4 Ağustos 2015 Salı

"İlk Bakışta Aşkın İstatistiksel Olasılığı - Jennifer E. Smith" Kitap Yorumu

 
 
KİTAP KÜNYESİ:
 
Kitap Adı: İlk Bakışta Aşkın İstatistiksel Olasılığı
Özgün Adı: The Statistical Probability of Love at First Sight
Yazarı: Jennifer E. Smith
Çevirmeni: Beril Tüccarbaşıoğlu Uğur
Yayınevi: Artemis
Türkiye Yayın Tarihi: Eylül 2014
Sayfa Sayısı: 250
Piyasa Fiyatı: 18.00 TL
Goodreads: 3.82
 
 
ARKA KAPAK:

Bazen Sadece Dört Dakikayla Uçağınızı Kaçırırsınız ve O Dakikaların Birinde Gerçek Aşk Sizi Bekliyordur.

Hadley, hayatının en kötü günlerinden birini yaşıyordu. Babası Londra'da, Hadley'nin tanımadığı bir kadınla evleniyordu ve düğüne yetişmeye çalışan Hadley uçağını kıl payı kaçırdı. Genç kız, önceleri kadere inanmazdı. Ama havaalanında kısılıp kaldığı o gün Oliver'la tanışması, Hadley için bir dönüm noktası olacaktı. Çekici ve meraklı Oliver, daha ilk anda Hadley'nin başını döndürdü. Üstelik iki genç aynı uçakta yolculuk edecekti. Hadley ve Oliver'ın yirmi dört saat içinde geçen hikâyesi, gerçek aşkın en beklenmedik anda karşınıza çıkabileceğine sizi inandıracak.


BENİM YORUMUM:
 
     Hadley, babasının tanımadığı bir kadınla olan düğünü için Londra'ya giden bir kız. Uçağını dört dakikayla kaçırması, Oliver adında bir çocukla tanışmasına ve sonraki uçakta yan yana oturmalarına yol açıyor. Sonra aşık oluyorlar falan.

     Kitapla ilgili şu ana kadar öğrendiklerinizden, kapaktan, arka kapak yazısından ve benim anlattıklarımdan yola çıkarak tahmin edebilirsiniz ki
 bu kitap tam bir klişe.

     Bunu fark etmemek imkansız. O yüzden bu kitabı okuyacaksanız bunun farkında olarak okuyun. Ben de o şekilde okudum. Hiçbir beklentim yoktu ve kitap da tam olarak hayal ettiğim gibiydi. Olmadığı bir şeymiş gibi görünmüyor zaten ve ben de size öyle göstermeye çalışmayacağım.

     Öyle aklınızı uçuracak olaylar, aşık olacağınız karakterler, hayran olacağınız bir anlatım beklemeyin. Oliver sevimli ama kapağı kapattığım anda aklımdan çıktı. Hadley çok özel bir insan değil. Oliver'ın küçük bir "sırrı" var ama şaşırtıcı bir şey değil.  Kitabın ne çok güzel, ne çok kötü bir yanı var. Tam anlamıyla ortalama bir kitap yani.

     İlk Bakışta Aşkın İstatistiksel Olasılığı okunacaklar listemin en gerilerindeydi. Çevrildiğini bile bilmiyordum ama bir gün kitapçıda gözlerini bana diktiğini gördüm ve nedense almak istediğim onca kitabın arasında bunu aldım. O gün almasaydım muhtemelen hiçbir zaman almazdım, zamanla ilgim kaybolurdu ve asla okumamış olurdum.

     Yani içinizden geliyorsa, öylesine ya da sırf zaman geçirmek için okuyabileceğiniz bir kitap. Öbür türlü muhtemelen beğenmezsiniz. Okuyacak bir yığın kitabınız varsa tavsiye etmem.

     Bu da akla, okunacaklar listesinde sekiz yüze yakın kitabı olan benim neden bunu okuduğum sorusunu getiriyor. Cidden bilmiyorum. Pişman değilim gerçi, çok kısaydı zaten.
 
     Bana biraz Before Sunrise filmini hatırlattı. Kısa sürede şekillenen aşk, uzun sohbetler... Buna da film çekiyorlarmış bu arada. Film olacak bir yanı yoktu, muhtemelen ortaya gereksiz ve saçma bir şey çıkacak. Robert Sheehan ve şu Pitch Perfect'in ikincisindeki kız oynuyormuş. Robert Sheehan için izlemeye karar verdim.
 
     Aslında uçaktan indikten sonra tekrar karşılaşmasalardı, ya da Before Sunrise'daki gibi belli bir süre sonra aynı yerde buluşma kararı alsalardı ama devam kitabı falan yazılmasaydı ve gerçekten buluşup buluşmadıklarını asla öğrenemeseydik daha çok hoşuma gidebilirdi. Gerçi bu haliyle de belirsiz bitti. Umarım yazar devam kitabı yazmak gibi bir saçmalık düşünmüyordur.
 
     Bir de, çok saçma ama kitabı okurken ağladım. Aynı Yıldızın Altında dahil çoğu kişiyi ağlatan hiçbir kitapta ağlamamıştım. En sevdiğim karakterlerin ölümünde bile. Sevdiğim serilerin son kitaplarında kendimi ağlatmaya çalışırken neredeyse gözlerimi parmaklarıma sokacak hale geliyorum. Ama duygusal olmamasına rağmen bu kitapta ağladım. Neyim var bilmiyorum. En azından robot değilmişim.
 
     İşte. Sevimli ve eğlenceli ve çabuk okunabilen bir kitap ama beklediğim kadar sevimli ve eğlenceli ve çabuk okunabilen bir kitap değil. Kaç paragraftır aynı şeyi tekrarlıyorum. Böyle kitaplara yorum yazmak çok zor. Biraz kısa oldu ama burada bitireyim.  Kitap Hırsızı yorumunu hazırlamaya başlamam gerek. Kim bilir ne zaman yayınlarım.

ALINTILAR:

"Bana neyi araştırdığını söylememekte kararlı mısın?"
"Bu çok gizli," dedi Oliver, ciddi bir yüzle. "İyi bir kıza benziyorsun. Seni öldürmek zorunda kalmak istemem."
(sf. 42)
 
 
Hadley birden kulağının yanında vızıldayan sinekle irkildi. Elini sallayarak ondan kurtulmaya çalıştıysa da nafile. Bir dakika sonra, sinek yine vıızldayarak kafalarının tepesinde turlamaya başladı.
"Acaba bilet aldı mı?" dedi Oliver.
"Muhtemelen kaçak yolcudur."
"Zavallının bambaşka bir ülkeye gittiğinden haberi yok."
"Evet, herkesin tuhaf bir dil konuştuğu bir ülkeye."
(sf. 60)

 
PUANLAMA:
 
3 Taç: Ortalamaydı. Okumasan da olur.
 
 
Bu kitabı herhangi birine tavsiye edebileceğimi sanmıyorum. Tamamen ruh halinize bağlı olarak kendiniz karar verin. Ben de gidip daha az belirsiz bir yorum yazmaya çalışayım.