8 Aralık 2016 Perşembe

Kitap Alışverişi #12: Birikmişler

 
     Karşınızda çok sayıda ayrı alışverişin birleşiminden oluşan birikmiş bir alışveriş yazısı. Aslında böyle bir şey yazmayı düşünmüyordum ama yüz yıldır kitap yorumu dışında bir şey paylaşmadığım için yazayım dedim. Kitaplar o kadar uyumsuz şekillerdeydi ki ne şekilde dizeceğimi bilemedim. Ortaya yukarıdaki görüntü çıktı. İlginizi çekmek için ne bok yiyeceğimi şaşırıyorum.


 
     Bunları hızlıca geçelim çünkü hepsi okul için okuyacaklarım. Sokrates'in Savunması'yla Memleketimden İnsan Manzaraları'nı okudum, Goodreads'te sırasıyla üç ve dört puan verdim, yorum girmeyeceğim. Sefiller, Anna Karenina ve Savaş ve Barış'ı zaten okumayı düşünüyordum ama okul için olmasa muhtemelen bir yirmi yıl sonra falan okurdum. Gerçi sonradan Anna Karenina'yı Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlar'ıyla değiştirmişler ama sorun yok, zaten Anna Karenina'yı da bir gün okuyacaktım, sadece şimdi bu gerçekten bir yirmi yıl sonra falan gerçekleşecek. On birinci sınıf öğrencilerine böyle uzun kitaplar okutmak çok mantıklı cidden. Gerçi hepsine de oy vermiştim. Ve kesin kısaltılmışlarını okuturlar ama dokuzdayken Don Kişot'u okuttuklarında da kısaltılmışını okumamıştım, şimdi de okumam. Doğa'lar mazoşisttir. Ayrıca bunların hiçbirine yorum girmeyeceğimi bilmenizde fayda var. Doğa'lar klasikleri yorumlamaz.


     Karanlığın İçinden, Karanlık Zihinler üçlemesinin ara kitaplarının birleşimi. Seriyi tamamlamak adına aldım, yoksa daha hiçbir kitabı okumadım. İlgimi kaybettiğimden falan değil, hatta gerçekten beğeneceğimi düşünüyorum, ama nedense elim gitmiyor. Titan'ın Laneti'ni de ne zaman okurum bilmiyorum, nasıl olsa Rick Riordan'ın yazma hızına asla yetişemeyeceğim için acele etmiyorum. Aklıma geldi de ben daha Canavarlar Denizi'ne yorum girmedim. Çok malım of.
 
     Sonsuzluğun Sonu'nu okudum, buna yorum girerim bak. Cessie'den görmesem muhtemelen asla haberimin olmayacağı bir kitap. Ne yaparsınız zaman yolculuğuna direnemiyorum. Aslında doğrudan önerdiği daha yığınla kitap ve yazar var ama onları da okuyacağım, ehe, eninde sonunda.
 
     Kitaplığımdaki okunmamış kitap sayısı o kadar fazla ki hiçbirini okuyasım gelmiyor. Ama okuma isteğimi canlandıran tek şey de yeni kitap almak. Bayağı ironik. Artık kitapları yirmişer yirmişer değil ikişer üçer almaya çalışıyorum ama bakalım. Yeni çıkanların hiçbirini okumadım. Bir yerde yeni çıkan bir kitap varsa bilin ki iki yıl sonra alıp beş yıl sonra okumayı planlıyorumdur. Keşke buna gerekçe gösterebileceğim ruhsal bunalımlarım olsaydı ama yok. Size şu ana kadar verdiğim bütün gerekçeler de yalan zaten. Okulun yoğun olduğu doğru ama ben nasıl olsa derslere fazladan zaman ayırmıyorum, çoğunlukla okula bile gitmiyorum zaten ve o devamsızlıklar yakında götümde patlayacak. İki yıldır kullandığım bir diğer bahane de "kitap okumadığım için yazı yazmamam" ama şu an elimde istediğim zaman yazabileceğim sayısız yorum var. Dürüstlük isterseniz bence sorun sizde.
 
     Düşünün bir.
 
     Bu ayın sonunda şu "Obur Kitaplık'ın Yeni Yıl Yazısı" şeyini yine yazacağım. Ne kadar alakasız saçmalık varsa orada konuşuruz. Siz de o zamana kadar neyi yanlış yaptığınızı düşünün. İlişkinin kurtulması için iki tarafın da çaba sarf etmesi gerekir.