31 Ocak 2014 Cuma

"Ayaklı Bela - Jamie McGuire" Kitap Yorumu



KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı:Ayaklı Bela
Özgün Adı: Walking Disaster
Seri: Beautiful #2
Yazarı: Jamie McGuire
Çevirmeni: Boran Evren
Yayınevi: Yabancı
Türkiye Yayın Tarihi: 1 Ağustos 2013
Sayfa Sayısı: 463
Piyasa Fiyatı: 20.00 TL
Goodreads: 4.26





ARKA KAPAK:

 
Aşıksan başın belada!

Abby Abernathy; geçmişini unutmak için kalkıp uzak bir şehre okumaya gelen, temkinli, kendi hâlinde bir kız. Travis Maddox; hayatını dövüşerek kazanan ve aşka inanmadığı için tek gecelik ilişkilerle avunan bir erkek. Aşk ve bela birbirine hiç bu kadar yakışmadı...

Travis annesinden hayatla ilgili iki şey öğrendi: Aşkı bul. Ve onun için ölümüne mücadele et.

Bu hikâyeyi biliyorum demeden önce bir kez daha düşünün. Her aşk hikâyesinde iki taraf vardır: Esas oğlan ve esas kız. Tatlı Bela'da esas kızı dinledik; peki ya, esas oğlan?


Bir erkeğin aşkı için verdiği mücadeleyi kendi ağzından tüm içtenliğiyle dinlemeye hazır olun...


 
BENİM YORUMUM:
 
     Bu kitabı ne zaman okumuştum ben acaba? Bilmiyorum. Çok oldu. Yorumu yapılması gereken kitapları bir araya topladım ve aralarından en uzun süre öncesinde okuduğum Ayaklı Bela olduğu için onun yorumunu yapmaya karar verdim.
 
     Ayaklı Bela, Tatlı Bela'nın ikincisi ama devam kitabı değil. İlk kitabı çoğumuzun sevmediği Abby'nin ağzından okumuştuk, ikincisi de Travis'in ağzından. Fakat aynı olaylar farklı bir bakış açısından anlatılmakla kalmıyordu. Tatlı Bela'yla aynı zaman diliminde geçmesine rağmen bu kitapta büyük farklar var. Yani sürekli aynı şeyleri okumaktan bıkkınlık gelmiyordu.
 
     Konudan bilmeyenler için bir kez daha bahsetmek gerekirse... aslında bir kez daha bahsetmek istemiyorum. Hala konudan haberi olmayanları önce şöyle bir alalım. Zaten linkteki ilk kitabın yorumunda da konudan bahsetmem üç paragraf sürmüş. Cidden bir kez daha anlatamam. Ölür kalırım.
 
     Her neyse. Bu sefer olay Travis'in gözünden anlatılıyor, dediğim gibi. Abby için kendini ne hallere soktuğunu görüp "Bu çocuk acaba salak mı?" diye düşünmüştüm ilk kitapta, hatta bir ara sevmediğim karakterler listesine Travis'i koymuştum (dövmeyin). Cidden kendini Abby'ye ezdirmesine dayanamıyordum çünkü. Neden böyle yaptığını anlayamıyordum.
 
     Ama bu kitapta Abby'nin yanında neden o hallere girdiğini daha iyi anladım ve Travis'i çok daha fazla seviyorum artık (Hatta Abby'yi bile daha çok seviyorum). Aynı zamanda ona üzülüyorum da.
 
PROLOG VE EPİLOG KISIMLARIYLA İLGİLİ SPOILER ALARMI !!!

Kitapta Tatlı Bela'dakinin dışına çıkılmış zamanlarda geçen iki kısım vardı. Prolog ve epilog kısımları. Onlarla ilgili söyleyeceklerim var:
 
Travis'in daha bebek denilecek yaşta annesinin ölümünü izlediği başlangıç kısmında ölüyorum sandım. Odunun teki olduğum için ağlamadım ama acayip kötü oldum yani. İlk kez bir kitabın daha ilk bölümünde gözlerim dolduğunu biliyorum.

Sonundaki epilog şeysini sevmedim. Acayip saçma olmuş. Kitap biter bitmez en yakınımda o olduğu için annemin yakasına yapışıp şunları söyledim hatta: "Kitaptaki karakterler en başında üniversiteli ve havalıydılar ama en sonuna orta yaşlı ve çocuk sahibi, acınası hallerini koymuşlar ve şimdi ne zaman o karakterleri düşünsem aklıma orta yaşlı ve çocuk sahibi halleri gelecek... Bir saniye, sen de orta yaşlı ve çocuk sahibisin." Sonra bana vurmaya çalıştı falan.

 
SPOILER'IN SONU.
 
     Kitapta yine gıcık olduğum şeyler şu ikisinin sürekli ayrılıp ayrılıp barışmaları falan. Bir de sonu. Ama Abby'nin gözünden okumaya kat kat tercih ederim.
 
     Son olarak, bu kitapları okuyacaksanız bunu düzgünce yapın. İki kitap halinde olması "Kimin gözünden okumak isterseniz öyle okuyun" mesajı vermek için değil, kitaplar birbirini tamamlıyor. Tatlı Bela'yı okuyup Ayaklı Bela'yı okumayanlar veya Ayaklı Bela'yı okuyup Tatlı Bela'yı okumayanlar, okuyun. Kaç kere daha söylemem gerek bilmiyorum, İKİSİ AYNI ŞEY DEĞİL. İkisini de okuyun. Ayrıca doğru sırayla okuyun.




ALINTILAR:

 
Abby Abernathy'nin yakınında altmış saniye bulunduktan sonra iki şeyi anladım: fazla konuşmuyordu ve konuştuğunda da tam bir şirretti.
(sf. 20)


Kadınlar kendilerine orospu gibi davranılmasını hak ediyorlar mıydı? Hayır. Orospular kendilerine orospu gibi davranılmasını hak ediyorlar mıydı? Evet.
(sf. 66)


Kızlar birbirlerini yargılamalarıyla meşhurdurlar ve buna ancak bir erkeği yargılamak için ara verirler. Daha benim aklımdan geçmeden sınıftaki kız arkadaşları gidip de bir kıza kaşar kulpunu takar. Ama ben o kaşarı eve götürsem, becersem ve ardından hiçbir sorumluluk yüklemeden gitmesine izin versem, bir anda kötü adam olurum. Saçmalık.
(sf. 66)


"Birine aşık olmak günah değil, Travis. Tanrım."
Etrafa bakındım. "Kafam karıştı. Az önce benim Tanrın olduğumu mu iddia ettin?"
(Cami ve Travis, sf. 135)


America kendini işaret etti. "Onu tanıyorum, Shep! Onun para için bundan çok daha fazlasını yaptığını gördüm!"
Ona bir bakış attım.
"Şat içtiğini yani. Onun para için daha fazla şat içtiğini gördüm," diye açıkladı. "Ne demek istediğimi anladınız."
(sf. 200)


"Travis Maddox aşık. Şimdi dünyada beni şaşırtacak bir şey kalmadı işte."
(Shepley, sf. 210)


"On sekiz cevapsız araman var."
"Hepsi Trent'ten mi?"
"Biri Anonim Kadın İç Çamaşırı Giymeyi Sevenler Derneği'nden."
(Shepley ve Travis, sf. 370)


"Artık bitti ya, bütün o kötü şeyleri de geri istiyorum... sadece iyileri yeniden yaşayabilmek için."
(Travis, sf. 382)

PUANLAMA:


4 Taç: Bence gayet güzeldi. Beğendim ben.



Eksiler var, artılar var. Yine eksiler var, yine artılar var. Ama okuması eğlenceli.