19 Nisan 2014 Cumartesi

Kitap Fuarı + Ben = Kaos


Bugün 19. İzmir Kitap Fuarı'na daha ilk günden kardeşimle ve annemle gitmiş, on sekiz kitapla hayatımın en büyük kitap alışverişini yapmış, sonra da HER ŞEYİN resmini çekerek size bu yazıyı hazırlamış bulunmaktayım. Daha önce hiç yapmamama rağmen böyle bol resimli alışveriş yazılarına ve kitap kulelerine bayılan biriyim. Umarım siz de öylesinizdir çünkü bir sürü resim olacak. Aslında fuarın da resmini çekecektim ama poşetleri üç kişi paylaştırmamıza rağmen zor taşıyorduk, o yüzden hiçbir şey çekemeden döndüm.

NOT: Üstteki iki resmin aynı veya çok benzer olduklarını düşünebilirsiniz ama aslında farklı açılardan çektim ve sadece birini koyunca tuhaf durmuştu ve zaten hangisini koyacağımı seçememiştim ve çok kötü bir fotoğrafçıyım o yüzden resimlerin kalitesizliği yüzünden beni suçlamayın.


Yakut Kırmızı'yla ilgili yorumuma buradan ulaşabilirsiniz. Safir Mavi ve Zümrüt Yeşil'le seriyi tamamladım ama Yakut Kırmızı bende zaten olduğu için tüm seriyi set olarak alamadığıma yakınıyorum çünkü setin kutusu çok şirin gözüküyordu -,-. (Kitapları dramatik dursun diye öyle üst üste bindirip yamulttum ama sonra çok aptalca durduğuna karar verdiğim için diğerlerini normal çektim.)



Kağıttan Kentler'i neden aldığımı açıklamama gerek var mı, bilmiyorum. Yazarın John Green olması bile yeterli aslında. Labirent: Ölümcül Kaçış da bir süredir aklımdaydı. Çok ilgili çekici ve orijinal bir konusu var. İkisinin de filmi kesin olarak çıkacak.



Steelheart'la ilgili yorumlar bayağı olumlu. Bir Sır Saklı İçimde'yi almak istediğimi zaten söylemiştim.



Lanet İşleyiciler o kadar uzun süredir listemde olan bir seri ki. Sonunda aldığım için acayip mutluyum. Üç kitabı birden aldım çünkü beğeneceğime eminim.



Zehir Yiyenler ve Diğer Hikayeler, Lanet İşleyiciler'in yazarından. Zaten listemdeydi ama çok gerilerdeydi, buna rağmen almamda 4 TL etiketinin etkisi olmadığını söyleyemem ^_^. Mekanik Kalp zaten listemde olan ama bugün almayı düşünmediğim bir kitaptı. Alışveriş bitince Dex standındaki FECİ tatlı bağyan 4 TL'likler bölümünden istediğim kitabı alabileceğimi, hediye ettiğini söyledi. Ben de gözüme ilk o çarpınca onu kaptım.



Dex'e saldırmışım cidden. Sonradan gidip Dex standında kitap bulamayan olursa muhtemelen benim eserimdir. Dublin Caddesi ve Acıtan Güzellik, çok okumak isteyip bir türlü kavuşamadığım DexPlus kitaplarıydı. Ama artık benimsiniz bebekler!



Goodreads iyi ki var. Çünkü oradan girip benim gibi Taht Oyunları'nı henüz okumamış, okunacaklarına eklemiş olan onlarca insan bulmamı sağlıyor. Bu yüzden vicdanım rahat. Bu arada heyecandan kitabı yanlışlıkla "Tayt Oyunları" diye telaffuz ettim. TAYT OYUNLARI! Rezillik.



Ateş serisinin Epsilon'dan çıkan ilk üç kitabı Karanlık Ateş, Kan Ateşi ve İntikam Ateşi'ni aldım. Artemis'ten çıkan diğer kitaplarını şimdilik almadım. Bu arada stanttaki kadına Karanlık Ateş'i sorduğumda arkasına dönüp bir adama "Karanlık Ateş bizim kitap mıydı?" diye sordu. Hayır, sizin kitabınız değil ama ben şu veya bu saçma sebepten ötürü başka yayınevinin kitabını sizden alabileceğimi umuyordum. Keşke bunu söyleseydim. Tamam, bu kadar sevilmesine rağmen seriyi hiç umursamayıp üçüncü kitaptan sonra tamamen bıraktıklarını biliyoruz ama bu soru sorulur mu ya? Ayrıca kapaklar yan yana hiç uyumlu durmuyor. Pöf.



Vampir Akademisi'ne artık cidden başlamam gerekiyordu. Serinin altı kitabı tamamlandı, devam serisi çıkarıldı ve devam serisinin de yurt dışında dört, Türkiye'de üç kitabı çıkarıldı, üstüne bir de film çıktı. Ama ben daha ilk kitabı okumadım. Serinin ilk üç kitabının pek güzel olmadığını ama Kanbağı serisinin çok daha güzel olduğunu falan duydum. Bir yerden başlamak gerek.



Bunlar da ayraç, ön okuma ve kataloglardan gereksiz duyduğum için bir kenara fırlatıp atmadığım kesim. Çoğu yayınevinin siz söylemeden ayraç vs. vermemek gibi bir hastalığı var bence. Bu arada Dex kataloğunu nasıl o kadar buruşturduğumla ilgili hiçbir fikrim yok.



Son olarak, bunlar da Pegasus'un inanılmaz güzel poşetleri.

Bu kadar.