KİTAP KÜNYESİ:
Kitap Adı: Kağıttan Kentler
Özgün Adı: Paper Towns
Yazarı: John Green
Çevirmeni: Banu Talu
Yayınevi: Pegasus
Türkiye Yayın Tarihi: 2013
Sayfa Sayısı: 320
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 4.10
ARKA KAPAK:
Kendini ararken kaybolmanın ve yeni bir başlangıçla hayat ile aşkı keşfetmenin hikâyesi...
Quentin Jacobsen tüm hayatını, maceraperestliğin kitabını yazmış Margo Roth Spiegelman'ı uzaktan severek geçirmiştir. Bu yüzden Margo tıpkı bir ninja gibi giyinmiş halde penceresine tırmanıp zekice planladığı intikam savaşına onu davet edince Quentin, Margo'nun peşine düşer.
Genç kızla sabaha kadar ortalığı karıştırdıktan sonra okula giden Quentin, her zaman bilinmezlerle dolu olan Margo'nun artık tam bir gizeme dönüştüğünü keşfedecektir. Fakat kısa süre sonra ipuçları olduğunu ve bunların kendisi için bırakıldığını fark eder. Birbirinden bağımsızmış gibi görünen ipuçlarının peşinde inatla ilerlemesine rağmen Quentin, Margo'ya ne kadar yaklaşırsa, tanıdığını sandığı kızdan o kadar uzaklaştığını görecektir...
Quentin Jacobsen tüm hayatını, maceraperestliğin kitabını yazmış Margo Roth Spiegelman'ı uzaktan severek geçirmiştir. Bu yüzden Margo tıpkı bir ninja gibi giyinmiş halde penceresine tırmanıp zekice planladığı intikam savaşına onu davet edince Quentin, Margo'nun peşine düşer.
Genç kızla sabaha kadar ortalığı karıştırdıktan sonra okula giden Quentin, her zaman bilinmezlerle dolu olan Margo'nun artık tam bir gizeme dönüştüğünü keşfedecektir. Fakat kısa süre sonra ipuçları olduğunu ve bunların kendisi için bırakıldığını fark eder. Birbirinden bağımsızmış gibi görünen ipuçlarının peşinde inatla ilerlemesine rağmen Quentin, Margo'ya ne kadar yaklaşırsa, tanıdığını sandığı kızdan o kadar uzaklaştığını görecektir...
BENİM YORUMUM:
Margo gizemli şeyleri seviyordu. Gizemli şeyleri belki de o kadar seviyordu ki onlardan biri haline geldi.
***
Türkiye'de ne zaman bir felaket olsa (ki çok sık oluyor) kitaplara sığınırım. Bu yüzden şu sıralar çok fazla okuyorum. Gerçek ölü sayısını asla yansıtmayan medya, daha maden ocağı kurmayı beceremeyip nükleer santral kurmayı planlayan hükümet, okulumdaki "Susmak çok şey anlatır ve siz sustuğunuzda karşı taraf kahrolur o yüzden sesinizi çıkarmayın çocuklar" diyen din öğretmeni (sanki burada sevgilimize trip atıyoruz) ve beynimin küfür üreten bölümünü geri çeviremeyeceğim şekilde tetikleyen diğer tüm mide bulandırıcı hadiseler arasında kitaplar gerçekten sığınak işlevi görüyor.
İşte Kağıttan Kentler'i tüm bunlar yaşanmadan bir gün önce bitirmiş ve bana John Green'i neden sevdiğimi bir kez daha gösteren bir kitap olduğuna karar vermiştim. John'un bir olay yaratıp, bu olayı hem üzücü hem de eğlenceli biçimde anlatırken bir yandan bu olayla ilgili harika dersler vermesini seviyorum. Ayrıca bu dersleri hem açık açık söyleyip hem de üstü kapalı tutmayı bir şekilde beceriyor.
Kitap üç kısım şeklinde yazılmış: İpler, Çimen ve Kabuk. Kitabın arka kapağı İpler'i özetliyor. "Quentin Jacobsen tüm hayatını, maceraperestliğin kitabını yazmış Margo Roth Spiegelman'ı uzaktan severek geçirmiştir. Bu yüzden Margo tıpkı bir ninja gibi giyinmiş halde penceresine tırmanıp zekice planladığı intikam savaşına onu davet edince Quentin, Margo'nun peşine düşer."









