Kitap Tiryakileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap Tiryakileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2014 Perşembe

KİTAP TİRYAKİLERİ 4. BLOG TURU: Manastır - Chris Culver || Kitap Yorumu

 
 
KİTAP KÜNYESİ:
 
 
Kitap Adı: Manastır
Özgün Adı: The Abbey
Seri: Ash Rashid #1
Yazarı: Chris Culver
Çevirmeni: Meryem Karadağ
Yayınevi: Olimpos
Türkiye Yayın Tarihi:  2013
Sayfa Sayısı: 422
Piyasa Fiyatı: 18.00 TL
Goodreads: 3.24
 

ARKA KAPAK:
 
 
 
750.000 Kopyadan Fazla Satan ve Satış Rekorları Kıran Bir Kitap Fenomeni...

Davayı Hızla Çözmesseniz Başklarının da Hayatını Tehlikeye Atarsınız...

Ash Rashid, artık cinayet soruşturması yürütme düşüncesine dayanamayan eski bir cinayet masası dedektifidir. Önümüzdeki yıl işinden tamamen ayrılacaktır. Planı budur, en azından yeğeninin cesedi şehrin en varlıklı insanlarından birinin evinde bulunana kadar. Adli tabip, ölüm nedeninin aşırı doz olduğunu söyler ama bu pek de mantıklı bir açıklama değildir. Ash, yeğeninin katilini bulmak için emirlere karşı gelerek bir soruşturma başlatır ancak, araştırmaya devam ettikçe en yakınlarını giderek daha çok tehlike altına soktuğu, karmakarışık bir davanın içinde bulur kendini. Eğer davayı çabucak çözmezse toprağa vereceği tek aile üyesi yeğeni olmayacaktır.
 
BENİM YORUMUM:
 
     Kitap Tiryakileri'nin 4. blog turundan merhaba! Neden bu saatte kitap yorumu yayınladığımı merak ediyor olabilirsiniz. Aslında gecenin bir yarısı kitap yorumu yapmak gibi bir huyum vardır ama tur kitaplarını mümkün olduğunca gün içinde yorumlamaya çalışıyorum. Bugün bilgisayar kafayı yemeseydi çok daha erken yayınlayabilirdim bu yazıyı.
 
***
     Kitabımız bir polisiye-gerilim kitabı. Şu polisiye tarzı kitapları pek sevdiğimi söyleyemem açıkçası. Çok da az okurum. Gerçekten okumak istediğim dedektifli falan bir tek Sherlock Holmes serisi var. O seriyi cidden okumalıyım. Onun dışında polisiyeden pek haz etmem.
 
     Şimdi. Baş karakterimiz Ash Rashid orta yaşlı, bir yandan işe giderken bir yandan hukuk okuyan, Müslüman bir dedektiftir. Yeğeni Rachel'in ölümüyle altüst olur. Asli tıp ölüm sebebine aşırı doz demektedir fakat bu Ash'e mantıklı gelmez ve tüm emirlere karşı gelerek bir soruşturma başlatır.
 
     Daha sonra Rachel'in erkek arkadaşı kendine bir kazık saplayarak (?!) intihar eder ve geride bıraktığı intihar notunda da Rachel'ı öldürdüğünü itiraf eder. Fakat hala her şey yerine oturmuş değildir. Sonra Rachel ve erkek arkadaşı Robbie'nin okulundan iki çocuk daha ölü bulunur. DARADARAM.
 
     Sonra araya kendilerini vampir sanan uyuşturucu satıcıları gibi tuhaf şeyler giriyor. Kazıkla intihar ve kan içme gibi sebeplerden kitap bir vampir kitabı gibi dursa da aslında değil. Sadece kan içmeyi seven insanlar. Biliyorum, çok tuhaf. Kitabın böyle bir türlü tam anlayamadığım, oldukça alışılmadık bir konusu var. Dediğim gibi, polisiye sevmiyorum. Bana kendimi aptal hissettiriyorlar. Ben en ufak bir olayı çözünce çığlık atıp ne kadar zeki olduğumu düşünmek istiyorum. O yüzden bu kitap çok kafamı karıştırdı.
 
     Ama polisiye türlerinde kafa karışıklığı olmak zorunda sanırım. Bu türü iyi tanımadığım için ne yazık ki tam yorum da yapamıyorum. Ama yakınlarda bol esprilisinden uzun bir kitap yorumu yaparım. Bunu beceremedim.
 
     Öyle işte. Kitap fena değil. Ama okuyacaksanız ve yabancı diliniz varsa İngilizce okuyun derim. Bu bölümü yazmayı neredeyse unutuyordum. Burası, çevirmene saydırdığım bölüm.
 
     ÇEVİRİ BERBAT. Öncelikle sürekli onu sözcüğü kullanılmış. "Yaptım onu. Ettim onu. Söyledim onu. Onu onu onu." Bir de cümleler çok devrik. Üst üste çok fazla devrik cümle kullanmanın okuma isteğini ne kadar azalttığını hep söylerim. Yapmayın şunu. Bir de muhtemelen orijinalinde "Now I'm letting you go" gibi bir şeyken, "Şimdi seni serbest bırakıyorum" diye çevrilmiş bir kısım vardı. Orijinal metine o kadar sadık kalmaya gerek yok. "Artık gidebilirsin" diye çevirsen ölmezsin. "Seni serbest bırakıyorum" nedir? Ciddiyim, açıklayın bana bunu. Kim günlük konuşmada "Seni serbest bırakıyorum" der? Kötü, kötü.
 
 
PUANLAMA:
 
3 Taç: Güzeldi ama okumasan da olur. Kitapsız kalırsan oku.

 
 
Okuduğunuza pişman etmeyen ama bunu okuyacağınıza daha kaliteli bir şey okuyabileceğinizi düşündürüp şöyle bir iç geçirten bir kitaptı. Okursanız pişman olacağınızı sanmıyorum ama okumazsanız cidden hiçbir şey kaybetmezsiniz. Benimki kadar uzun bir Okunacaklar listeniz varsa uzak durun ama okuyacak kitap bulamıyorsanız -ve polisiye seviyorsanız- bir bakın derim.

31 Aralık 2013 Salı

KİTAP TİRYAKİLERİ 4. BLOG TURU: Manastır - Chris Culver || Ash Rashid Serisine Övgüler

YAZARLARDAN ÖVGÜLER
 
"Manastır ruhu geliştiren ve diğer pek çok polisiye romanından ayıran özellikleri, ilgi uyandıran Müslüman-Amerikalı dedektif Ash Rashid ve kültürün kalbi Indianapolis'tir-her ikisi de cesur seçimler. Chris Culver yıllarca takip edilecek bir yazar."
(C.J. Box)
 
"Manastır, zekice ve merak uyandıran bir dedektiflik romanıdır ve Ash Rashid, sert fakat yumuşak kalpli bir kahramandır. Chris Culver, polisiye kurguda cüretkar yeni bir ses. Fazlasıyla tavsiye ederim."
(Jeff Abbott)
 
*
 
BLOGGERLARDAN ÖVGÜLER
 
"Culver okuyucularını kurallara inanmadığını itiraf eden, yeni ve büyüleyici bir dedektifle tanıştırıyor. İçki sorunu olan yalnızlık düşkünü bir adam olabilir, ama inancının kurallarını çiğnediği için onu suçlayamazsınız. Diyor ki, 'İyi bir Müslüman olmayabilirim ama inancım bana adaleti aramamı ve teşvik etmemi söylüyor.' Manastır merak uyandırıcı, karmaşık bir hikaye. Ve Ash Rashid, gizem türüne hoş bir ilave."
(Lesa's Book Critiques)
 
*
OKUYUCULARDAN ÖVGÜLER
 
"Bu kitap aksiyonun, biraz gerilimin, ilginç düğümlerin ve güçlü karakterlerin güzel bir karışımı. Olaylar çok şaşırtıcı olmasa da etkisi altına alıyordu, ki bu da kitabı büyülü derecede hızlı okutuyor. Ash karakterini cidden sevdim ve serinin diğer iki kitabını kesinlikle okuyacağım."
(Larry Hoffer)
 
"Yazarın ilk kitabı. Gerçekten sevdim. Gerilim/Gizem. Baş karakterin Müslüman olmasını ama bunun tüm kitaba dönüştürülmeden küçük bir olay olarak tutulmasını sevdim. Karakteri daha gerçekçi yapıyor."
(Becky Hirtzel)
 
"Tamam, kitaba karşı biraz önyargılı yaklaşmış olabilirim çünkü benim büyüdüğüm bölgeden esas alınmış... ama sevdim.Yeni bir yazardan harika bir kitap. Olay mükemmeldi ve karakterler de öyle."
(Ashley)

9 Aralık 2013 Pazartesi

KİTAP TİRYAKİLERİ 2. BLOG TURU: Baba Segi ve Dört Eşin Gizli Yaşamı - Lola Shoneyin || Kitap Yorumu

 
 
KİTAP KÜNYESİ:
 

Kitap Adı: Baba Segi ve Dört Eşin Gizli Yaşamı
Özgün Adı: The Secret Lives of Four Wives
Yazarı: Lola Shoneyin
Çevirmeni: Aslı Tümerkan
Yayınevi: Feniks
Türkiye Yayın Tarihi: Aralık 2013
Sayfa Sayısı: 290
Piyasa Fiyatı: 18.00 TL
Goodreads: 3.71


 
 
ARKA KAPAK:


Geçmişindeki sırlardan kurtulmak isteyen üniversite mezunu genç kadın Bolanle, kendisini hiçbir şey sormadan olduğu gibi kabul eden cahil tüccar Baba Segi ile evlenmeyi kabul eder. O artık pahalı giysilerin, bol yiyeceğin, cömert aylık ödeneklerin olduğu büyük bir aileye en genç ve en eğitimli dördüncü eş olarak dâhil olmuştur. Eşlerden Iya Femi paraya tutkuyla bağlı, huysuz ve bencil bir kadındır; Iya Tope ise yumuşak başlı ve iyi niyetlidir, ama diğer eşlerin teröründen sinmiş bir haldedir; ilk eş olan Iya Segi ise acımasızdır ve ölümcül sonuçlara meydan verecek hırslara sahiptir.

Genç, güzel ve eğitimli Bolanle kısa sürede Baba Segi’nin gözdesi olur. Onun varlığını diğer eşler bir tehdit olarak algılamakta ve güzel rakiplerinden kurtulmak için entrikalar düzenlemektedirler. Ama herkesin hayatı sırlarla doludur ve bunlar, Bolanle’ın bilmeden de olsa ortaya çıkaracağı güne kadar eşlerin sessiz ortaklığı ile gömülü durmaktadır. Aile içi günlük çekişmeler ve hırslar herkesi adım adım bir trajediye doğru sürüklemektedir.

Nijerya’da ve hatta Afrika’nın pek çok yerinde kadının aile içindeki yerine, geleneklere ve günlük hayata dair ipuçları veren roman aynı zamanda binlerce kilometre uzakta da olsa kadının toplum içinde yaşadığı zorlukların nasıl da aynı olduğunu gösteriyor.
 
 
 
BENİM YORUMUM:
 
 
     Eveet, 2. blog turumuza hoşgeldiniz! Feniks'ten yeni kitabımız Baba Segi ve Dört Eşin Gizli Yaşamı'nı inceliyoruz. Konusunu yukarıdaki arka kapaktan okuduysanız biraz fikir sahibisinizdir ama ben yine de anlatayım. Yer yer spoiler verebilirim bu arada. 

KİTAP TİRYAKİLERİ 2. BLOG TURU: Baba Segi ve Dört Eşin Gizli Yaşamı - Lola Shoneyin || Kitap Tanıtımı ve Tanıtım Videosu


 

KİTAP KÜNYESİ:

 
Kitap Adı: Baba Segi ve Dört Eşin Gizli Yaşamı
Özgün Adı: The Secret Lives of Four Wives
Yazarı: Lola Shoneyin
Çevirmeni: Aslı Tümerkan
Yayınevi: Feniks
Türkiye Yayın Tarihi: Aralık 2013
Sayfa Sayısı: 290
Piyasa Fiyatı: 18.00 TL
Goodreads: 3.71
 
 
 


ARKA KAPAK:


 Geçmişindeki sırlardan kurtulmak isteyen üniversite mezunu genç kadın Bolanle, kendisini hiçbir şey sormadan olduğu gibi kabul eden cahil tüccar Baba Segi ile evlenmeyi kabul eder. O artık pahalı giysilerin, bol yiyeceğin, cömert aylık ödeneklerin olduğu büyük bir aileye en genç ve en eğitimli dördüncü eş olarak dâhil olmuştur. Eşlerden Iya Femi paraya tutkuyla bağlı, huysuz ve bencil bir kadındır; Iya Tope ise yumuşak başlı ve iyi niyetlidir, ama diğer eşlerin teröründen sinmiş bir haldedir; ilk eş olan Iya Segi ise acımasızdır ve ölümcül sonuçlara meydan verecek hırslara sahiptir.

Genç, güzel ve eğitimli Bolanle kısa sürede Baba Segi’nin gözdesi olur. Onun varlığını diğer eşler bir tehdit olarak algılamakta ve güzel rakiplerinden kurtulmak için entrikalar düzenlemektedirler. Ama herkesin hayatı sırlarla doludur ve bunlar, Bolanle’ın bilmeden de olsa ortaya çıkaracağı güne kadar eşlerin sessiz ortaklığı ile gömülü durmaktadır. Aile içi günlük çekişmeler ve hırslar herkesi adım adım bir trajediye doğru sürüklemektedir.

 Nijerya’da ve hatta Afrika’nın pek çok yerinde kadının aile içindeki yerine, geleneklere ve günlük hayata dair ipuçları veren roman aynı zamanda binlerce kilometre uzakta da olsa kadının toplum içinde yaşadığı zorlukların nasıl da aynı olduğunu gösteriyor.

16 Kasım 2013 Cumartesi

KİTAP TİRYAKİLERİ 1. BLOG TURU 6. GÜN: Şans Bilekliği - Cathy Lamb || Kitap Yorumu



KİTAP KÜNYESİ:


Kitap Adı: Şans Bilekliği
Özgün Adı: Such a Pretty Face
Yazarı: Cathy Lamb
Çevirmeni: Deniz Beril Bacaklılar
Yayınevi: Ephesus
Türkiye Yayın Tarihi: Ekim 2013
Sayfa Sayısı: 437
Piyasa Fiyatı: 22.00 TL
Goodreads: 3.96



 
 
ARKA KAPAK:

 

 Rüzgarla Gelen'in yazarından yüreklerde iz bırakacak yepyeni bir hikâye...

Bu sıcacık, eğlenceli ve içtenlikle anlatılmış öyküde eski yaşamını tamamen bir kenara bırakan ve ilk kez kendini keşfetmeye çalışan unutulmaz bir kadın bulacaksınız.

Uzun zamandır obeziteyle mücadele eden Stevie Barrett, neredeyse hayatını kurtaracak bir operasyon geçirmek üzere, tekerlekli sandalye eşliğinde ameliyathaneye götürülür. Operasyonun ardından hırıldamadan yürümeyi başarabilen, kendi kendini iyileştirmek için bir bahçe yetiştiren ve tahtadan muhteşem sandalyeler yaparak onları boyayan yepyeni bir Stevie doğar.

Fakat hayatında değişen onca şeye rağmen, aynı kalan ufak birkaç detay vardır. Stevie'nin utangaçlığı, yakasını bırakmaya pek niyetli değildir. Bu nedenle, yakışıklı komşusuna duyduğu ilgiyi gizlemek zorundadır. İşler tıpkı onu küçük bir kızken yanına alan ailesinde olduğu gibi, çalışmakta olduğu hukuk bürosunda da yolunda gitmemektedir. Üstelik bir zamanlar en iyi arkadaşı olan kişi, verdiği kilolar yüzünden kendisine farklı davranmaya başlamıştır.

Stevie'nin yeni hayatında karşılaştığı en zorlu mücadele kendisini tanımayı öğrenmek olacaktır. Kendisinin aslında kim olduğu, kim olmak istediği ve eski Stevie'nin bu günlere nasıl geldiği hakkında şaşırtıcı cevaplarla karşılaşmaya başlayacağı bu içten ve eğlenceli yolculuk sizleri bekliyor.
 

 
BENİM YORUMUM:
 
 
 
     Annesi onu, kız kardeşini ve son olarak kendisini öldürmeye teşebbüs etmiş bir şizofreni hastası olan Stevie Barrett'ın hikayesini okuyoruz. Annesi o zamanlar on yaşında olan Stevie'yi, üç yaşındaki kız kardeşi Sunshine'ı ve kendisini köprüden attığında hayatta kalan tek kişi Stevie'ydi. Fakat sonradan bunalıma girip acılarını unutmak için yemeye, yemeye ve daha çok yemeye başladı. Otuz iki yaşındayken obezitesi o kadar ilerlemişti ki kalp krizi geçirdi. Sonunda ölmemek için bir operasyon geçirmek zorunda kaldı. Zayıfladıktan sonra değişti ve hayatını pek çok açıdan yoluna koymak için çabalamaya başladı. Alın size kitabın özeti. Ta-da!
 
***
 
     Kitap Tiryakileri'nin 1. blog turuna hoş geldiniz!
 
     Bir aralar kendi blog turumu düzenliyordum hatırlarsanız. Kaç ay geçti o iş iptal oldu ama sonradan çok sevindiğim bir teklifi kabul ederek Kitap Tiryakileri'nin bir parçası oldum. İlk kitabımız Şans Bilekliği. Beni biraz olsun tanıyorsanız, önceki yorumlarıma göz attıysanız, bu kitabı okuyup yorumlamam gerektiğini öğrenince nasıl dehşete düştüğümü tahmin edersiniz.
 
     Şu gifi gördükçe o anki halim aklıma geliyor:
 
     Chick-lit'ten. Nefret. Ederim. O kadar... aynılar ki. Sıkıcı kadın kahramanlar, çiçekler böcekler, depresif duygular ve garantilenmiş mutlu sonlar? Hayır, teşekkürler. Soğukkanlı suikastçılar, fantastik yaratıklar, kickass karakterler ve kaslı badboylar? Evet, lütfen.
 
     Sanırım Şans Bilekliği bana okutup da sevdirebileceğiniz tek chick-lit kitabı. Çünkü tam olarak chick-lit klasikleri gibi değil. Öncelikle, sıkıcı değil. Ben bir chick-lit değil de mizah kitabıymış gibi düşünerek okuyunca çok zevk aldım. Çünkü gerçekten feci komik bir kitaptı. 

15 Kasım 2013 Cuma

KİTAP TİRYAKİLERİ 1. BLOG TURU 5. GÜN: Şans Bilekliği - Cathy Lamb || Yazarın Eserleri






















***
 
 
 
      Şekilde gördüğünüz baağyaan, Kitap Tiryakileri'nin ilk blog turunda incelediği Şans Bilekliği kitabının yazarı Cathy Lamb oluyor. Şimdi yazarın diğer kitaplarına bir göz atalım.



***






     Bizim kitabımız: Şans Bilekliği. Sağında da yabancı edisyonu var: Such a Pretty Face. Ben şahsen yabancı edisyonunu daha çok sevdim. Aslında Türkçe kapağından nefret ettim ama bundan kitap yorumumda bahsedeceğim :P.
 


     Rüzgarla Gelen -özgün adıyla Henry's Sisters-, yazarın daha önceden Ephesus Yayınları'ndan çıkmış olan bir diğer kitabı. Bilirsiniz ben Chick-lit'ten (Hatun Edebiyatı diye çevirebileceğimiz, genelde kadınların okuduğu çiçekli böcekli kitaplardan hani) nefret ederim. Ölümlü işkenceli şeyleri severim. Ama Chick Lit severler arasında Rüzgarla Gelen çok popülermiş.
 
 
 
 
 






 
 
 
 
 
 
     Julia's Chocolates, yurtdışında yazarın en ünlü kitabı. İlk olarak 2007'de yayımlanmasına rağmen henüz Türkçe edisyonu yok. Chick-lit olmasının yanı sıra bir yemek kitabı kategorisine de girebilir. Benden uzak dursun yani :P.
  


 

 
 
     The First Day of the Rest of My Life, başlığını kapağa nasıl sığdırdıklarını bir türlü çözemediğim, gördüğünüz gibi kapağında oldukça yüzülesi bir denizin olduğu (Sizin de iskele görünce gecenin bir yarısı ve su da buz gibi bile olsa denize balıklama dalasınız gelmiyor mu? Yoksa ben mi manyağım?) bir başka kitap.
 
 
 
 
 
 
 





 



 
 
 
 
     The Last Time I Was Me, yine yine ve yine bir chick-lit. Şimdiye kadar bu kadının hep chick-lit yazdığını anlamışsınızdır zaten.





















     If You Could See What I See, yazarın Goodreads'te en yüksek puan alan (5 üzerinden 4.11) kitabı. Bu kadının denizli kapaklara olan takınıtısı ne bu arada??? :S





















     A Different Kind of Normal, hakkındaki yorumların genellikle ya çok yüksek ya çok düşük olduğu bir kitap. Ayrıca, bu kitapların isimleri neden bu kadar uzun?!?!





















     Comfort and Joy, bir noel kitabı. Asıl yazarı Fern Micheals. Cathy Lamb'ten de hikayeler içeriyor.



 


     Holiday Magic de bir öncekinin devam kitabı gibi bir şey. Cathy Lamb'in bu eserde de katkıları olmuş.
 




















     Almost Home'da Cathy Lamb ile iki başka yazarın katkıları da olsa da, kitabın asıl yazarı Debbie Macomber'dır.





















     Beach Season, Cathy Lamb'in sadece katkıda bulunduğu kitaplardan biri daha. Yaz kitabı. Şu chick-lit şeylerinin kapakları neden bu kadar kötü oluyor bilmiyorum. Biri açıklayabilir mi?





















     You're Still the One, yine sadece Cathy'nin yazmadığı; katkıda bulunduğu bir kitap. Ara sıra kapağına bakıp bakıp gülüyorum, nedenini ben de henüz tam çözemedim :D.


***