5 Şubat 2016 Cuma

"Mekanik Kalp - Mathias Malzieu" Kitap Yorumu


KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: Mekanik Kalp
Özgün Adı: La Mécanique du Cœur
Yazarı: Mathias Malzieu
Çevirmeni: Gülçin Şahin
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Ağustos 2011
Sayfa Sayısı: 148
Piyasa Fiyatı: 13.00 TL
Goodreads: 3.61
 
 
ARKA KAPAK:
 
Edinburg, 1874.
 
Jack dünyanın en soğuk gününde doğar. Ancak kalbi donmuştur. Doğumuna yardım eden yarı-büyücü, yarı-şaman ebe, sakat kalbin yerine bir saat yerleştirerek bebeği kurtarmayı başarır. Jack artık tüm duygusallıklardan uzak durmak koşuluyla yaşayabilecektir: Yani öfkelenmemeli ve en önemlisi de âşık olmamalıdır. Ama küçük bir sokak şarkıcısının kor gibi bakışları, kahramanımızın kalbini çetin bir sınamadan geçirir. Her şeyle karşılaşmaya hazır olan Jack, onu İskoçya’nın koylarından alıp Granada’ya değin götürecek ve ona aşkın eziyetiyle birlikte büyük zevklerini de tattıracak olan, Don Kişotvari bir aşk arayışına atılır.

Aşk gerçeğinin fantastik unsurlarla iç içe geçtiği bu modern masal, ironinin zorlu zirvelerinde geziniyor. Mekanik Kalp, farklı olanı reddetmenin şiddetini, büyük çocukların takdirine sunuyor.
  
 
BENİM YORUMUM:

     Bu kitapla ilgili aklıma gelen ilk sözcük tuhaf.
 
     Baş karakterimiz Jack dünyanın en soğuk gününde doğar. Kalbi donmuştur, o yüzden doğumuna yardım eden Doktor Madeleine kalbinin yerine bir saat yerleştirir. Madeleine onu gözden uzak yetiştirir çünkü kalbinin dış dünya için yeterince güçlü olmadığını düşünür. Onuncu doğum gününde Jack ilk kez şehre gider ve Bayan Akasya adlı bir sokak şarkıcısına aşık olur.
 
     Masalımsı, garip ama tatlı bir hikaye bekliyordum. Aslında bunları Mekanik Kalp için söyleyebiliriz ama beklediğim gibi değildi. Mantıklı olmak için çaba sarf etmeyen, absürt olayları metaforik olarak işleyen bir hikaye olarak başladı. Ama sonlarda yazarın, mekanik kalp olayına çok bilimsel olmasa da küçük bir açıklama getirmeye çalışması benim için bunu öldürdü. Bazı gariplikler anlamlı bir şekilde kurgulanmıştı (Jack'in kalbinin anahtarını Akasya'ya vermesi vs.) ama bazı gariplikler düpedüz saçmaydı.
 
     Aslında çok büyük potansiyeli vardı. Okurken farklı bir şekilde yazılsa çok daha güzel olacağını düşünmeden edemiyorsunuz. Yazarın ne yapmaya çalıştığını anladım ama yapamamış. Güzel bir konuyu harcamış.
 
     Kitapta zamanının ötesinden kavramlar vardı. Tarihi gerçekçilik ya da mantık beklediğimden değil ama yazar biraz araştırma yapsaymış iyiymiş.
 
     Bir de animasyonu var ki inanılmaz bir şekilde daha da tuhaftı. Karakterlerin repliklerine kadar kitapla tamamen aynı başlayıp apayrı yerlere gitti. Müzikliydi, hoştu. Biraz sıkıcıydı. Jack ve Bayan Akasya kitapta olduğu kadar uzun zaman geçirmediler, aşkları daha az inandırıcıydı. Sonu çok daha farklıydı, daha belirsizdi ve daha güzeldi.
 
     Belli başlı karakterler arasında şekillenen, kolay okunan bir kitaptı ama öyle çok da akıcı değildi. Konusu kadar ilginç değil. Zaten aldıysanız okuyun ama almadıysanız boş verin.
 
     Yorumu kısa bulduğumdan alakasız şeyler söylediğim kısım:
 
     Yazmam gereken çok fazla yorum birikti. Ne ara yazacağım bilmiyorum. Ama çok da sorun değil çünkü yeni kitaplar okumuyorum. Yine dizilere saldırdım. En son You're Beautiful bitti. Boşluğunu dolduracak bir şey bulamıyorum, ona benzer bir şey biliyorsanız acilen fırlatın. Hana Yori Dango'ya başladım ama birkaç güne biter. Önerilerinize açığım.
 
ALINTILAR:
 
"Kalbi çok sert, galiba donmuş."
"Benimki de öyle, inanın abartmaya değmez."
(sf. 4)
 
 
Saat kırılgan olsa da küçük şarkıcı oraya rahatça yerleşmişti bile. Külçe gibi ağır valizlerini her köşeye yerleştirmişti, yine de onunla tanıştığımızdan beri hiç bu kadar hafif hissetmemiştim.
(sf. 20)
 
 
Sanırım saatim kırık kalpleri mıknatıs gibi çekiyordu. Madeleine, Arthur, Anna, Luna, hatta Joe; ve şimdi de Méliès. Bana öyle geliyor ki onların kalpleri iyi bir saatçinin bakımına benimkinden daha fazla ihtiyaç duyuyor.
(sf. 51)
 
 
Saat kalbimin olduğu paketi vermek için cesaretimi iki elime aldım.
...
İçinde ne olduğunu anlamaya çalışıyormuş gibi yaparak kutuyu salladı.
"Kırılacak bir şey mi?"
"Evet, öyle." 
(sf. 134)

PUANLAMA:
 
3 Taç: Ortalamaydı. Okumasan da olur.
 
Üç verdiğim kitaplarda genelde okuyup okumamanızı söylemek yerine kararı size bırakırım. Sadece hayalinizdekiyle örtüşmeyebileceğini hatırlayın. Bunun yerine çok daha güzel kitaplar okuyabilirsiniz ama zaman kaybı olamayacak kadar da kısa.