31 Aralık 2015 Perşembe

Yeni Yıl Yazısı - 2016


 
     Tekrar merhaba. Bir günde iki yazı, kimim ben? Bu yazı dıştan geçen senekine benziyor olabilir ama içeriği daha farklı.

     Önce "2015 Sonuçları" kısmını halledelim.

     İşte geçen yıl 2015'te yapacağım dediğim saçmalıklar:
  • Ayda en az beş yazı paylaşmak. Övünmek istemem ama rekorum Ekim'de üç tane.
  • Blog'un girişindeki şu salak resmi değiştirmek. Bunu yaptım bak.
  • Harry Potter'ı baştan sona okumak (ilk kez okuyacağım Hogwarts Library kitaplarıyla birlikte), filmlerini yeniden izlemek. İlk üçünü okudum. Azkaban Tutsağı serinin gerçekten güzelleştiği ilk kitap bence. Filmleri izlemeye üşenince en sevdiğim sahnelere baktım. Hogwarts Library'yi almadım bile.
  • Percy Jackson ve Olimposlular'ı okumak. Şimşek Hırsızı'nı okudum.
  • Olimpos Kahramanları'nı okumak. Dediğim gibi Şimşek Hırsızı'nı okudum.
  • Vlog yapmak (Neredeyse bu blog'u açtığımdan beri istediğim bir şeydir). İstemeye devam et.
  • Tag yaratmak (Bir sürü tag yaptım ama hiç kendiminkini yaratmadım). Çok aptalca hedeflerim varmış.
  • Blog'umun ikinci yılını kutlamak. Yıldönümlerini sevmediğime karar verdim.
  • En az 2 çizgi roman okumak. Hayır.
  • Manga okumak. Hayır.
  • İki kitap alışverişi arasında normal bir insanın o kitapları okuyabileceği kadar ara bırakmak (Çok komiğim biliyorum şimdiden sonucu yazayım. Bırakmadı.) Aslında pek kitap almadım önyargılı küçük kız. Seni haksız çıkarmaya bayılıyorum. Aslında pek kitap da okumadım ama bu beni ilgilendirir.
  • Daha az parantez kullanmak. (HAYIR.)


     Geçen yıl çok aptalmışım. Neden kimse uyarmadı?
 
     Önemli bir gerçeğin farkına vardım. Ben çok fazla liste ve plan yapan biriyim. Ama planladığım bir şeyi asla gerçekleştirmiyorum. Normalde yapabileceğim şeyleri önceden planladıysam yapmaktan vazgeçiyorum. Ve bunun farkındayım. Yapmaya da devam ediyorum. Belki hoşuma gidiyordur.
 
     Verimsiz veya kötü bir yıl değildi. Blog hiç olmadığı kadar sessizdi. Ama Obur Kitaplık'ın heyecanla başlayıp sonradan sıkıldığım sayısız şeyden birine dönüşmesine engel olmaya karar verdim. Video çekmeye başlamayı düşünüyordum ama sonra herkes çekince hevesim kaçtı. "Bize daha çok Türk youtuber gerek" diyen ve kendisi de ertelemeyi bıraktığında bunlardan biri olmayı planlayan kız kendinden başka herkesin cesaretini topladığını görünce bozuldu sanırım. Bahsettiğim cesaret de her yeni şeye başlamak için gereken türden bir cesaret. Kamera görünce elim ayağıma dolandığından falan değil. Neyse, ne yapacağıma keyfime göre karar vereceğim.
 
     33 kitap okumuşum. Goodreads'e göre. Aralarında bana kalsa saymayacağım şeyler var ama bana kalmasın. Bununla birlikte 21 blog yazısı yazmışım. Geçen yıl 66'ydı. Ondan öncekinde 100.
 
     2013 ve 2014'teki yazılarımdan değiştirdiklerim veya kurtarılamayacağını düşünüp sildiklerim oldu. "Düzenlenecek Yazılar" diye bir liste bile yapmışım, yazdığım çoğu şeyi koymuşum. Düşününce sadece blog'da değil. Her yıl, geçen yıl yazdığım şeyleri aptalca bulup siliyorum. Küçüklüğümden beri sayısız roman denemem oldu ve hepsini sildim. Uzun süre kayda değer bir şey yazmadıktan sonra 2014 yazında birden vahiy indi. Yeni bir şey yazmaya başladım ve inancım daha önce hiç olmadığı kadar yüksekti. Silmedim ama yazmayı bıraktım.
 
     Nasıl olduğunu anlamadım ama yazdığım şeye zaman yolculuğu önce dahil oldu, sonra bütün konuyu ele geçirdi. İlk halinden çok daha farklı bir şeye dönüştü ve işin içinden çıkamadım. Sonra önceden yazdığım veya sadece kafamda tasarladığım her şeyin gerçekleştiğini varsayarak gelecekte geçen, karakterlerden bazılarını ve aynı dünyayı içeren bir şey yazmaya başladım. Onu yazmak için öncekinden bir yerler ala ala öncekini tamamen parçaladım. Tamamını silmek kolay geliyordu ama yavaş yavaş parçalamak çok zor oldu. Yine de yaptım ve artık daha umutlu, daha eminim.
 
     Planladığım şeyleri yapmamış olabilirim ama kontrolüm dışında gerçekleşen güzel şeyler oldu. İlk kez bir anime izledim, Lovely Complex. Aşırı sevimliydi. Sonra en ufak bir ilgi kırıntısı bile duymadığım halde beş Kore dizisi izledim: Kill Me Heal Me, Secret Love, Protect the Boss, Master's Sun ve Boys Over Flowers.
 
     Doctor Who'nun 9. sezonu, 8. sezondan sonra yaşadığım hayal kırıklığının üstüne gökkuşakları ve pembe tek boynuzlu atlar kustu. Peter'ı sevmeye başladım. Steven Moffat'ı öldürmekten vazgeçtim. Başka güzel diziler ve filmler izledim. Bir sürü şarkı keşfettim. Okulda-konuştuğum-insanlar yakın-arkadaşlara terfi etti. Yoda -köpeğim- bir yaşına girdi.
 
     Bu kadar konuşmayı bu sefer kırk yaşındaki yaşlanmaktan korkan insanlar gibi yıllık hedefler koymayacağımı ilan etmek için yaptım.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     Yine de Goodreads Reading Challenge yapacağım. Geçen sene 50 kitap koymuştum (elbette bitirmedim), bu sene 30 yapmayı düşünüyorum. Zorlamaya gerek yok.
 
     Önceki yazıda söylediğim gibi, yıl boyunca kitap okurken gerçekten zevk aldığım çok az an oldu. Çok az güzel kitap okudum. Az okumamı bununla bağdaştırıyorum. Bu blog kitaplarla alakalı olduğu için de size yıl boyunca sadece depresif, yorgun ve mutsuz halimi göstermiş oldum ama aslında ruh halim sürekli böyle değildi.
 
     Yılın son iki kitabı Melekler ve Şeytanlar ve Gölge Avcısı'nın El Kitabı oldu. İkisine de yorum girmek istiyorum ama Gölge Avcısı'nın El Kitabı roman olmadığı için kısa bir yorum olacak. Aklımda yazmayı düşündüğüm bir yazı daha var. Uzun süredir yazacak bu kadar fazla yazı bulamıyordum. Bu da bir başlangıç. Belki beni yine seversiniz.
 
     Mutlu yıllar tatlı insanlar.