18 Mart 2016 Cuma

Kitap Alışverişi #9: Doğum Günü Hediyeleri Falan

     Selam! Yazmam gereken bir sürü yorum var ama ben alışveriş yazısı yazmak istedim. Hala 2015'te okuduğum kitapların yorumunu bekletiyorum. Ama merak etmeyin, hepsini hatırlıyorum.
 
     Bir de Shadowhunters'ın ilk sezonuna upuzun bir yorum gireceğim demiştim. Ne zaman sezon finali yapıyor bilmiyorum ama şu kelimeleri yazdığım anda yayınlanmış olan on bölümden altısını izledim. Onu da biraz geciktirebilirim ama emin olun fazlasıyla ayrıntılı bir yazı olacak ve muhtemelen son şeklini vermek birkaç günümü alacak. Neyse, kitaplara geçelim.
 
 
     Karşısınızda Buz ve Ateşin Şarkısı'nın dördüncü ve beşinci kitapları. Üçüncü kitabı bitirdim ve devam etmeyi çok istiyorum ama öğrendiğime göre Kargaların Ziyafeti diğer kitaplardan bile daha yavaş ilerliyor ve en sevdiğim karakterlerin çoğu yok. Asıl okumak istediğim Ejderhaların Dansı ama aramızda iki koca cilt var. O yüzden şimdilik bakışıyoruz.

 
     Paralama Defteri'ni eminim duymuşsunuzdur, belki Wreck This Journal adıyla görmüşsünüzdür. Henüz tertemiz duruyor. Ne ara başlarım bilmiyorum, muhtemelen yazın. Umarım varlığını unutmam.
 
 
     Ve üstte gördükleriniz aslında diğerlerinden çok daha sonra alınan doğum günü hediyelerim. Hepsini D&R'dan bizzat seçtim ve içerideyken bütün güzel kitaplardan başım dönmüştü ama çıktığımda istediğim çoğu kitabın olmadığını fark ettim. Artık nerede hangi kitapların durduğunu ezberledim. Bence bir çılgınlık yapıp her şeyi yeniden düzenlemeliler. Hatta ben olsam bazı kitapları saklar ve bulana hediye edeceğimi söylerdim. Birkaç saklama yeri olarak tavanı, başka kitapların cildini ve çalışanların giysilerini öneriyorum. Fikirlerinizi dinleyebilirim.


      Sissoylu'yu okumadıysanız bile belki elinize almışsınızdır. Sayfa sayısı az ama devasa bir kitap. Yazıların ne kadar küçük olduğunu görünce inanamadım. Buz ve Ateşin Şarkısı'nın her kitabından sonra, okuduğum diğer kitapların yazıları gözüme devasa geliyor. Sissoylu'yu okuduktan sonra ne olurum bilmiyorum. Carry On, yazarın Fangirl kitabındaki Cath'in yazdığı fantiction'ın kitap hali. Fangirl 2014'te okuduğum en güzel kitaplardan biriydi ve o zamandan beri Rainbow Rowell okumaya devam etmek istiyordum.

 
     Death Note'u kesin biliyorsunuzdur. Animeyi, önce mangayı okumak için izlememiştim. İlk manga okuyuşum. Birincisine başladım bugün. Sanırım tüm seriyi okuyup animeyi izledikten sonra topluca yorum girerim.
 
     Manga, anime vs. önerebilirsiniz. Son zamanlarda Asya şeylerine kafayı taktım. Anlatayım çünkü başka işim yok. Kore dizileri mesela. You're Beautiful çok tatlıydı. Playful Kiss'e aylar önce başladım ama hala bitmedi. İlk bölümler komikti ama sonra o da kalmadı. Hayatımda izlediğim en saçma, en aptalca, en iğrenç dizi. Acıdan zevk alıyorsanız izleyin. Şu an Secret Garden'ı izliyorum, pek sevemedim ama seveni de çok. Kore dizileri inanılmaz saçma şeyler ama yine de izlemeye devam ediyorsunuz. Türk dizileri gibi aslında ama 500 yerine 20 bölüm çekiyorlar. Şu yazımda izlediğim ilk beş Kore dizisini söylemiştim, yorum yapmamıştım ama hepsi harikaydı. İzleyecekseniz onları izleyin ve bir de You're Beautiful'u.
 
     Bir yazımda da Hana Yori Dango'nun adı geçmişti. BOF'un daha eski Japon versiyonu. Hepsinden önce bunu izleyin. İlk birkaç bölümden sonra mükemmel bir dizidir. Hala yasını tutarım. Ani bir çılgınlıkla Kimitachi no Hanazakari e diye bir Japon dizisinin iki bölümünü izledim. İnanılmaz saçma ama eğleniyorum. Zaten beğenirsem bir daha bahsetmenin bir yolunu bulurum.
 
     Bitirdim gidebilirsiniz.