25 Temmuz 2014 Cuma

MİM!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


Kanalizasyon Balığı'ndan Cemile beni mimlemiş! (Teşekkürleeerr ^-^) Bu seferki son zamanlarda yaptıklarım gibi kişisel sorular değil de kitaplarla ilgili sorular içeriyor. Aslında bunu sorulara bakarak da anlayabilirsiniz. Bu kısma bir şey yazmış olmaya çalışıyorum sadece.
 
Ne sıklıkla kitap okursunuz?
Belli bir kitap okuma düzenim yok aslında. Okuduğum kitaba bağlı olarak tüm gün elimden bırakmayabilirim veya günde on sayfa zor okuyabilirim de. Ama her zaman en az bir tane başladığım kitap olmazsa rahat edemiyorum. Genelde bir kitap bitmeden yenisine başlarım bu yüzden.

En sevdiğiniz yazarlar?
Cassandra Clare, Jennifer L. Armentrout, John Green, bir de aramıza yeni katılan Karen Marie Moning. Hangisi olduğunu hatırlamıyorum ama bir yorumumda, Barrons'un ne olduğuna saçma veya yarım yamalak olmayan bir açıklama getirebilirse Karen'ı favori yazarlarıma katacağımı söylemiştim. Yaptı. Tebrikler Karen.
Stephen King'i de söyleyebilirim sanırım. Fazla kitabını okumadım ama... Olsun söylemek istiyorum.
Yorum yaparken "yazar" demek yerine adıyla hitap ediyorsam muhtemelen, takma ad taktıysam kesin seviyorumdur.

En beğendiğin kitaplar?
İki soru altta bahsettiğim serilerin bazı kitapları. Bir serinin parçası olmadığı halde çok bağlandıysam John Green kitabıdır muhtemelen. Bilmiyorum. Bana en beğendiğim kitapları sormaktan vazgeçin! Sağ tarafta, Etiketler bölümünde 5 Puan yazan şeye tıklasanız olmaz mı? Veya Goodreads'teki favoriler bölümüme? Rahat bırakın beni!

24 Temmuz 2014 Perşembe

"Gölge Ateşi - Karen Marie Moning" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Gölge Ateşi
Özgün Adı: Shadowfever
Seri: Ateş #5
Yazarı: Karen Marie Moning
Çevirmeni: Egemen Özkan
Yayınevi: Artemis
Türkiye Yayın Tarihi: 1 Mayıs 2014
Sayfa Sayısı: 782
Piyasa Fiyatı: 29.00 TL
Goodreads:
 4.54
 
 
ARKA KAPAK:
 
UMUT GÜÇLENDİRİR, KORKU ÖLDÜRÜR

MacKayla Lane, ablası Alina’yla birlikte evlatlık verilip İrlanda’yı bir daha dönmemek üzere terk ettiğinde küçük bir çocuktu.

Yirmi yıl sonra Alina öldü ve Mac, ablasının katilini bulmak için İrlanda’ya dönmeye karar verdi. Doğaüstü güçlere sahip, lanetlenmiş bir soydan geldiğini keşfettikten sonra ise kendini esrarlı bir geçmişin içinde buldu. İnsanların, binlerce yıldır aralarında gizlenen ölümsüzlerle yaşadığı çatışmanın tam ortasında kalmıştı.

Mac artık bir yandan acılarına göğüs germeye çalışırken, bir yandan da kendini dünyaları yaratma ve yok etme gücüne sahip bir büyü kitabı olan Sinsar Dubh’ı ele geçirmeye adamıştı.

Sinsar Dubh, Mac’i yüzüstü bırakıp sevdikleriyle arasında ölümcül bir patika oluşturduğunda ise avcı, artık av olmuştu. Mac artık kime güvenebileceğini kestiremiyordu. Sürekli rüyalarına giren o kadın kimdi? En önemlisi, bizzat Mac kimdi?

“DUDAKLARIMDA DÜŞMANIMIN, ABLAMIN SEVGİLİSİNİN, SEVGİLİMİN KATİLİNİN DUDAKLARI, HAK ETTİĞİM CEZANIN TADINA BAKIYORUM.”

“Gölge Ateşi beklediğim, istediğim, ihtiyaç duyduğum, açlığını çektiğim her şeyi ve çok daha fazlasını veriyor.”
Fresh Fiction
 
 
BENİM YORUMUM:
 
Umut güçlendirir. Korku öldürür.
Bunu bana gerçekten akıllı biri söylemişti.
Ne zaman olgunlaştığımı, eylemlerimi daha iyi kontrol edebilir hale geldiğimi düşünsem, başarabildiğim tek şeyin bir dizi yanılgının yerine daha gösterişli ve cazip yanılgılar koymak olduğunu acıyla fark ediyorum. Evet benim o, kendini kandırma kraliçesi.
 
     Serinin en iyi kitabı. Kuşkusuz. Neredeyse 800 sayfa ama çok rahatlıkla okunuyor. Dördüncü kitapta olduğu gibi, ilk sayfalarda biraz sıkılabilirsiniz. Ama sonra kitap mükemmel bir şekilde devam ediyor.
 
     Buradan sonra spoiler vermeden anlatamayacağım bir şeyler var.
 
BU KISIM BOLCA SPOILER İÇERİR.

21 Temmuz 2014 Pazartesi

"Rüya Ateşi - Karen Marie Moning" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Rüya Ateşi
Özgün Adı: Dreamfever
Seri: Ateş #4
Yazarı: Karen Marie Moning
Çevirmeni: Barbaros Bostan
Yayınevi: Artemis
Türkiye Yayın Tarihi: Nisan 2013
Sayfa Sayısı: 434
Piyasa Fiyatı: 20.00 TL
Goodreads:
 4.47
 
 
ARKA KAPAK:
 
Geçmişimi çalmış olabilirler.
Ama geleceğimi elimden almalarına
ASLA İzin vermeyeceğim.

İnsan ve Peri dünyaları arasındaki duvarlar yıkılmıştı. Doymak bilmez, ölümsüz Unseelieler buzdan hapishanelerinden kurtulduğunda, MacKayla Lane ölümcül bir tuzağa düşecekti. Peri Efendisi tarafından esir tutulan MacKayla'nın, kim ya da ne olduğuna dair her şey, zihninden silinmişti. Oysa Mac, Sidhe-kahinlerini görebilen tek kişiydi ve iki dünyayı da kontrol edecek anahtarı elinde tutan gizemli kara büyü kitabının izini sürebilecek tek canlı da oydu...

Hafızasını geri kazanmak, yalnızca ilk adımdı. Mac, Dublin'in mücadele dolu sokaklarında savaşıp eski, gizli bir tarikatın tehlikeli ağına düşecekti. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı peri dünyasında, dostu olduğunu iddia edenlerin karmaşık yalanlarıyla mücadele edecekti. Mac, her şeyini kaybettiğini düşünüyordu ama onu sarsacak bir gerçekle yüzleştiğinde, aslında oyunun daha yeni başladığını anlayacaktı.

Kendine bile güvenmezken kime güvenebilirsin ki?
 
BENİM YORUMUM:
 
     Yoruma ani bir giriş yapmak ve her şeyden önce o arka kapak yazısını kimin yazdığını sormak istiyorum. "Mac, Sidhe-kahinlerini görebilen tek kişiydi" cümlesini kim kurdu? Gerçekten mi? Mac, Sidhe-kahinlerini görebilen tek kişi mi? Mac bir Sidhe-kahini ve Sidhe-kahinleri de Fae'leri görebilen kişilerin arasında olmasın?
 
     Fae demişken... Çevirmen, Fae'i peri diye çevirirken hiç suçluluk duygusu hissetmedi mi? Her gün aynada kendine bakınca nasıl birini görüyor? Peki ya Barrons Books and Baubles'ı Barrons Kitap ve Baloncukları diye çevirmesi? Bauble'ı bubble diye algılamayı bir şekilde becerdi diyelim, bir kitapçıda baloncuk satılmayacağını düşünüp, sözlükten kontrol de mi etmedi? NEDEN, NEDEN BALONCUK SATSIN Kİ? NEDEN?
 
     Beşinci kitabı da okumuş biri olarak bu serinin çevirisi hakkındaki genel kararımı verdim. Birinci ve üçüncü kitaplar hariç çok kötü. Keşke birinci kitabın çevirmeninden devam etseydi. Diğer kitapların çevirisi cidden berbat. Rüya Ateşi'nin çevirmeni baloncuk olayıyla Barrons gibi bir sert adama resmen hakaret etmiş. İyi ki Barrons Fae değil. Barrons'un peri olmasıyla ilgili bir şey okusam kalbime inebilirdi.

18 Temmuz 2014 Cuma

"Saraydan Hikayeler: Prens ve Muhafız - Kiera Cass" Kitap Yorumu | Dex Şöleni

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Saraydan Hikayeler: Prens ve Muhafız
Özgün Adı: The Selection Stories: The Prince & The Guard
Seri: The Selection #0.5&2.5
Yazarı: Kiera Cass
Çevirmeni: Derya İmer Aydınlık
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Mayıs 2014
Sayfa Sayısı: 196
Piyasa Fiyatı: 15.00 TL
Goodreads:
 4.16

 
ARKA KAPAK:
 
New York Times Çoksatanlar listesinde uzun süre 1 numarada kalan Beni Seç ve Elit'in ardından, okurları için Kiera Cass'tan muhteşem bir hediye: America'nın aşkı için savaşan Prens
Maxon ve Muhafız Aspen'in bakış açılarından yazılmış, kalplerinin sesini duyuran iki novella.

Bu iki novellanın dışında kitabın küçük sürprizleri de var: müzik listeleri, yazarla söyleşi, karakterlerin geçmişleri ve dahası serinin hayranlarını bekliyor. Seçimden önce Maxon'ın kalbinde biri var mıydı? Seçimin ilk günlerinde neler yaşadı? Bir Altı olarak doğan Aspen saraya girince neler hissetti? America'nın Aspen hakkında bilmedikleri nelerdi?
 
 
BENİM YORUMUM:
 
     Beni Seç üçlemesini duymuşsunuzdur sanırım. Son kitabı geçenlerde çıktı, ondan hemen önce de bu. Saraydan Hikayeler, serideki iki ara kitabın birleşimi. Ara kitapların birleşimi olarak çıkan pek çok kitap var şu sıralar. Cam Şato ve Bana Dokunma serilerindekiler mesela. Onların da çevrilmesini bekliyorum. Çevrilmezlerse de İngilizce okurum, ya da denerken ölürüm.
 
    Seriye yabancı olanlar için konuyu hızlıca özetleyeyim. Distopik bir gelecekte, Amerika topraklarında Illéa adında, monarşiyle yönetilen yeni bir ülke kurulur ve bu ülkede, dönemin prensinin, kral olmadan önce kendine halktan bir eş seçmesi için Seçim adlı bir yarışma yapılmaktadır. Otuz beş kız, bir prens, bir taç. Dan dan dan.
 
     Ha bir de sınıf ayrımı var. Birler (kraliyet ailesi), İkiler, Üçler... Sekize kadar gidiyor. Herkes sınıfına göre bir meslek seçmek zorunda. Mesela Beş'seniz müzisyen, sanatçı, dansçı, tiyatro oyuncusu falan olmanız gerek. Bunlardan hiçbirine yeteneğiniz olmaması veya başka bir şey yapmak istemeniz bir seçenek değil. Beş olarak doğduysanız Beş mesleklerinden birini yapmak zorundasınız. İğrenç bir sistem yani.

12 Temmuz 2014 Cumartesi

Cumartesi İlk 10: Çıkmasını Beklediğim Kitaplar


     Çok uzun süredir yapmıyordum Cumartesi İlk 10'ları. Bu seferkinin konusu Çıkmasını Beklediğim Kitaplar, yani yayın hakları alınmış ama daha çıkmamış bir şey seçmemiz gerekiyor, veya seri devamı. Ve benim beklediğim böyle bir sürü kitap var. O yüzden bu seferkini yapayım dedim. DUYUN BENİ YAYINEVLERİ!

     Her zamanki gibi sıralama karışık.

1. Monsters - Ilsa J. Bick

Dex'in ne zaman yeni seri aldığını görsem sinirleniyorum çünkü devamını getirmedikleri onlarca seri var zaten. Küller üçlemesinin son kitabı Monsters'ın ne zaman çıkacağını sorduğumda kitabın yurt dışında Eylül'de çıkacağını, bizde de hemen onlardan sonra çıkacağını söylemişlerdi. Bu Eylül, 2013'ün Eylül'ü oluyor. 2014'ün Temmuz'undayız. Ve ben hala bekliyorum.