John Green etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
John Green etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2014 Pazartesi

"İlk Aşk - John Green" Kitap Tanıtımı



V. Katherine erkeklerin iğrenç olduğunu düşünüyordu...
X. Katherine sadece arkadaş olmak istedi
XVIII. Katherine onu bir e-postayla terk etti
K-19 kalbini kırdı

Konu ilişkiler oldu mu, Colin Singleton’ın tipi Katherine isimli kızlar… Ve konu Katherine isimli kızlar oldu mu, Colin her seferinde terk ediliyor. Tam sayı vermek gerekirse, on dokuz kere.

 Bir yol macerasına atılan, evden kilometrelerce uzaktaki bu anagram âşığı, hali harap, üstün zekâlı gencin cebinde on bin dolar, peşinde kana susamış bir yaban domuzu ve hemen yanında televizyon bağımlısı, şişman dostu vardır… Ama bir tane bile Katherine yoktur.

 Yarattığı formülle tüm romantik ilişkilerin geleceğini hesaplamayı uman Colin, Katherine Öngörülebilirliği Teoremi’ni ispatlamak için debelenmekte, tüm Terk Edilenler’in öcünü almanın ve sonunda kızı kapmanın peşindedir.

 Aşk, dostluk ve ölü bir Avusturya-Macaristan arşidükü, insanın kendisini yeniden keşfetmesini konu alan bu çok katmanlı romana şaşırtıcı bir son ve sıcacık bir yön katıyor.

***

     John'un ülkemizde çıkan Alaska'nın Peşinde, Aynı Yıldızın Altında ve Kâğıttan Kentler kitaplarından sonra, çıkmasını beklediğim iki kitabı daha vardı: An Abundance of Katherines ve Will Grayson, Will Grayson.
 
     Pegasus'un biraz geç gördüğüm açıklamasına göre de An Abundance of Katherines, İlk Aşk olarak çevrilmiş, dağıtım tarihi de 27 Mayıs, yanii... YARIN!!! Ama okunmamış yığınla kitabım bitmeden yeni kitap almaya kalkarsam annemle yüzleşmem gerekir ve onunla yüzleşmek istemiyorum yani İlk Aşk'a kavuşmam zaman alacak.
 








 
NOT: Pegasus'un Facebook'taki açıklamasının altında "Bari bu kitap mutlu sonla bitsin" diye pek çok yorum vardı. Savunmalarımı bunları söyleyenlerin üstüne püskürtmek istiyorum. Sonunda aşık çiftin evlenip sonsuza kadar mutlu yaşamaması kitabın üzücü bittiği anlamına gelmez. Dikkatli bakarsanız John'un kitapları genelde kötü bitmiş gibidir ama aslında mutlu bitmiştir. "Son" kavramınız yanlış. "Son", genelde sonda olur ve John'un hiçbir kitabında karakterler "son"da ölmedi veya asıl üzücü olaylar "son"da yaşanmadı yani sonu üzücü falan değildi. Teşekkürler.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

"Kağıttan Kentler - John Green" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Kağıttan Kentler
Özgün Adı: Paper Towns
Yazarı: John Green
Çevirmeni: Banu Talu
Yayınevi: Pegasus
Türkiye Yayın Tarihi: 2013
Sayfa Sayısı: 320
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 4.10
 
ARKA KAPAK:
 
Kendini ararken kaybolmanın ve yeni bir başlangıçla hayat ile aşkı keşfetmenin hikâyesi...

Quentin Jacobsen tüm hayatını, maceraperestliğin kitabını yazmış Margo Roth Spiegelman'ı uzaktan severek geçirmiştir. Bu yüzden Margo tıpkı bir ninja gibi giyinmiş halde penceresine tırmanıp zekice planladığı intikam savaşına onu davet edince Quentin, Margo'nun peşine düşer.

Genç kızla sabaha kadar ortalığı karıştırdıktan sonra okula giden Quentin, her zaman bilinmezlerle dolu olan Margo'nun artık tam bir gizeme dönüştüğünü keşfedecektir. Fakat kısa süre sonra ipuçları olduğunu ve bunların kendisi için bırakıldığını fark eder. Birbirinden bağımsızmış gibi görünen ipuçlarının peşinde inatla ilerlemesine rağmen Quentin, Margo'ya ne kadar yaklaşırsa, tanıdığını sandığı kızdan o kadar uzaklaştığını görecektir...
 
 
BENİM YORUMUM:
 
 
     Margo gizemli şeyleri seviyordu. Gizemli şeyleri belki de o kadar seviyordu ki onlardan biri haline geldi.
 
***
 
     Türkiye'de ne zaman bir felaket olsa (ki çok sık oluyor) kitaplara sığınırım. Bu yüzden şu sıralar çok fazla okuyorum. Gerçek ölü sayısını asla yansıtmayan medya, daha maden ocağı kurmayı beceremeyip nükleer santral kurmayı planlayan hükümet, okulumdaki "Susmak çok şey anlatır ve siz sustuğunuzda karşı taraf kahrolur o yüzden sesinizi çıkarmayın çocuklar" diyen din öğretmeni (sanki burada sevgilimize trip atıyoruz) ve beynimin küfür üreten bölümünü geri çeviremeyeceğim şekilde tetikleyen diğer tüm mide bulandırıcı hadiseler arasında kitaplar gerçekten sığınak işlevi görüyor.
 
     İşte Kağıttan Kentler'i tüm bunlar yaşanmadan bir gün önce bitirmiş ve bana John Green'i neden sevdiğimi bir kez daha gösteren bir kitap olduğuna karar vermiştim. John'un bir olay yaratıp, bu olayı hem üzücü hem de eğlenceli biçimde anlatırken bir yandan bu olayla ilgili harika dersler vermesini seviyorum. Ayrıca bu dersleri hem açık açık söyleyip hem de üstü kapalı tutmayı bir şekilde beceriyor.
 
     Kitap üç kısım şeklinde yazılmış: İpler, Çimen ve Kabuk. Kitabın arka kapağı İpler'i özetliyor. "Quentin Jacobsen tüm hayatını, maceraperestliğin kitabını yazmış Margo Roth Spiegelman'ı uzaktan severek geçirmiştir. Bu yüzden Margo tıpkı bir ninja gibi giyinmiş halde penceresine tırmanıp zekice planladığı intikam savaşına onu davet edince Quentin, Margo'nun peşine düşer."
 

2 Aralık 2013 Pazartesi

"Alaska'nın Peşinde - John Green" Kitap Yorumu

 
 
KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Alaska'nın Peşinde
Özgün Adı: Looking for Alaska
Yazarı: John Green
Çevirmeni: Banu Talu
Yayınevi: Pegasus
Türkiye Yayın Tarihi: 2012
Sayfa Sayısı: 320
Piyasa Fiyatı: 20.00
Goodreads: 4.24
 

ARKA KAPAK:
  
Miles Halter, ünlülerin son sözlerine bayılan sıradan bir gençtir. Evindeki güvenli hayata katlanamadığından François Rabelais'nin ölmeden hemen önce "Büyük Belki" olarak betimlediği bilinmezin ne olduğunu bulabilmek için yatılı okula yazılır. Onu Culver Creek Lisesi'nde, aralarında Alaska Young da olmak üzere pek çok şey beklemektedir. Zeki, komik, son derece seksi ama bir o kadar perişan halde olan Alaska, Miles'ı kendi labirentine sürükleyecek ve "Büyük Belki" arayışında ona yol gösterecektir.

Michael L. Printz Ödülü'ne layık görülen Alaska'nın Peşinde, bir hayatın başka bir hayat üstünde ne kadar kalıcı izler bırakabildiğini muhteşem bir dille anlatıyor. Pek çok ödül sahibi John Green'in bestseller olan bu kitabı, çağdaş kurgu kitaplar arasında çığır açan yepyeni bir ses.



BENİM YORUMUM:
 
     John Green'in tüm dünya bir ara bağımlısı olup okurken benim inadına okumadığım, fakat Aynı Yıldızın Altında'dan sonra mutlaka okumam gerektiğini anladığım kitabı oluyor Alaska'nın Peşinde. Aynı Yıldızın Altında'nın yanından geçemez; ama Alaska çok kötü olduğundan falan değil, Aynı Yıldızın Altında çok güzel olduğundan. Aynı Yıldızın Altında. Birkaç kere yazınca zorlanıyorsunuz. Aynı Yıldızın Altında, Aynı Yıldızın Altında, Aynı Yıldızın Altında, Aynı Yıldızın Altında. Bir süre sonra kulağa çok saçma gelmiyor mu? Aynı Yıldızın Altında.
 
     Tamam. SAKİNİM.
 
     Tabii Aynı Yıldızın Altında'yla (adı hala tuhaf geliyor) kıyaslamazsak kesinlikle çok güzel bir kitaptı. Aynı Yıldızın Altında'nın aksine karakterlere bayıldığımı söyleyemem (karşılaştırmayı kesmeliyim, cidden karşılaştırmayı kesmeliyim) ama yazılış tarzı, anlatımı ve verilmek istenen mesaj süperdi.

23 Ağustos 2013 Cuma

"Aynı Yıldızın Altında - John Green" Kitap Yorumu













KİTAP KÜNYESİ:


Kitap Adı: Aynı Yıldızın Altında
Özgün Adı: The Fault In Our Stars
Yazarı: John Green
Çevirmeni: Çiçek Eriş
Yayınevi: Pegasus
Türkiye Yayın Tarihi: 19 Haziran 2013
Sayfa Sayısı: 320
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 4,51




ARKA KAPAK:

 

On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace'in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır.

Fakat Augustus Waters isimli yakışıklı bir sürpriz karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubunda boy gösterince Hazel'ın hayatı bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden yazılır...



BENİM YORUMUM:

 

Bu kitabın çok iyi tepki aldığını ve çok ses getirdiğini biliyordum, hatta bir de şu liste var:

  • TIME dergisi, 2012'nin En İyi Romanı
  • Goodreads, 2012'nin En İyi Genç Yetişkin Kitap Ödülü
  • New York Times'ın En Çok Satanlar Listesinde #1
  • Wall Street Journal'ın En Çok Satanlar Listesinde #1
  • Amazon'un En Çok Satanlar Listesinde #1
  • Indiebound'un En Çok Satanlar Listesinde #1

  • Ben tabii ki de bunları görünce "Ya o kadar da iyi olamaz, ben öyle duygusal kitap falan okuyup da ağlamam sizi duygusal pislikler" havasına girdim. "Bu kitabı hiçbir güç bana okutamaz."

     
     
    Ama merak inatçılığıma bir kez daha üstün geldi ve okudum. Başladıktan üç dakika sonra yüzüm böyle bir ifade aldı:


         Aynı Yıldızın Altında ağlama ihtimaline karşı yanınızda mendil bulundarmanız gereken, birbirine -yazarın duygusal sandığı ama aslında gerçek olamayacak kadar saçma- aşk sözcükleri söyleyen iğrenç aşıkların olduğu basit bir kız kitabı değil. Olsa okumam zaten. Ben kitapta ağlamadım bile ama bunu odunluğuma verirsek normal bir insanın tepkisi ne olur bilemem.

         Neyse. Akciğer kanseri, on altı yaşında Hazel Grace'in, oksijen tüpüyle ve destek grubuyla geçen hayatına, destek grubundaki yeni çocuk Augustus Waters sayesinde biraz renk gelmesiyle başlıyor kitabımız (Augustus yazmakla bir kez daha uğraşırsam yorgunluktan ölürüm sanırım, o yüzden Gus yazacağım).

         Hazel'in en sevdiği kitap olan Görkemli Izdırap'ı (kitabın sonunda kanser hastası olan anlatıcı öldüğü veya devam edemeyecek kadar hastalandığı için kitap yarım bırakılmış) okuduktan sonra, Gus "Lütfen bana kitabın son birkaç sayfasının eksik olduğunu söyle" diye bağırmaya ve kafayı yemeye başlıyor. Görkemli Izdırap'ın yazarı Peter Van Houten'den kitabın sonunu öğrenmek için de aklınız almayacağı şeyler yapıyorlar. <spoiler alarmı> Kitabın sonunu öğrenememelerine bayıldım, çok orijinal olmuş. <spoiler'in sonu>