9 Kasım 2013 Cumartesi

Cumartesi İlk 10: Sevmediğim Karakterler

 
 
     Optik'in Kitap Blogu'nda bu seferki Cumartesi İlk 10 konusu "Sevmediğim Karakterler". Sadece isimleri verip geçmek bana göre değil, iki saat nedenlerini açıklıyorum biliyorsunuz. Sevmediğim Karakterler'i ve onları hangi sosyopatça işkence yöntemleriyle öldürmek istediğimi okumaya başlayabilirsiniz. Yep! ^^

1. Lucian - Melez Sözleşmeleri Serisi:
Lucian'ı nasıl öldürmek istediğimden buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz kitap yorumumda bahsetmiştim. Kollarını ve bacaklarını zombiler yerken tüm olayı izlemek zorunda kalacağı işkence yöntemi hani. Sonra o kol ve bacakları münasip bir yerine sokabiliriz.
 
2. Zoey - Gece Evi Serisi:
En kibar şekilde ifade edersek Zoey tam bir KALTAK. Zaten seriden de nefret ediyorum. Ben ikinci kitabın yarısına kadar dayanabildim, on kitap falan okuyan var... Seviyorsanız yargılamıyorum, ama anlamıyorum da. Gerçekten anlamıyorum.

3. Kral Clarkson - Beni Seç Serisi:
Clarkson. Boğazından aşağı tuz ruhu dökmek ve kendi kıçını yedirmek istediğim, kontrol manyağı, cahil, gerizekalı Clarkson. Bay "Ben Başkalarının Seçimiyle Değil De Lanet Olası Bir Kan Bağıyla Olsa Da Kralım Ben Her Şeyi Bilirim". Geber, pislik.
 
4. Celeste - Beni Seç Serisi:
Her zaman "Ben bilmemkaçıncı sınıftayım", "Ben mankenim ben süperim", "Ben çok güzelim o yüzden hepinizden üstünüm" havalarında.
 
5. Crystal - Şans Bilekliği:
Şu anda tur için okuduğum bir kitap. Crystal'dan nefret ettim. Önyargılı, benmerkezci, sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyor.

6. Herbert - Şans Bilekliği:
Bu kitaptaki karakterlerin yarısından nefret ettim zaten. Adamın her beş cümlesinden biri "O aptal, hippi, özgürlükçü 'herkes eşittir' anlayışı yok bu evde", "Ben bu evin reisiyim beni dinleyeceksiniz",  "Bir kadın toplumdaki yerini bilmeli" şeklinde. Senin toplumdaki yerin neresi biliyor musun? Tuvalet deliği.

7. Juliette - Bana Dokunma Serisi:
Bu karaktere duyduğum güçlü nefret ikinci kitapta ortaya çıktı. Kendisi birinci kitabın sonunda "Ben güçlüyüm, ben yenilmezim" falan dedikten sonra ikinci kitabın başında tuğla kıramayınca saatlerce oturup ağlamıştır :D. Sürekli taraf değiştirmesini, öldürmeye karşı olduğunu söylediği halde üç kişiyi öldürmeye teşebbüs etmesini (üçünü de öldürmeye beceremedi bu arada, gerizekalı) ve hiç de abarttığı kadar kötü olmayan geçmişini hatırlayarak kendisi acındırmasını saymıyorum.

8. Blake - Lux Serisi:
Gerçek bir pisliktir kendisi. Dördüncü kitaptan çok çok büyük bir spoiler aldım. Size şimdi söylemeyeceğim tabii ki ama kitabı okuduğumda ve yorumladığımda söylerim. Şimdilik unutun.
 
9. Travis - Tatlı Bela/Ayaklı Bela:
Bunu yazarak çok büyük risk alıyorum ama Travis'i sevmiyorum. Evet, evet, açık ağızlarınızı kapatabilirsiniz. İstediği kadar güçlü ve yakışıklı olsun, işler Abby'ye gelince tam bir pısırık. Sevgilileri için her şeyi yapan ve kendini ezdiren kızlardan nefret ettiğim gibi erkeklerden de nefret ediyorum. Kimse kendini o kadar düşürmemeli bence.
 
10. Roze - Study Serisi:
Roze gibi, sürekli "Ben herkesten üstünüm, bana karşı koyamazsınız, beni yenemezsiniz" havalarına giren kötü karakterler çok sinir bozucu. Siz iyilerin kazanacağını biliyorsunuz ama yine de kötü karaktere duyduğunuz nefret gittikçe büyüyor. Sırf sonunda onun yenildiğini görmek için okumaya devam ediyorsunuz. Rahatsız edici bir şey ama hep işe yarar.