmanlar ve onların yaptıkları dışında öyle çok büyük bir aksiyon göremedim. Ama son sayfalarda iblislerin Akit'e saldırması, furilerin sahneye çıkması, Alex'in çiğnediği büyük kuraldan sonra ağzım açık kaldı.

     Alex, yine inatçı, bildiğini okuyan, hep yalnış kararlar verip bazı olumsuz olaylara sebep olan kız olarak devam ediyor. Normalde bu huyları hoşuma gider ama kötü kararlar verdiğinde sinirleniyorum. Bu sefer onun suçu değildi ama Caleb'ın ölümüne aşırı üzüldüm.

     Neyse..... Bu sözcüğü çok kullanıyorum, konuyu sürekli dağıtırım fark ettiyseniz... Kitap genel olarak iyiydi, ama final süperdi. Sanırım sırf şu son sayfalardan beş alacak benden (Ve Seth sayesinde). Hele Aiden'la Leon'un kaç iblis öldürdüklerini saydıkları yere (alıntılar bölümünde, en altta)  bayıldım.

     Çooook iyiydi. Sanırım çok fazla alıntı yapacağım bu kitap için.

     Son olarak; Lucian'a şu gifle sesleniyorum:
 

ALINTILAR:

 
"Kolumu asla gevşetmemeliydin." Sonra beni çevirip omzundan attı. Yüksek sesli bir inlemeyle mindere çarptım. "Ay, düştün mü?"
"Yo." Yüzümü buruşturarak yuvarlanıp sırt üstü yattım. "Yere saldırdım."
(Alex ve Seth, sf. 79)

 
Caleb önüme geçti. "Fırsatını bulunca kaç."
Gözlerimi iblislerden ayırmıyordum. "Seni bırakmam." 
(Alex ve Caleb, sf. 163)

 
"Orada ölebilirdin, Alex, daha beteri de olabilirdi." Seth kesik kesik soluk alıp verdi, parmaklarıyla üst kolumu sıktı. "Paniğini hissettiğimde ne düşündüğümü biliyor musun?"
(Seth, sf. 179)

 
"Bana teşekkür edeceksin, değil mi?" Seth'in sesi neşeli geliyordu.
"Şey... edecektim. Artık o kadar emin değilim."
(Alex ve Seth, sf. 182)


"Neden kilitledin kapıyı?"
Seth bana muzur bir şekilde güldü. "Marcus'un bizi bölmesini istemem. Bu soğuk New York gecelerinde sana sokulup yatmak istersem ne olacak?"
Kaşlarımı daha da çattım. "Biz sokulup yatmıyoruz."
Kolunu omzuma koydu ve naneyle vahşi bir şeylerin kokusu burnumu gıdıkladı. "Sarılsak nasıl olur?"
"Bunu da yapmıyoruz."
"Ama sen benim minik tavşanımsın. Benim küçük Apollyon tav..."
Böğrüne çimdik attım.
(Alex ve Seth, sf. 197)

 
"Kıskanma. Tek minik tavşanım sensin."
(Seth, sf. 223)
 
 
"Bir saniye," dedim, sözleri nihayet kafama girince. "Bu kadar kötücül bir şeye dönüşmek istediğimi mi ima ediyorsunuz? Buna çanak tutuğumu mu?
Telly ellerini mağrurca kaldırdı.  "Bunu başka nasıl yorumlayacağımızı sanıyorsun?"
O zaman seyircilere baktım ve kısa bir an için Marcus'un yüzündeki kederli ifadeyi yakaladım. "Bunun tecavüzcü sloganı olduğunu biliyor musunuz? Mini etek giymişti, bu yüzden o da bunu istiyordu?.."  
(Alex, sf. 331)
 
 
Seth kaskatı kesildi ve boğuk bir ses çıkardı. "Lütfen bana soyunmadığını söyle."
Kıkırdadım. "Hayır."
Ellerini kafasında gezdirdi. O ipeksi saçlarının arasında gezdirdi parmaklarını. "Buna pişman olacağım. Buna çok pişman olacağım."
"Çıplak değilim be budala." Saçlarımı boynumdan çektim ve kıvırmaya başladım. "Hem tanıştığımızdan beri beni çıplak görmeye çalışıyorsun."
"Olabilir ama bu şekilde değil."
"Çıplak çıplaktır," dedim.
 (Alex ve Seth, sf. 349)
 
 
"Daha iyi misin?" Seth alnımdaki nemli saçları çekti.
"Ölmek istiyorum," diye inledim acınacak bir şekilde. "Galiba... ölüyorum."
"Öldüğün falan yok." Seth başını iki yana salladı. "Su iyi gelir. Sen şöyle dur..." Beni dik tutmaya çalıştı ama kayıp yere serildim. "Yatsan da olur."

(Alex ve Seth, sf. 356)


Adeleli, iri bir kol belime dolanmıştı. Benim kolum değildi bu.
Bak bu ilginçti işte.
(Alex, sf. 359)
 
 
Çok önemli ve çok utanç verici bir şeyi bulamamıştım. Çaresizlik içinde yerleri arıyordum.
"Galiba bu senin."
İçimden küfürleri sıralayarak döndüm. Aiden siyah, küçük ve incecik bir şeyi parmaklarının ucuyla tutmuş, sallıyordu.
Suratım renkten renge girdi. Elinden çekip aldım. "Sağ ol."
Aiden gülümsemedi. "O zevk bana ait," dedi. 
(Alex ve Aiden, sf. 367)
 
 
Aiden nereye baktığımı görmüştü. "Leon, şuradakinin yarısı benim sayılır. O yüzden altı buçuk etti." Sonra döndü, bir Muhafız'ı yere çivilemiş bir iblise yöneldi.
Leon omuz silkti. "İdare edersin. Benim on oldu, ezik," dedi.
 (Aiden ve Leon, sf. 388)
 

PUANLAMA:

 
5 Taç: TEK KELİMEYLE HARİKA! Okumazsan çoook şey kaybedersin!

 
Kitabın özellikle son kısımları süper ötesiydi. Kesinlikle aşık olunası. İlkinden bile daha iyi.

4 Nisan 2013 Perşembe

"MELEZ - JENNIFER L. ARMENTROUT" KİTAP YORUMU


KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Melez
Özgün Adı: Half-Blood
Seri: Melez Sözleşmeleri #1
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Çevirmeni: Bilge N. Zileli Alkım
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Mart 2012
Sayfa Sayısı: 331
Piyasa Fiyatı: 20.00 TL
Goodreads: 4,24



ARKA KAPAK:


Sevdiğini öldürebilir misin?

Hematoi ırkı, tanrılarla yaratıkların soyu. İki Hematoi çocuğu Safkan sayılıyor ve tanrısal güçlere sahip oluyor. Hematoilerle ölümlülerin çocukları olan Melezlerde ise bu güçler yok. Bu melezlerin sadece iki seçeneği var: eğitimli birer Avcı olup iblis avlayabilir ya da Safkanların evlerinde kölelik yapabilirler.

Bir Melez olan Alexandria, yaşamını tuvalet temizleyerek geçirmek yerine tehlikeye atmaya razı ama bunu da yüzüne gözüne bulaştırabilir. Avcılık öğrencilerinin uyması gereken belli kurallar var. Alex’in bu kuralların hepsiyle başı dertte ama en fazla birinci kural onun için büyük sorun:

Safkanlarla Melezler arasında ilişki yasak.

Ne yazık ki Alex, Safkan Aiden’e çok fena âşık. Ancak bu aşk onun tek büyük sorunu değil; daha büyük bir sorun, okuldan mezun olana kadar hayatta kalmak ve bir Avcı olmak. Görevinde başarısızlığa uğrarsa ölümden ya da kölelikten de kötü bir son onu bekliyor: bir iblise dönüşmek ve Aiden’ın avı olmak.

Daha korkunç bir şey düşünülebilir mi?

Melez, Yunan Mitolojisine bambaşka bir bakış açısı kazandırıp dünyada büyük yankı uyandıran Melez Sözleşmeleri serisinin ilk kitabıdır.



BENİM YORUMUM:


     HARİKA!!! Zaten Jennifer benim en sevdiğim yazarlardan, Dex de en sevdiğim yayınevlerinden biri. Bu ikisi birleşince de tam benlik bir kitap ortaya çıkıyor!!!

     Benim tercihimle Jen, harika bir kitaba daha imza atmış. Yemin ederim şu kadını yolda görsem kaçırıp bir odaya kilitler, benim için yeni kitaplar yazmazsa işkence edeceğimi söylerdim. O derece iyi yazıyor.

     Kitap baş karakter Alex'in ağzından anlatılıyor. Yunan mitolojisine dayanıyor. Hematoi ırkının (yarı tanrıların) çocukları olan Safkanlar, yani bir bakıma bulandırılmış yarı tanrılar ve bir Safkan ile bir insanın çocuğu olan Melezlerin hikayesi anlatılıyor.

     Safkanlar evlerinde lüks içinde yaşayabilir ve tüm isteklerini Melez kölelere yaptırabilirler veya Avcı olup iblis avlayabilirler. Melezler ise ya Avcı olurlar, ya da kölelik yaparlar... Tahmin edebileceğiniz gibi Safkanlar genellikle avcı olmayı tercih etmezler, melezlerin aksine. Melez Avcılara her yerde rastlayabilirsiniz.

     Bu lanet sınıf ayrımı yüzünden, Melezler Safkanların aşağı sınıfındakiler olarak görülüyor. Melezler için birçok yasak var: Melezler Sakfanlara vuramaz, hakaret edemez, hayatı tehlike dahi olsa karşılık veremez veya ilişki yaşayamazlar.

     Ama Alex, ah Alex, Atarlı Akit'in atarlı öğrencisi Alex, bu kuralların hiçbiriyle başa çıkamıyor. Aiden diye bir safkana aşık ve canını sıkan safkanlar olduğunda kendine zor hakim oluyor. Disiplineyse 05428935678 (telefon numarası gibi olmuş) kez gitmiş.

     Şimdi Alex ölen annesini geride bırakıp Avcı olmaya odaklanmalı. Tabii becerebilirse. Çünkü eterini emmek isteyen iblislerle ve egosu atmosferden bile görünen Apollyon Seth'le ilgili sorunlar birbirini takip edecek.

     Geri kalanı spoilera girer. O yüzden anlatmamaya çalışıyorum. Şu anda içimde iki tane ben var ve birbiriyle savaşıyorlar.

     "Başka bloggerlar sana spoinin babasını verirken, sen neden sessiz kalasın ki? Yaz şurdan, yaz yaz Allah ne verdiyse, kitabı baştan sona anlat."
     "Ama bunu yaparsa insanları güzelim kitaptan etmez mi? Bırakalım da kendileri okuyup öğrensinler. Bencil olmayalım. Sen iki sayfayı resmen aynı anda okuyup kitapla ilgili tüm spoileri daha başlamadan aldıysan bu senin suçun."

     Ama ben ikincisini dinliyorum. Şimdi, başlık "benim yorumum", ben oturdum kitabı anlattım süpersüper. Neyse, en ile başlayan ne kadar olumlu sıfat varsa hepsi bu kitaba gelsin. Hem fantastik, hem eğlenceli, hem duygusal, hem de acayip komikti... Jen'in kitaplarından harika karakterler ve zekice espriler eksik olmaz zaten.

ALINTILAR:

-Safkanlar ve onların kendilerinden aşağı yarıları üzerine bir bölüm bile vardı. Gerçekten de bu kitapta böyle listelenmiştik.
Şaka değil:
SAFKANLAR VE ONLARIN KENDİLERİNDEN AŞAĞI YARILARI: MELEZLER. (Alex, sf. 101)

-Onu dikkatle izliyordum. Tepkisinden deli falan olup olmadığımı anlayacaktım.
Aiden olduğu yere çakılıp kaldı. "Ne?"
Amanın, demek kafayı yemiştim. (Alex ve Aiden, sf. 151)

-Ellerini göğsüne indirdi, kalbinin az üstünde bir yeri ovuşturdu. "Sen yine aptalca bir şeye kalkışacaksın."
Güçbela gülümsedim. "Günde en az bir kere öyle bir şey yapıyorum." (Alex ve Aiden, sf. 252)

-"Beni fena benzeteceğinden korkmam gereken birine benziyorsun."
Güldüm. "Çünkü seni fena benzetebilirim." (Alex ve Caleb, sf. 301)

-"İyi geceler, Alexandria, İnsanoğlunun Koruyucusu." (Seth, sf. 323)


PUANLAMA:



5 Taç: TEK KELİMEYLE HARİKA! Okumazsan çoook şey kaybedersin!



M-Ü-K-E-M-M-E-L! Henüz okumadıysan ya hemen git D&R'a dal, ya da kendini 13.kattan at.