KİTAP KÜNYESİ:
Kitap Adı:
Kemikler Şehri
Özgün Adı: City of Bones
Seri: Ölümcül Oyuncaklar #1
Yazarı: Cassandra Clare
Çevirmeni: Selim Yeniçeri
Yayınevi: Artemis
Türkiye Yayın Tarihi: Ağustos 2009
Sayfa Sayısı: 580
Piyasa Fiyatı: 22.00
TL
Goodreads: 4,14
ARKA KAPAK:
Vampirler, kurtadamlar,
periler, gerçek aşk ve aklınızı başınızdan alacak daha birçok şey. Ölümcül
Oyuncaklar hafızanıza kazınacak!
On beş yaşındaki Clary
Fray, New York’ta Pandemonium Kulüp’e doğru yola çıktığında bir cinayete
tanıklık edeceği hiç aklına gelmezdi. Hele ki, bu cinayetin daha önce hiç
görmediği acayip silahlara sahip tuhaf dövmeli üç genç tarafından işleneceğini
hayatta düşünemezdi!
Clary, polisi arayabileceğini biliyordu fakat ceset bir
anda ortadan yok olunca ve canileri Clary’den başka kimse göremediği için durumu
açıklamak pek kolay olmayacaktı!
Clary’nin onları
görebilmesine çok şaşıran katiller kendilerini Gölgeavcıları olarak
tanıtacaktı. Yani, dünyayı şeytanlardan arındırmaya ant içmiş gizli bir
kabile!
BENİM YORUMUM:
Filminin fragmanına aşık olduktan sonra başlamaya karar verdiğim ve birkaç gün önce biten bir kitap. Cassandra'nın (Jen'le "Hayır, Doğa en çok beni seviyor" şeklinde kavga ediyorlar ^.^) harika serisinin ilk kitabı. Hiç durmadan ikincisine de başladım bu arada.
On beş yaşındaki baş karakter Clary Fray'in peşinde sürüklediği en yakın arkadaşı Simon'la beraber Pandemonium Kulüp'e gitmeleriyle başlayan hikaye, üçüncü şahıstan anlatılıyor. Genelde karakterlerin kendi düşüncelerine daha çok yer verildiği ve kendimi baş karakterin yerine daha iyi koyabildiğim için birinci şahıstan anlatılan kitapları severim, ama buna rağmen kitap bana kendini sevdirdi.
Pandemonium. Clary orada bir iblisin -insan görünümünde bir iblisin- tuhaf giyimli üç genç tarafından öldürüldüğünü görünce delirdiğini düşünüyor. Hele de katilleri sadece kendisinin görebildiği hesaba katılırsa...
Sonradan bu üç sıra dışı genç, Jace, Alec ve Isabelle, kendilerini gölge avcıları ya da başka bir deyişle Nefilim olarak tanıtıyolar: En büyük amaçları dünyayı pek çok farklı formlarda bulunabilen iblislerden temizlemek olan, insan-melek melezi bir tür kabile.
Sonra Clary'nin annesi bir iblisin saldırısına uğrayıp ortadan kayboluyor.
Bundan sonrasında işler karışıyor.
Şimdi genelde yapmadığım bir şey yapıp birkaç ana karakteri şöyle bir tanıtayım:
Clary: Baş karakter. Ressam. Çok sevimli ama hayalimdeki o sert kadın karakterden epey uzak.
Jace: Gölge Avcısı. Geçmişiyle ilgili şeyleri öğrendiğinde feci derecede üzüldüğüm bir karakter. Bad boy. Hazırcevap. Komik. Sarışın.
Alec: Gölge avcısı. En başında nefret edeceğimi sandım ama sonradan hak verdim. Bunu asla söylemez. Bu replikte içten içe öldüm.
Isabelle: Yine Gölge avcısı. Alec'in kardeşi. Sanırım Simon'dan hoşlanıyor. Hayalimdeki sert kadın karaktere Clary'den daha yakın. Ondan da nefret edeceğimi sanmıştım ama sonradan çok sevdiğime karar verdim.
Simon: Clary'nin en yakın arkadaşı. Aşırı tatlı. Simon tam hayalimdeki arkadaş.
Valentine: Kötü adam ve berbat bir baba. Yine de bu karakterle ilgili şüpheye düşen tek ben değilim sanırım, öyle miyim?
Kitaplarla evlenip, çocuk sahibi olup, sonsuza kadar mutlu yaşadığınız ve beraber günbatımına doğru yürüdüğünüz bir dünya dileten bir kitaptı. Bence böyle bir yasa çıkartılmalı. Neden kitaplarla evlenemeyelim ki? Onları dışlamayın, onların da bir canı, duyguları ve kalpleri var. Sevenleri ayırmayın.
...Ya da kısaca çok güzeldi de diyebilirmişim.
İlk kitap olduğu ve biraz karışık bir dünyada geçtiği için, dünyayı açıklama kısmı biraz fazla uzun sürdü ve sıktı, o kadar. Ama çok iyi bir seri olacağa benziyor.