15 Mayıs 2013 Çarşamba

"Kaçığın Kızı - Megan Shepherd" Kitap Yorumu

 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Kaçığın Kızı
Özgün Adı: The Madman's Daughter
Seri: The Madman's Daughter #1
Yazarı: Megan Shepherd
Çevirmeni: Belgin Selen Haktanır
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Nisan 2013
Sayfa Sayısı: 392
Piyasa Fiyatı: 19.00 TL
Goodreads: 3,76


 
ARKA KAPAK:
 
Aşağılandı,
Babasının günahı yüzünden.
 Aşık oldu,
Eski hayatından çıkıp gelen bir erkeğe.
 Yemin etti,
Ailesinin geçmişi hakkındaki gerçeği bulmaya. 


 Juliet Moreau Londra’da temizlikçi olarak çalışıyor ve hayatını yerle bir eden skandalı düşünmemeye çalışıyordu. Yıllar önce babası, yaptığı korkunç deneyler yüzünden suçlanınca, ortadan kaybolmuştu.

Bir gün babasının ölmediğini, çalışmalarına devam ettiğini öğrendi. Böylece, babasının genç asistanı Montgomery ve gizemli kazazede Edward’la birlikte babasını bulacağı adaya doğru yolculuğa çıktı.

Juliet, adada korkunç gerçeklerle yüz yüze gelecek; kendi kanında da taşıdığı, babasının dehasının ve deliliğinin sınırlarını keşfedecek…

Dr. Moreau’nun Adası’ndan esinlenen Kaçığın Kızı karanlık ve nefes kesen bir gotik korku romanı.
 

BENİM YORUMUM:


     Eveeet. Şimdi, Kaçığın Kızı aşırı kötü olmasa da hiç iyi değildi. Ortalamanın biraz altındaydı. Ve ben de böyle şeylere yorum yapmakta zorlanıyorum. Bakalım ortaya ne çıkacak?

     Yorum yer yer spoiler içerecek.
 
     Kitabı elinize alıyorsunuz. Karşınıza Londra'da King Üniversitesi'nde temizlikçi olarak çalışan, yetim bir kız çıkıyor. Adı Juliet. Daha yeni okuduğum halde hemen unutuverdim ama sanırım on beşlerinde falandı kız.
 
      Sonra bu kız çalıştığı tıp üniversitesindeki bir doktorun elindeki tendonları kesince işinden atılıyor. Doktor şikayetçi olup da onu hapse attırmadan önce kaçması gerektiğini anlayan Juliet, şans eseri geçen gün gördüğü Montgomery'yle adaya gitmeye karar veriyor. Çünkü ailesi hayatta değil, tek işinden atıldı. Ne yapacağını bilmiyor.

11 Mayıs 2013 Cumartesi

Cumartesi İlk 10: Adaya Düşsen Yanında Olmasını İsteyeceğin Kitaplar

 
     Sihirli Kitap 'ın yeni Cumartesi İlk 10 etkinliği ile karşınızdayım. Bu dördüncü seferim, sanırım ilk kez herhangi bir şeyi hiç aksatmadan yapıyorum, heyoo! Klasik "konuya girmeden önceki saçma açıklama" bölümüme katlandığınız için teşekkürler. Okumaya başlayabilirsiniz.
 
1. Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı (J.K. Rowling):
Harry Potter serisine aşığım. Ama bunu seçmemin asıl nedeni aralarından en kalını olması. Adaya düşsem canım sıkılır, kalın bir şeyler isterim, di mi?
 
2. Final (Becca Fitzpatrick):
Henüz başlamadım. Zaten o yüzden size "Hush Hush serisi bitince toplu yorum gelecek, tek tek yorum yazamam" tripleri atıyorum ya. Bir bitiremedim şu güzelim seriyi, ayıp. Ha, ne diyorduk? Evet, o yalnızlıkta bir Patch fena gelmezdi doğrusu.
 
3. Açlık Oyunları (Suzanne Collins):
Hayatta kalmak, savaş, bunun gibi şeyler... Ne bileyim adada ihtiyacım olurdu... Olmaz mıydı?.. Saçmaladım yine -_-
 
4. Kemikler Şehri (Cassandra Clare):
Yeni okuduğum ve zaman bulursam zilyon kere yeniden okuyabileceğim bir kitap. Adada Jace olmadan ne yaparım ben?!
 
5. Küller (Ilsa J. Bick):
İkincisi olan Gölgeler daha uzun, ama birinci kitabın tadı bir başkaydı. Sanırım ada da distopya okuyup kendi kendimi halimin iyi olduğuna ikna edebileceğim türden bir yer olurdu zaten.
 
6. Mekanik Melek (Cassandra Clare):
Sürekli almayı unuttuğum kitap :( Ölümcül Oyuncaklar'ın yan serisi. Hakkında o kadar olumlu eleştri duyduktan sonra Mekanik Melek'i okumadan bir adaya düşsem intihar ederdim. Gölge Avcıları'nın olduğu hiçbir şey kötü değildir! ♥
 
7. Oniks (Jennifer L. Armentrout):
Adada Daemon ve Kedicik'in eğlenceli diyaloglarını özlemicem mi sanıyorsunuz ha? Benim kalbim yok mu? Şeytanlar, pislikler! Gidin başımdan... ve beni Oniks'le yalnız bırakın!
 
8. Tanrı (Jennifer L. Armentrout):
Jen'in anlatımını feci iyi. Tanrı'da da olaylar ve duygular o kadar iyi yansıtılmıştı ve aksiyon o kadar yüksekti ki bu kitap olmadan bir adaya düşmem imkansız! (Evet, Tanrı da okuduğum halde henüz yorumunu yazmadıklarım arasında.)

9. Uyumsuz (Veronica Roth):
Arkadaşımdan ödünç aldığım kitaplar bitmeden başlamayacağıma dair bir karar almıştım ama emin olun ki içten içe kuduruyorum. Uyumsuz'un olmadığı bir dünya mı? HAYIR.

10. Cam Şato (Sarah J. Maas):
Celaena Sardothien gibi bir karakterin yardımı olmadan bir adada kalmak? Cık cık.



10 Mayıs 2013 Cuma

"Allegiant - Veronica Roth" Kapak Tasarımı

     Veronica Roth'un ilk romanı olan ve büyük başarı yakalayan Uyumsuz'un üçüncü ve son kitabı, Allegiant'ın kapak tasarımını gözdürünüz mü? Ben şahsen aşık oldum o.O

 
      NOT: Uyumsuz şu anda kitaplığımda bana boş boş bakmakta. Okunacaklar listemde dördüncü sırada ve okunur okunmaz yorumu gelecek.

"Kemikler Şehri - Cassandra Clare" Kitap Yorumu

 

KİTAP KÜNYESİ:

Kitap Adı: Kemikler Şehri
Özgün Adı: City of  Bones
Seri: Ölümcül Oyuncaklar #1
Yazarı: Cassandra Clare
Çevirmeni: Selim Yeniçeri
Yayınevi: Artemis
Türkiye Yayın Tarihi: Ağustos 2009
Sayfa Sayısı: 580
Piyasa Fiyatı: 22.00 TL
Goodreads: 4,14
 


ARKA KAPAK:


Vampirler, kurtadamlar, periler, gerçek aşk ve aklınızı başınızdan alacak daha birçok şey. Ölümcül Oyuncaklar hafızanıza kazınacak!

On beş yaşındaki Clary Fray, New York’ta Pandemonium Kulüp’e doğru yola çıktığında bir cinayete tanıklık edeceği hiç aklına gelmezdi. Hele ki, bu cinayetin daha önce hiç görmediği acayip silahlara sahip tuhaf dövmeli üç genç tarafından işleneceğini hayatta düşünemezdi!

Clary, polisi arayabileceğini biliyordu fakat ceset bir anda ortadan yok olunca ve canileri Clary’den başka kimse göremediği için durumu açıklamak pek kolay olmayacaktı!

Clary’nin onları görebilmesine çok şaşıran katiller kendilerini Gölgeavcıları olarak tanıtacaktı. Yani, dünyayı şeytanlardan arındırmaya ant içmiş gizli bir kabile!
 
 

BENİM YORUMUM:

 
     Filminin fragmanına aşık olduktan sonra başlamaya karar verdiğim ve birkaç gün önce biten bir kitap. Cassandra'nın (Jen'le "Hayır, Doğa en çok beni seviyor" şeklinde kavga ediyorlar ^.^) harika serisinin ilk kitabı. Hiç durmadan ikincisine de başladım bu arada.

     On beş yaşındaki baş karakter Clary Fray'in peşinde sürüklediği en yakın arkadaşı Simon'la beraber Pandemonium Kulüp'e gitmeleriyle başlayan hikaye, üçüncü şahıstan anlatılıyor. Genelde karakterlerin kendi düşüncelerine daha çok yer verildiği ve kendimi baş karakterin yerine daha iyi koyabildiğim için birinci şahıstan anlatılan kitapları severim, ama buna rağmen kitap bana kendini sevdirdi.

     Pandemonium. Clary orada bir iblisin -insan görünümünde bir iblisin- tuhaf giyimli üç genç tarafından öldürüldüğünü görünce delirdiğini düşünüyor. Hele de katilleri sadece kendisinin görebildiği hesaba katılırsa...

     Sonradan bu üç sıra dışı genç, Jace, Alec ve Isabelle, kendilerini gölge avcıları ya da başka bir deyişle Nefilim olarak tanıtıyolar: En büyük amaçları dünyayı pek çok farklı formlarda bulunabilen iblislerden temizlemek olan, insan-melek melezi bir tür kabile.

     Sonra Clary'nin annesi bir iblisin saldırısına uğrayıp ortadan kayboluyor.

     Bundan sonrasında işler karışıyor.

     Şimdi genelde yapmadığım bir şey yapıp birkaç ana karakteri şöyle bir tanıtayım:
 
     Clary: Baş karakter. Ressam. Çok sevimli ama hayalimdeki o sert kadın karakterden epey uzak.
 
     Jace: Gölge Avcısı. Geçmişiyle ilgili şeyleri öğrendiğinde feci derecede üzüldüğüm bir karakter. Bad boy. Hazırcevap. Komik. Sarışın.
 
     Alec: Gölge avcısı. En başında nefret edeceğimi sandım ama sonradan hak verdim. Bunu asla söylemez. Bu replikte içten içe öldüm.
 
     Isabelle: Yine Gölge avcısı. Alec'in kardeşi. Sanırım Simon'dan hoşlanıyor. Hayalimdeki sert kadın karaktere Clary'den daha yakın. Ondan da nefret edeceğimi sanmıştım ama sonradan çok sevdiğime karar verdim.
 
     Simon: Clary'nin en yakın arkadaşı. Aşırı tatlı. Simon tam hayalimdeki arkadaş.
 
     Valentine: Kötü adam ve berbat bir baba. Yine de bu karakterle ilgili şüpheye düşen tek ben değilim sanırım, öyle miyim?

     Kitaplarla evlenip, çocuk sahibi olup, sonsuza kadar mutlu yaşadığınız ve beraber günbatımına doğru yürüdüğünüz bir dünya dileten bir kitaptı. Bence böyle bir yasa çıkartılmalı. Neden kitaplarla evlenemeyelim ki? Onları dışlamayın, onların da bir canı, duyguları ve kalpleri var. Sevenleri ayırmayın.

     ...Ya da kısaca çok güzeldi de diyebilirmişim.
 
     İlk kitap olduğu ve biraz karışık bir dünyada geçtiği için, dünyayı açıklama kısmı biraz fazla uzun sürdü ve sıktı, o kadar. Ama çok iyi bir seri olacağa benziyor.

5 Mayıs 2013 Pazar

KİTAP TANITIMLARI: Fırsatçı, Füzyon, Senden Önce Ben

     Sanırım yayınevleri daha önümde uzun bir okunacaklar listesi olduğunu biliyorlar da birleşip bana inat daha çok kitap çıkarıyorlar. Yeni kitapları mı almalıyım, aylardır "beni al" diye bağıran bebeklerimi mi? Lanet olsun!!!

     Sonuç olarak, bu ay çok güzel kitaplar çıktı/çıkacak. Ben de onları size tanıtayım dedim ama kim uğraşır hepsiyle di mi? Bu yüzden kendimce çekiliş gibi bir şey yaptım ve şanslı üç kitabı size tanıtıyorum.


Kitap Adı: Fırsatçı
Özgün Adı: The Opportunist

Seri: Love Me With Lies #1
Yazarı: Tarryn Fisher
Çevirmeni:
Meltem Türkmen
Yayınevi: Aspendos
Türkiye Yayın Tarihi: Mayıs 2013
Sayfa Sayısı: 316
Piyasa Fiyatı: 18.00 TL
Goodreads: 4,26




Kalbini sadece bir kez verebilirsin; ondan sonraki her şey ilk aşkının peşinden gelir.
Her fırsattan istifade etmesiyle bilinen sivri dilli Olivia Kaspen, akılsızca çekip gitmesine izin verdiği eski erkek arkadaşı Caleb Drake ile şans eseri karşılaşınca kendisini ilk aşkıyla ikinci bir şans isterken bulur.

Caleb’ın hafızasını kaybettiğini öğrenen Olivia, onu geri kazanmak için ne kadar ileri gidebileceğine karar vermelidir. Ancak gerçek kimliğini ve kötü geçmişlerini gizli tutmaya çalışan Olivia'nın en büyük engeli Caleb'ın kurnaz yeni kız arkadaşı, Leah Smith'tir.

Böylece bu iki hırslı kadın arasında kendilerini hatırlamayan bir adamı elde etmek için girdikleri vahşi bir mücadele başlar. Ama çok geçmeden Olivia, bir zamanlar kendisinin olanı almak için savaşırken yalanlarının sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalır.

Peki, aşk her şeyi affeder mi?


Uhm.... Konusu kulağa ilginç geliyor. Ama benlik değil. Ben aksiyon istiyorum, kan dökülsün istiyorum. Yine de bu türün meraklıları için oldukça güzel bir kitap.



Kitap Adı: Füzyon
Özgün Adı: Fuse

Seri: Pure #2
Yazarı: Julianna Baggott
Çevirmeni:
Belgin Selen Haktanır
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Mayıs 2013
Sayfa Sayısı: 468
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 4,13

"Talebimizi reddederseniz, rehineleri öldürecegiz..."

Kıyamet günü gelip de İnfilaklar yaşandıgında,
Kubbedekiler güvendeydi. Hayatta kalan dışarıdaki perişanlar, külün ve dumanın ortasında yaşam savaşı verirken, Pürler sırça köşklerinde yara almadan hayatlarına devam etmişti.

Şimdiyse Pürlerin önderi Willux oğlunu geri almak adına hayatta kalanlara karşı korkunç bir saldırı düzenliyor. Ona karşı mücadele etmek için küçük bir grup biraraya geliyor: savaşçı Lyda, devrimci Bradwell, muhafız El Capitan ve gizemli geçmişi peşini bir türlü bırakmayan Pressia, Evveliyata dair bir dizi şifreli ipucunu çözüp hayatta kalanları kurtarmaya çalışıyor.

Füzyon, geleceklerini kurtarmak ve dünyanın kaderini degiştirmek için mücadele eden insanların nefes kesen hikâyesi.

Grotesk bir anarşinin hüküm sürdügü bir dünyayı anlatan post-apokaliptik seri, Pürden sonra, Füzyon ile okurunu bambaşka korkularla yüzleştiriyor.

"Oğlumuzu istiyoruz."

"Baggott, vahşetten, kara mizahtan ve iyi yazılmış güçlü diyaloglardan başarılı bir alt tür yaratmış ."
Publishers Weekly

Pür kitabının ikincisi sonunda çıktı! D&R'ın sitesinden hemen şimdi sipariş edebiliyorsunuz. Distopyanın dibine vurmuş, işlerin iyice çığrından çıkmış olduğu bir kitap. Ama bu da benlik değil. Benim distopya sınırım Ashes Trilogy'de bitiyor -benimki bile -_-




Kitap Adı: Senden Önce Ben
ÖzgünAdı: Me Before You

Yazarı: Jojo Moyes
Çevirmeni: Ayşe Görür

Yayınevi: Pegasus
Türkiye Yayın Tarihi: Mayıs 2013
Sayfa Sayısı: 480
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 4,34



Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu…

Yaşamın ince detayları Lou’dan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşı
k soru ve cevaplarla dolu olduğu…

Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.

Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lou’nun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?

Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün…

Hep beni aşan kitapları seçmişim ama olsun, belki seven vardır. Konusu sadece aşk olan, fantastik veya en azından eğlenceli şeylerin katılmadığı kitapları sevmiyorum. Romantizm, kitap okurken ağlamak falan hiç benlik değil. Fakat türün hayranları için oldukça duygusal bir şeye benziyor. Falan filan.