31 Ocak 2014 Cuma

Ansel Elgort'ı Harika Bir Augustus Waters Yapan 7 Şey

     Aynı Yıldızın Altında'nın geçenlerde çıkan fragmanıyla birlikte (buradan izleyebilirsiniz) herkes ölüp ölüp dirilmeye, fragmana övgüler yağdırmaya başladı. Fakat bununla birlikte Augustus Waters için seçilen Ansel Elgort'a sövenler diye bir grup da şekillenmeye başladı. Belki şu an içlerinden bunu okuyanlar vardır. Ansel'in itham edildiği suça "yeterince yakışıklı olmamak" deniyor.

     Savunma mekanizmamı harekete geçiren bu konuda bir şeyler yazmak istedim. Ve bu yazıda da Ansel Elgort'ı ideal bir Augustus Waters yapan yedi şeyi listeliyorum.













1. Oyunculuğu:
Augustus için çok çok yakışıklı, acayip kaslı, gülüşüyle öldüren birini hayal edin. Film boyunca ne bir mimik yaptığı, ne ses tonunun etkili olduğu, ne ağlamasının inandırıcılığı var. Bir de baklavaları olmayan Elgort'un oyunculuğunu düşünün. Hangisi daha iyi?

2. Konuşması:
Hazel'a tüm o uzun, güzel cümleleri kurarken doğru yerlerde, doğru miktarda vurgu ve bekleme yapan, sülalenize küfür etse romantik bir şekilde söyleyebilecek Ansel. Ona laf ettirmem.

3. Nedensizce gülümsemenize sebep olması:
Fragmanda Hazel'ı istemsizce gülümsetip duran ve mutluluktan ağlatan Gus. Gerçekten de fragmanı benim gibi her ayrıntısıyla ezberleyene kadar izleyen ve kafasında tekrar tekrar oynatanlar fark etmiştir. Çocuğun söylediği ve yaptığı her şey gülümsemek istemenize neden oluyor. Varlığı bile kahkahalar atmak için başlı başına bir sebep.

 
















 

4. Kasları olmaması:
Size tuhaf gelebilir ama gerçek bu. On yedi yaşındaki osteosarkom hastası Augustus Waters'ın her gün vücut çalışıp barfiks çekme ihtimali kaçtır sizce? Vücut şampiyonu gibi olsa her şey mahvolurdu. Ansel'in süper bir vücudu var, ama acayip kaslı değil. Bu güzel.
 
5. Başkalarının dediğinin aksine Hazel'ın tanımına uyması:
Hazel, Gus'ı çok yakışıklı olarak tanımlamıştı ve insanların gözünde Anthony Brand falan canlandı. Beklentiler yüksekti. Ama Hazel'ın Gus'ıyla bizim Gus'ımız aynı değil. Hazel'ın en sık gördüğü insanlar ailesi dışında Destek Grubu'ndaki perişan haldeki çocuklar ve hiçbir sağlıklı, yakışıklı insan evladının kendisine bakmayacağını düşünüyor... Augustus'u gözünde bir Tanrı seviyesine yükseltmesi çok doğal. Neden Hazel onu yakışıklı bulsa da çocuğun dört bir yanı kızlarla çevrili değil sanıyorsunuz? Ayrıca dediğim gibi, on yedi yaşındaki osteosarkom hastası biri için Ansel olabilecek en yakışıklı kişi. Bundan daha yakışıklı olması saçma olurdu.
 
6. Tatlılığı:
Ansel'in yanaklarını mıncırasım, gamzelerine tüm gün dokunasım, içlerine parmağımı sokasım geliyor. Hayır, sapık değilim. Ama çocuğun yüzü çok tatlı. Seksi değil ama tatlı. Olması gerektiği gibi.
 
 






 


7. İnandırıcılığı:
Filme "Alın size, bu çocuk kanser hastası" diye olabilecek en sağlıklı görünümlü, kaslı, seksi varlığı koysalar "Biz de inandık" derdik tabii. Ama Ansel karakterini daha inandırıcı kılıyor. Ne bileyim, ağlaması daha bir inandırıcı. "I'm in love with you, Hazel Grace" dediğinde daha bir samimi. Onu rahat bırakın!