4 Ağustos 2016 Perşembe

"Gokusen - Kozueko Morimoto" Manga ve Dizi Yorumu

 
     Selam bebekler. Heyecan verici bir yazıyla karşınızdayım. Kitap yorumu falan yazarken genelde hepinizin çoktan okuduğu ve bildiği şeyleri yazıyorum, korkarım bazen sadece karşılıklı sıkılıyoruz. Ama bugün hiçbirinizin daha önce duymadığına -neredeyse- emin olduğum bir manga ve diziden bahsedeceğim. Asya dizileri konusunda uzman olduğumu ilan edebilirim sanırım, yani etrafta daha uzman biri olmadığı sürece. Hayır, utanmıyorum. Gokusen neredeyse klasikleşmiş bir manga ve dizi. Tanıdığım kimse mangayı bilmese de oralarda bir yerde Japon dizileri izleyen biri varsa Gokusen'i mutlaka duymuştur. Mangayla diziyi birlikte yorumlayacağım çünkü çok seviyorum lanet olsun. Sizinle işim bittiğinde ya okumak ya izlemek isteyeceksiniz. Aslında kendimi tutmayıp dizi yorumu da yapmaya başlasam hepinizi kendime benzetirim. Ama yapmıyorum. Henüz.
















 
     Ben size bir ara Kore dizileri izlemeye başladığımı söylemiştim ya, bir süre sonra Japon dizilerine başladım ve sonra kontrolden çıktığım için sizi bilgilendirmeyi bıraktım. Gokusen izlediğim üçüncü Japon dizisi ve güzellik açısından da üçüncü. Ama Japon dizilerinde çok göremeyeceğiniz bir şekilde üç koca sezonu olduğu için çok bağlandım. Daha sonra söyleyeceğim bir nedenle de internetten mangasını okudum. Sizi havaya sokmadan söyleyeyim, sanırım Türkçesi yok, ama İngilizcesi var elbette ve benim okuduğum çeviri güzeldi. Yine de internetin karanlık köşelerine bakın isterseniz. Neyse. Gokusen on beş ciltlik bir manga.

     Şimdiden söylüyorum. Abartacağım. Gokusen'den tamamen nefret edip bir daha asla önerilerime güvenmemeye karar verebilirsiniz de ama bu riski alacağım. Zaten bu yazının sonunu getiremezseniz Gokusen'in sonunu da getiremezsiniz. Hem manga hem dizi başlarda bayağı saçma. Sonrasında daha da saçma. Şöyle söyleyeyim, daha önce Japon dizisi izlemediyseniz şok olabilirsiniz. (Hayır, anime sayılmaz.)

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
    
 
 


Yamaguchi Kumiko, takma adıyla Yankumi, bir matematik öğretmeni. Ama herkesten sakladığı bir sırrı var, Yankumi bir Yakuza ailesinin varisi. Dan dan dan.

Yankumi dünyanın en tatlı, en salak, en güzel insanlarından. Evet biliyorum gözlüğü ve saç modeli yüzünden salağa benziyor ama aslında Yukie Nakama (oyuncu) çok güzel bir insan. Yankumi hep erkek okullarının en belalı öğrencilerinin olduğu sınıflara verilen bir öğretmen. Sonra bunları adam etmeye falan çalışıyor. Matematikten başka her şeyi öğretiyor.
 
Shin'i ve diğerlerini hepimiz seviyoruz ama Gokusen'i Gokusen yapan Yankumi. Aslında manga Yankumi'ye, dizi öğrencilere odaklanıyor. Bu yüzden mangada ve dizide bazı farklılıkları olsa da iki versiyonu da çok tatlı ve hepinizin onu tanımasını istiyorum.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


     Çizimler öyle harika değil, vasat bile diyebiliriz ama Yankumi'nin kafasının tuhaf görünmeyi bıraktığı noktadan sonra (gerçek bir trajediydi) çok da gözünüze batmıyor. Yankumi'nin hayatını hem evdeki Yakuza olayları, hem de okuldaki olaylar ile takip ediyoruz. Evet, öğrencilerinden biriyle aşk yaşıyor, adı Sawada Shin. Shin'e bayılmayan kimseyi görmedim bugüne kadar. O yüzden mangayı okuduktan sonra diziyi izlemeye kalkarsanız Shin'le Yankumi bir araya gelmediği için sinir krizi geçirebilirsiniz. Kalbinizdeki minik romantiği mutlu etmek istiyorsanız önce diziyi izleyin, ki bunu ben söylüyorsam bir sebebi vardır. Dizide değiştirdikleri çok şey var ama belki önce diziyi izlediğimden, belki oyuncuları sevdiğimden, yaptıkları bütün değişiklikleri onaylıyorum. Her şeye rağmen ikisinin aynı hikaye olduğunu hissedebiliyorsunuz, o yüzden ikisini birlikte yorumlayacağım.

     Şimdi diziden bahsedeceğim çünkü dizide, mangada olmayan ve bahsetmeden geçemeyeceğim karakterler var. İlk sezonda orijinal karakterleri kullandıktan sonra yenilerini getirmeye başladılar. Mangadaki olayların büyük kısmı dizide olsa da dizi manganın daha sansürlü bir versiyonu gibi. Olaylar açısından mangayı tercih etsem de Gokusen'i sevmemin başlıca nedeni karakterler ve hepiniz onları tanımak zorundasınız. Sezon sezon gidiyorum çünkü her sezonda öğrenciler değişiyor ama Yankumi hep aynı Yankumi.
 
GOKUSEN 1 (Shirokin)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
     Öncelikle Sawada Shin. Mangayı okumayanlar için de en sevilen karakter ama sadece ilk sezonda oynadı. Zaten mangayı okuma sebebim de Shin'le Yankumi'nin bir araya gelmesini istememdi çünkü dizide bu çifti çatır çatır harcadılar. Romantizm istiyorsanız diziyi bırakıp mangaya dönün zaten. Aslında romantizm istiyorsanız gelin size başka bir şey önereyim. Yankumi ilişkiler konusunda berbat. Shin'i fark etmedin ya salak kadın. Shinohara da yok dizide, ezik ezik heriflere vurulup duruyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
     Shin sınıfın lideri ve mükemmel bir karakter. Öncelikle Gokusen'in gördüğü en zeki, en mantıklı insan. Yankumi'nin asla kandıramadığı tek öğrencisi ve sırrını öğrenen ilk kişi. Biraz soğuk duruyor ama gereksiz kavgalar çıkarıp durmayan tek kişi. Yankumi güçlü, Shin zeki. Birlikte harikalar. Shin olmayınca Yankumi bütün sorunlara tek başına atlıyor. Geri zekalı.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
     Ayrıca Matsumoto Jun tarafından canlandırıldı ki kendisi en sevdiğim en sevdiğim Japon aktörlerden. Japon dizilerini biliyorsanız Hana Yori Dango'yu biliyorsunuzdur, Hana Yori Dango'yu biliyorsanız Matsumoto Jun'u biliyorsunuzdur. Shin'in saç rengini değiştirdikleri için de kızmıyorum, Matsumoto Jun'u kırmızı saçla düşünemem. Kişiliğini de değiştirmişler zaten.
 
     İlk sezonda özellikle bahsetmemi gerektirecek başka bir karakter yok ama şu ilk gifteki sarı saçlı insana da bir paragraf verelim. Adı Uchi ve Oguri Shun tarafından canlandırılıyor. Oguri Shun her yerden fırlıyor. İzlediğim ilk üç Japon dizisinde de vardı ve ben hiçbirini önceden bilmiyordum, saçlarını her seferinde ayrı bir boka batırdığı için tanımam hep birkaç dakika sürüyor ve sonrasında saatlerce gülüyorum. Hana Yori Dango'da da Matsumoto Jun'la oynamıştı, çok tatlılardı. Keşke beraber daha çok projede yer alsalar.
 
     İlk sezonda daha önceden tanıdığım bir oyuncu daha var ama onu Hanazakari no Kimitachi e'deki rolünden sonra ciddiye almam mümkün değil, Hana Kimi'de oynayan hiçbir oyuncuyu ciddiye almam mümkün değil zaten ve elbette buna Oguri Shun da dahil. Zaten ikinci Japon dizinizden itibaren her yerden tanıdık yüzler fırlamaya başlar ve bu çok eğlencelidir.

     Bazen Gokusen'in en iyi sezonunun ilki olduğunu düşünüyorum. Sonra Shin'i karıştırmadan düşününce 2'den daha çok etkilendiğimden şüpheleniyorum. Kurgu olarak hangisi daha iyi bilmiyorum. 1'de Shin var ama 2'de diğer bütün tatlı insanlar var. Sanırım kafamda sonsuza dek savaşacaklar.
 
GOKUSEN 2 (Kurogin)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     İkinci ve üçüncü sezonlarda Shin'in boşluğunu doldurmak için erkek baş karakterleri ikişer ikişer getirdiler ama dördünü toplasanız bir Shin etmez. Gokusen'in ikinci sezonundan itibaren aynı şeyleri tekrarlamaya başladığını düşünüyorsunuz ama tamamen bitirip geriye döndüğünüzde Gokusen'in zaten bu tekrarlar üzerinden ilerlediğini fark ediyorsunuz. Dizi tekrar etmek istiyor. Ve bana, aynı şeyleri yüz kere sıkılmadan izleyip her bölümde aynı esprilere gülebildiğimi fark ettirdi. Siz daha zeki bir insansanız birinci sezonda bırakırsınız.

 
 
Karakterlerimiz, solda Yabuki Hayato ve sağda Odagiri Ryu. Sınıf lideri Hayato ve baş karakter Ryu, ama ben şahsen Hayato'ya aşığım.
 
 
Ryu dizinin Shin'den sonra en sevileni ve Matsumoto Jun gelemeyince Gokusen'in filminde başrolü oynadı. Shin olmasa Yankumi'yle olmasını isteyeceğim kişi Odagiri olurdu ama ne yaparsınız ki Shin var. Yine de sevimli bir insan, ikinci tercih olsa da filmde çok tatlıydı. Bunu tanıdıktan sonra Shin hiç de soğuk gelmemeye başlıyor.
 
 
 
Alın size Hayato.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 



Ekranı okşayabilirsiniz. Mangada Shin'in Yankumi'yi düelloya davet ettiği sahneyi dizide Hayato'ya verdiler. Dizi Yankumi'sinin en feci dövdüğü öğrencisidir ama ne kadar sevsem de aranıyordu. Nedense bana Ji Sung'un bir çeşit Japon versiyonu gibi görünüyor, belki hareketleri yüzünden, belki ben manyağım.












En iyi yan karakterler bu sezondaydı. Ve Hayato. Hayato'yu unutmayalım. Odagiri'yle Hayato'nun dövüşmesi kadar seksi bir şey yok. Sapık olabilirim ama doğruları konuşuyorum.













GOKUSEN 3 (Akadou)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Liderler Ogata Yamato ve Kazama Ren. Yamato en sağdaki ve bu sezondaki tek zeki insan. Ama benim sevdiğim, Shin bozması saçları ve Hayato bozması kişiliğiyle Ren. Bu ikisinin kısa süreli düşmanlıklarını ciddiye alamamıştım ama Odagiri'yle Hayato'yu elime geçirsem tüm gün dövüştürürüm.
 
 
 
 
 
 
 
 

 
 
 
 
Üçüncü sezonda Yankumi'yle öğrencileri arasındaki yaş farkı iyice açıldığından tam çocuk gibi davranıyorlardı. Ve çok sevimlilerdi. Bence Yankumi'ye en çabuk alışan, en fazla bağlanan ve onu sevdiklerini inkar etmeye çalışmayan öğrenciler bunlardı. Yankumi için en sevimli şeyleri de bunlar yaptı. En etkileyici değil ama en sevimli. (En etkileyici şey mangadaki fundoshi sahnesi.) Çok tatlısınız lanet olsun.

Gokusen'in her sezonunun genel olarak kendini tekrarlamasına aldırmıyorum ama 3'te bütün bölümler aynı şekilde sonuçlandığı için ölümüne sıkılmıştım. Sonunda farklı bir şey yaptılar en azından. Yine de en vasat sezon diyebilirim.

GOKUSEN: FİLM




Film çok güzeldi çünkü bütün Gokusen klişelerinin bir araya toplanıp üstüne bir sürü yeni şey eklenmiş haliydi ve bütün öğrencileri tekrar görüyorduk. İki tanesi hariç. Shin ve Hayato. En sevdiklerim. Neden Gokusen? Neden?






Odagiri hala suratsız. Yankumi hala Yankumi. İlk kez mangadaki gibi biraz daha ciddi bir şeylerle uğraşıyorlar. 3'ün özel bölümünde tanıştığımız yeni sınıfımız ve liderimiz de var ve dört sınıf bir araya geliyor. Ama Hayato'nun Odagiri'yi bırakması acayip saçma. Shin'in Kuma'yı bırakması daha da saçma. Üç sezon boyunca kendini rezil ettikten sonra Yukie Nakama'nın dövüş yetenekleri azıcık gelişmiş. Yine duvarı yıktı kadın. Manyak mı ne.



Gokusen 3 ekibinin, Odagiri'yi Yankumi'nin sevgilisi sandıkları bir sahne vardı. Ah çok güzeldi. Yıllardır sevgili bulamadığı için çok dalga geçiyorlar. Shin'i kaçırdın be kızım. Neyse en azından mangada bir araya geliyorlar. Ama Odagiri'nin Yankumi'ye aşık olduğuna dair şüphelerim hep vardı. Ya da Hayato'ya. Aslında herkese aşıkmış gibi bakıyor.




Ama şu sahnede emin oldum. Çok salaksın Yankumi. Kırdığın her kemiğe karşılık bir de kalp kırdığını bil. Çocuğun Akadou'ya senin için geldiğini bile anlamadın. Salak.



Odagiri nasıl başardıysa daha da çocuk gibi görünüyor. Şu yazı için Tumblr'da giflerle boğuşmaya başlayana dek Odagiri'nin yüzünü sadece ifadesiz olarak düşünmüştüm, herkese ve her şeye ne kadar üzgün ve aşık baktığını fark etmemiştim. Kıyamam. Keşke bir sarılsaydın Yankumi. Ah Yankumi.


MANGA - DİZİ KIYASLAMASI

     Dizide Yankumi'yi sadece öğrencileri için endişelenirken görüyoruz. Mangada okulla alakasız Yakuza olayları da çok fazla. Yankumi çoğunlukla aynı, hem sert hem sevimli. Ama dizide "Dövüş çıplak elle, teke tek ve değer verdiğin bir şeyi korumak için yapılır" felsefesini benimsemişken mangada önüne gelene geçiren, kana susamış, manyak bir kadın. Ama nedense dizide daha yenilmez, daha aklı başında. Bu yüzden dizi Yankumi'si muhtemelen sonsuza dek bekar kalacak olsa da umurumda değil ama manga Yankumi'si Shin olmasa çoktan kendini hapiste bulmuştu. Dizi Yankumi'sinin asla yardım kabul etmemesi beni delirtiyor, mangadaki bazı gerçekten ciddi durumlarda ailesi gücünü kullanmıştı, ama dizide Yakuza havasını hiçbir şekilde hissetmiyorsunuz. Ailedeki kimse gerçekten tehlikeli görünmüyor.

     Dizide her bölüm hemen hemen aynı. Yankumi: Değerli öğrencilerime dokunmayın. Eli sopalı adam: Sen de kimsin? Yankumi: Ben mi? Ben o çocukların öğretmeniyim. *Eli sopalılar güler* Yankumi: *Saçlarını açar, gözlüğünü fırlatır, saçlarını savurur* Değerli öğrencilerimi korumak söz konusuysa kendimi tutmayacağım. Mangada çok daha çeşitli olaylar oluyor ama genel fikir şöyle. Yankumi: Şu adam nefes alıyor gidip döveceğim. Shin: Saçmalama Yankumi otur oturduğun yerde. Alternatif: Yankumi: Şu adam mantıklı bir sebepten sinirimi bozuyor gidip döveceğim. Shin: Dur sana yardım edeyim. Yankumi: *Shin'i bayıltır*

     Dizide Yankumi: Hadi çocuklar günbatımına doğru koşalım. Çocuklar: Güneş batmıyor bile! Mangada Yankumi: Yine sinirlendim 30 tur koşun veletler. Tamamlayamayan benimle güreşir.

     Yaşanmış Gokusen olaylarından alınmıştır.











     Dizide tamamen atılan karakterlerimiz de var elbette. Shinohara varmış gibi yapmışlar ama aslında yok. Sadece ismi alıp yeni bir karaktere vermişler. Kyo-san'ı çıkarmışlar, ona cidden üzüldüm. Bir de manyak köpek Fuji'yi çıkarmışlar ama sağlıklı düşünebilen bir insanın yapacağı da bu olurdu. Fuji'ye bayılıyorum, Shin'i takip edip tuhaf maceralara sürükleyen bir köpek kendisi. Elbette konuşuyor. Mangada sadece Fuji ve Shin'in maceralarını içeren özel bölümler var. Bütün manga boyunca en çok güldüğüm yerin 11. cildin özel bölümü (Let's Go to a Goukon) olduğunu özellikle hatırlıyorum.

     Animesi de var elbette ama çok salakça görünüyor. En çok mangayı öneririm ama on beş cilt olduğu gerçeğini göz önünde bulundurun.




Japon dizilerine yabancıysanız:
Daha önce anime izlediyseniz en azından seslerine alışkınsınızdır, çünkü bana saçma gelse de konuşma şekillerine katlanamayan insanlar da var. Yine de sizi dizilere ne kadar hazırlayabilirim bilmiyorum. Kore dizilerine benzeyeceklerini düşünüyorsanız benzemiyorlar. Gokusen gibi daha eski okul dizilerini seviyorum ben, onlara bakabilirsiniz. Hanazakari no Kimitachi e'yi severseniz diğer Japon tuhaflıklarının önemli bir kısmına bağışıklık kazanmış olursunuz. Gokusen başlamak için güzel çünkü fazla tuhaf değil, ama Asya dizilerindeki klişelere ve tutarsızlıklara sizi hazırlar. Bilmiyorum, ben klişeleri sevebilen bir insanım, siz nefret de edebilirsiniz ve size hak veririm. Mangayı ve diziyi farklı insanlara tavsiye edebilirim o yüzden karar sizin olsun, sonra gelip bana saldırmayın.













     Shin'le Yankumi'nin ölümüne tatlı sayısız sahnesini çıkardıkları için sinirlenmiştim ama mangayı okudukça Shin'in sahnelerinin bir kısmının beş lider arasında paylaştırıldığını gördüm. Mangadaki Shin'i diziye yansıtırken bölmüş ve sonraki sezonlarda bütün liderlere Shin'den bir parça vermişler. Dediğim gibi, dördünü toplasanız Shin etmez ama beşini toplasanız eder.










     Gereksiz dram her zaman var. Ama Gokusen'e gülerken öleceğimi düşündüğüm zamanlar oldu. Asya dizilerinde klişelerden kaçamazsınız ama Gokusen kendi klişelerini yaratmış bir dizi. Dizi diyorum çünkü manga kendini tekrarlayabilecek kadar uzun sürmedi.












     Birinci ve üçüncü sezonların özel bölümleri var bu arada. Ben ilk sezonunkini atlamışım. Shin'in olduğu bir bölüm daha izleyebileceğini öğrenmek her Gokusen hayranının hayalidir. Bir buçuk saat boyunca dünyanın en mutlu insanıydım. Mangada da "köpek özel"ler dışında son cildi okuyup "HA?" diye kalanlar için sonrasıyla ilgili özel bölümler var.













      Dizi Yankumi'si konuşma yapmaya bayılıyor ve konuşmalar o kadar klişe ki konuşmaya başladığında çoğunlukla altyazıyı takip etmeyi bırakıyorum. Sevdiğim gerçeğini bir kenara bırakırsam klişelerle ve saçmalıklarla dolu, kendini tekrar etmekten başka bir şey yapmayan bir dizi olduğunu söyleyebilirim. Ama Gokusen hiçbir ortak yönünüz olmadığı halde sevdiğiniz arkadaşlarınız gibi. Mangayı daha çok seviyorum ama dizi de çok sevimli. Asya dizileri kesinlikle herkesin sevebileceği şeyler değil o yüzden bir şeye karar vermeden önce biraz araştırın. Gerçi size bütün hayatınız boyunca yetecek Gokusen verdim şu an.

     Son olarak en sağlam karakterlerden biri olan Sawatari'yi anmak istiyorum. Gokusen seninle var.

 













ALINTIMSILAR

Görselleri hep diziden aldım. Sırada buraya kadar okumaya devam edenler için ödül olarak minik bir önizleme var. Cahiller için hatırlatma: Sağdan sola okunuyor.
 
 
 
 
 
 
     Evet, bu kadar sanırım. Çok saçma ama seviyorum. Her cilde 4 ya da 5 puan verdim, buraya tek tek yazacak halim yok ama canınız sıkılıyorsa Goodreads'ten bakın. Gokusen'e bayılmayabilirsiniz ama muhtemelen her türlü gülmekten canınız acır.