15 Ağustos 2014 Cuma

"Hep Seni Bekledim - Jennifer L. Armentrout" Kitap Tanıtımı

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Hep Seni Bekledim
Özgün Adı: Wait for You
Seri: Wait for You #1
Yazarı: Jennifer L. Armentrout
Çevirmeni: *açıklanmadı ya da ben bulamıyorum*
Yayınevi: DEXPlus
Türkiye Yayın Tarihi: Ağustos 2014
Sayfa Sayısı: 416
Piyasa Fiyatı: *açıklanmadı ya da ben bulamıyorum*
Goodreads: 4.25
 



ARKA KAPAK:

Bazı şeyler beklemeye değer… Beş sene önce bir partide Avery Morgansten’in tüm hayatı değişti. Evden çok uzakta bir üniversite, şimdi her şeyi geride bırakmak için harika bir fırsat. Tek yapması gereken, derslere zamanında girmek, sol bileğindeki bilekliği asla çıkarmamak, dikkatleri üzerine çekmemek ve belki de bir iki arkadaş edinmek. İhtiyacı olmayan tek şey ise, ince ince planladığı hayatını alt üst edecek bir erkeğin radarına girmekti. Çoksatan Lux ve Melez Sözleşmeleri serisinin yazarı Jennifer L. Armentrout’tan yepyeni bir aşk hikâyesi! Çıktığı gün kitap satış listelerini sarsan ve Forbes dergisine kapak konusu olan Hep Seni Bekledim’i elinizden bırakamayacaksınız.
 

Kitap Okumak Ama Okuyamamak ve Diğer Ergen Sorunlarım

     Birkaç ayda bir yazdığım, hiçbir şeyle alakası olmayan, gereksiz, sıkıcı ve öylesine konuştuklarım etiketi altında topladığım yazılarım var ya. Şu an onlardan birini okuyorsunuz. Bunu sizi bilgilendirmek için yazmışım gibi görünebilir ama aslında tamamen kendim için yazıyorum. Çünkü uzun süredir yazmayınca kendimi çok boş hissettim ve bu boşluğu doldurmam gerek.
 
     Tekrar ediyorum, bu yazının tamamını kendim için yazdım. Okumanız gerekmiyor. Kitaplarla ilgili olmayacak muhtemelen. Hayatımdan falan bahsetmeye başlayabilirim. Okuyacaksanız devam etmeden önce kendinizi hazırlayın.
 
     "Kitap okuyamıyorum" tarzında bir sorunum var. Okuyamıyorum ama okuyorum. Okuyorum ama okuyamıyorum. Önceden okuduğum birkaç kitaba yeniden başladım ama şimdilik hiçbirini bitiremedim. Taht Oyunları'nı da bitiremiyorum. Üç yüz sayfa okudum. Aslında çok beğendim ama devam etmekte ciddi sorunlar yaşıyorum. Şanslıysam üç günde yirmi sayfa falan ilerleyebiliyorum.
 
     Günler günler günler önceki Bir Sır Saklı İçimde yorumumda uzun bir süre yeni yazı gelmeyebileceğiyle ilgili sizi uyarmıştım ama bu uzun daha da uzayacakmış gibi göründüğü için tekrar edeyim dedim. O yüzden bunu yazmaya karar verdim.
 
     Şimdi maddeler halinde açıklamalar bölümü geliyor.
  • Yazın ilk iki ayını planladığım gibi kitap-dizi-film şeklinde sürdürdüm ama sonra bir anda durdum. Sadece kitap okuyamamak değil, hiçbir şey yapamıyorum. Sıcaklardan olabilir.
  • Annemle bir şeyler yapıyorduk son zamanlarda. İki kitabıma başlayıp birini bitirdi ki bu iyi bir şey çünkü annem hayatta benim kitaplarımla ilgilenmez. Sonra her gece film izlemeye başladık. O Düşlem'le bana Star Wars'ın tüm filmlerini izletti, biz de onu Doctor Who delisi yaptık. Sürekli Doctor Who yüzünden bilgisayarı işgal ediyor.  En başında biz de onunla bir daha izliyorduk ama artık sadece arada sırada geliyoruz. Günde on bölüm falan izliyor da kadın.
  • Rose'un babasıyla ilgili olay yüzünden uzun süredir, ölenlerin paralel evrende yeniden doğduğunu sanıyormuş zavallı. Çok tatlı. Bugün ona böyle bir şey olmadığını açıklamak zorunda kaldım.
  • Bir de karanlıkta Ağlayan Melek pozisyonunda durursam çok korktuğunu keşfettim.
  • Bunlardan neden bahsettiğimi merak ediyor olabilirsiniz ama bekleyin. Bir yere bağlayacağım.
  • Yani, annemle her gece bir şeyler izleme geleneğimizin artık onun kendi başına izlemesi ve bizim başka odalarda başka şeylerle uğraşmamız haline gelmesi kafamı karıştırdı. Normalde bunun daha çok kitap okumamı sağlaması gerekir ama bunun yerine her şeyden uzaklaşmaya başladım. Şimdi de günlerimi nasıl geçirdiğimi bilmiyorum. Hiç kitap okumuyorsam, bir şey seyretmiyorsam, internete girmiyorsam ne yapıyorum ki ben.
  • Galiba bu olaylar benim başıma her yaz, Temmuz-Ağustos aylarında geliyor. Ama suçu Doctor Who'da ve annemde aramak çok mantıklı bence.
  • Tekrar kitap okuyabilmek istiyorum. Zaten okunan kitapları yeniden okumak dışında çözüm önerileriniz varsa yazın lütfen. Hatta diğer konularda da herhangi bir tavsiye alabilirim. Çok çaresizim.
     Çok uzun bir süre daha yazı gelmeyebilir. Öldüğümü düşünüp endişelenmeyin. Aslında bu süre içinde gerçekten ölebilirim de tabii. Bu da bir ihtimal.

***

     Tekrar merhaba. Yukarıda okuduğunuz kısmın tamamını dün gece yazmış ama o anki ruh halimle aptalca bir şey söylemiş olabileceğimi düşünüp yayınlamamıştım. Bugün yazıyı bir daha okudum ve yayınlanabilecek durumda olduğuna karar verdim. Bundan çok daha saçma yazılar yazmışlığım var.

     Diğer sorunlarımı çözdüm sanırım. Çözmemiş de olabilirim. Yarın düşüncelerim yine değişebilir. Ergenlik... Ama hala kitap okuyamıyorum. O konuda hala tavsiye alabilirim.

     Yazmayı çok özlemişim. Az önce bir de kitap tanıtımı yazdım ve onu da bundan sonra yayınlayacağım. Yorum yazamıyorum. Kitap okumuyorum çünkü. Tavsiyeler.

1 Ağustos 2014 Cuma

"Bir Sır Saklı İçimde - Julie Berry" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Bir Sır Saklı İçimde
Özgün Adı: All the Truth That's in Me
Yazarı: Julie Berry
Çevirmeni: Dilek Şendil
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: 2014
Sayfa Sayısı: 260
Piyasa Fiyatı: 19.00 TL
Goodreads: 3.97
 
 
ARKA KAPAK:
 
Kimse ismimle çağırmaz beni.
Küçük çocuklar bilmezler.
Her gün güneş doğarken hatırlatırım kendime,
bir gün ben de unutursam diye.
Judith, benim adım Judith.


Judith dört yıl önce en yakın arkadaşı ile birlikte kaybolmuştu.
İki sene sonra geri döndüğünde, konuşamıyordu.

Judith artık lanetli. Ne komşularına, ne ailesine, ne de aşkına
derdini anlatabiliyor. Herkes onu yok sayıyor. Ama canını en çok aşk acısı yakıyor.

Şiirsel bir anlatım. Trajik bir gerilim.
Şok edici bir gizem.


Kadın sesinin değeri ve susturulduğunda neler
kaybedileceğine dair güçlü mesajlar içeren farklı bir roman
yaratmak için, edebiyatın geleneksel tarzlarını etkili bir
şekilde birleştiriyor.
- New York Times


BENİM YORUMUM:

     Bir Sır Saklı İçimde'yi Temmuz ayı içinde yorumlayacağını söyleyen geçmişteki Doğa'ya selamlar. Ama hayır, 1 Ağustos'a kadar beklemek zorundaydım. Sonra yanlışlıkla verdiğim bir sözü tutardım falan kötü olurdu.

     Bu kitaba nasıl yorum yapacağıma dair en ufak bir fikrim bile yok. Konuyu anlatayım diyorum ama çok gizemli bir kitap, konu hakkında pek bir şey bilmeden okumaya başlamak en iyisi oluyor. Hakkında saatlerce konuşabileceğim bir şey değil. Buradan sonrasında ne okuyacağınızı bilmiyorum. Umarım saçmalamam.
 

25 Temmuz 2014 Cuma

MİM!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


Kanalizasyon Balığı'ndan Cemile beni mimlemiş! (Teşekkürleeerr ^-^) Bu seferki son zamanlarda yaptıklarım gibi kişisel sorular değil de kitaplarla ilgili sorular içeriyor. Aslında bunu sorulara bakarak da anlayabilirsiniz. Bu kısma bir şey yazmış olmaya çalışıyorum sadece.
 
Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Belli bir kitap okuma düzenim yok aslında. Okuduğum kitaba bağlı olarak tüm gün elimden bırakmayabilirim veya günde on sayfa zor okuyabilirim de. Ama her zaman en az bir tane başladığım kitap olmazsa rahat edemiyorum. Genelde bir kitap bitmeden yenisine başlarım bu yüzden.

En sevdiğiniz yazarlar?
Cassandra Clare, Jennifer L. Armentrout, John Green, bir de aramıza yeni katılan Karen Marie Moning. Hangisi olduğunu hatırlamıyorum ama bir yorumumda, Barrons'un ne olduğuna saçma veya yarım yamalak olmayan bir açıklama getirebilirse Karen'ı favori yazarlarıma katacağımı söylemiştim. Yaptı. Tebrikler Karen.
Stephen King'i de söyleyebilirim sanırım. Fazla kitabını okumadım ama... Olsun söylemek istiyorum.
Yorum yaparken "yazar" demek yerine adıyla hitap ediyorsam muhtemelen, takma ad taktıysam kesin seviyorumdur.

En beğendiğin kitaplar?
İki soru altta bahsettiğim serilerin bazı kitapları. Bir serinin parçası olmadığı halde çok bağlandıysam John Green kitabıdır muhtemelen. Bilmiyorum. Bana en beğendiğim kitapları sormaktan vazgeçin! Sağ tarafta, Etiketler bölümünde 5 Puan yazan şeye tıklasanız olmaz mı? Veya Goodreads'teki favoriler bölümüme? Rahat bırakın beni!

24 Temmuz 2014 Perşembe

"Gölge Ateşi - Karen Marie Moning" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Gölge Ateşi
Özgün Adı: Shadowfever
Seri: Ateş #5
Yazarı: Karen Marie Moning
Çevirmeni: Egemen Özkan
Yayınevi: Artemis
Türkiye Yayın Tarihi: 1 Mayıs 2014
Sayfa Sayısı: 782
Piyasa Fiyatı: 29.00 TL
Goodreads:
 4.54
 
 
ARKA KAPAK:
 
UMUT GÜÇLENDİRİR, KORKU ÖLDÜRÜR

MacKayla Lane, ablası Alina’yla birlikte evlatlık verilip İrlanda’yı bir daha dönmemek üzere terk ettiğinde küçük bir çocuktu.

Yirmi yıl sonra Alina öldü ve Mac, ablasının katilini bulmak için İrlanda’ya dönmeye karar verdi. Doğaüstü güçlere sahip, lanetlenmiş bir soydan geldiğini keşfettikten sonra ise kendini esrarlı bir geçmişin içinde buldu. İnsanların, binlerce yıldır aralarında gizlenen ölümsüzlerle yaşadığı çatışmanın tam ortasında kalmıştı.

Mac artık bir yandan acılarına göğüs germeye çalışırken, bir yandan da kendini dünyaları yaratma ve yok etme gücüne sahip bir büyü kitabı olan Sinsar Dubh’ı ele geçirmeye adamıştı.

Sinsar Dubh, Mac’i yüzüstü bırakıp sevdikleriyle arasında ölümcül bir patika oluşturduğunda ise avcı, artık av olmuştu. Mac artık kime güvenebileceğini kestiremiyordu. Sürekli rüyalarına giren o kadın kimdi? En önemlisi, bizzat Mac kimdi?

“DUDAKLARIMDA DÜŞMANIMIN, ABLAMIN SEVGİLİSİNİN, SEVGİLİMİN KATİLİNİN DUDAKLARI, HAK ETTİĞİM CEZANIN TADINA BAKIYORUM.”

“Gölge Ateşi beklediğim, istediğim, ihtiyaç duyduğum, açlığını çektiğim her şeyi ve çok daha fazlasını veriyor.”
Fresh Fiction
 
 
BENİM YORUMUM:
 
Umut güçlendirir. Korku öldürür.
Bunu bana gerçekten akıllı biri söylemişti.
Ne zaman olgunlaştığımı, eylemlerimi daha iyi kontrol edebilir hale geldiğimi düşünsem, başarabildiğim tek şeyin bir dizi yanılgının yerine daha gösterişli ve cazip yanılgılar koymak olduğunu acıyla fark ediyorum. Evet benim o, kendini kandırma kraliçesi.
 
     Serinin en iyi kitabı. Kuşkusuz. Neredeyse 800 sayfa ama çok rahatlıkla okunuyor. Dördüncü kitapta olduğu gibi, ilk sayfalarda biraz sıkılabilirsiniz. Ama sonra kitap mükemmel bir şekilde devam ediyor.
 
     Buradan sonra spoiler vermeden anlatamayacağım bir şeyler var.
 
BU KISIM BOLCA SPOILER İÇERİR.