8 Eylül 2013 Pazar

"Büyü Ustası (Maria V. Snyder)" Kitap Yorumu



KİTAP KÜNYESİ:


Kitap Adı: Büyü Ustası
Özgün Adı: Magic Study
Seri: Study #2
Yazarı: Maria V. Snyder
Çevirmeni: Deniz Başkaya
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 424
Piyasa Fiyatı: 22,00 TL
Goodreads: 4.08





ARKA KAPAK:


Sadakat yeminle sağlanmaz.

Bir sadakat dersi, entrika üzerine bir uzmanlık eğitimi.Yelena şu ana dek hayatta kalmayı başardı. Çocukken kaçırıldığı, gençliğinin başında hapse atılıp çeşnici olmak şartıyla serbest bırakıldığı düşünüldüğünde yeterince acı çektiğini düşünebilirsiniz.
Fakat hayır.

Ixia'da yasaklı büyü güçleri ona bir idam fermanı getirdi. Tek şansı Sitia'ya, doğduğu yere dönmek. Ancak Sitia ona çok yabancı bir yer. Burada güçlerini kontrol edemiyor. Başıboş bir büyücü korku salıyor ve kurban olarak Yelena'yı seçiyor.

Büyü becerileri Yelena'yı kurtaracak mı? Yoksa sonunu mu getirecek?

Yelena'nın hikâyesi Zehir Ustası'nın ardından Büyü Ustası ile devam ediyor.


BENİM YORUMUM:



     Serinin ilk kitabı Zehir Ustası için yaptığım yorumumu okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

     Sonunda Büyü Ustası'nın geciktirilmiş de olsa eleştirisini yazmak için zaman bulabildim. Şu an Ateş Ustası'nı okuyorum ve sanırım hayatımda ilk kez bir kitabı bu kadar yavaş okudum. Ateş Ustası tam da kitap okuyamama sorunum olan döneme denk geldiği için haftalarca bitirememiştim ama şu anda bir yandan Apollyon'u bir yandan Ateş Ustası'nı elimden geldiğince hızlı sömürüyorum, sorun yok. Ateş Ustası'nı bu gece bitiririm ama yorumunu kim bilir ne zaman yazarım artık, neyse *-*.

(Gerisi Zehir Ustası'ndan ve Büyü Ustası'ndan ' ortaya yakın hafif ' derecede spoiler içerir.)

***

     Bir önceki kitabın sonunda büyü güçleri yüzünden Sitia'ya kaçmak zorunda kalan Yelena, bu kitapta on dört yıl önce kaçırıldığı evine dönüp ailesiyle tanışıyor. İşte bir yandan sarılmalar ağlamalar vs. derken bir yandan da bazı akrabalarının düşmanca bakışlarına maruz kalıyor çünkü üstünde Ixia üniforması var, Ixia parası taşıyor ve bunlar onu Sitia'ya bilgi için gönderilmiş bir casus gibi gösteriyor. Hatta öz kardeşi Leif tarafından da casus olarak tanımlanıyor. Bu Leif'le bayağı bir kavga ettiler ama sonunda iplikleri mi dolaşmış ne olmuş çözdüler onu. (Bir kitabı yorumlarken o kitabı okumayanların anlayamayacağı şeyler söylemek hobilerim arasındadır.)

     Neyse. Hani ilk kitapta Yelena'yı öldürmeye çalışan bir usta büyücü vardı ya Irys diye. İşte Büyücüler Hisarı'nda ondan ders alıp büyü gücünü kontrol etmeyi öğrenmeye başlıyor. Fakat bundan önce başına bir sürü olay geliyor. Ixia'nın kralının yeğeni ve Valek'in kraliyet ailesini katlettiğinde öldürmeyi "sözde" unuttuğu Cahil, işi gücü Ixia'yı geri alma planları olduğu için Yelena'yı kaçırıyor. Sonra da Birinci Büyücü Roze'a (kendisine karşı saf bir nefret besliyorum) verip "Bu kız casus, zihnini altüst edip emin ol, sonra da zindana atarsınız," havalarına giriyor. Tabii Yelena'nın casus olmadığı ortaya çıkıyor ama Cahil bu sefer de Yelena'ya asılmaya başlıyor. Kitabın sonlarında bir daha casus olmakla suçlayacak, orası ayrı.

     Valek'in deyimiyle " kral özentisi" Cahil'le mücadele etme ve büyü gücünün sınırlarını öğrenme çabalarının arasında Yelena, Sitia'daki kız çocuklarını kaçırıp işkence ederek öldüren bir psikopat katille de baş etmek zorunda. Çünkü bilirsiniz ki eğer ortada bir sorun varsa Yelena o konudan uzak duramaz. Soruna balıklama dalıp en hayırlı sonucu umar. BASTIR YELENA!

     Bu serinin özgünlüğünü ve farklı anlatımını çok seviyorum. Klasik büyücü-cadı kitaplarından çok farklı. Sadece 300-400 sayfada inanamayacağınız kadar çok olayların olması ve bir şekilde hepsinin birbirleriyle bağlantılı olması çok hoşuma gidiyor. Bu kitapta büyüyü iyice açıklamaları iyi oldu. "Büyü battaniyesinden iplik çekme" olayı falan çok hoş. (Umarım bir ara Valek'in büyü bağışıklığını da açıklarlar). Karakterler de iyi ama Yelena'yı ve Valek'i özellikle çok seviyorum :D.

     Bu kitapta Ari, Janco ve Valek'i feci derecede özledim. Çok az yer verilmişti onlara. Bir de nedense ilk kitabı daha çok sevdiğimi hissediyorum. Sitia'ya pek alışamadım ben. Ixia kesinlikle bulunmak için daha güzel bir yer. Her ne kadar büyü güçleri Yelena'ya Ixia'da bir idam fermanı getirse de... ^^ Tabii bu durumun değişmesi ve Yelena'nın Ixia'ya geri dönmesi söz konusu. IXIA'DA BEKLE BENİ VALEK, AŞKIM!

     Kitapta sevmediğim tek bir nokta oldu. Valek kitapta birinciye ve üçüncüye kıyasla bu kadar az varken neredeyse her cümlenin sonuna "aşkım" koyması bana bir yandan çok tatlı, bir yandan da bayık geldi. Ne zaman Yelena'nın başı sıkışsa "Bir şeye ihtiyacın var mı, aşkım?" diye zihnine seslenmesi de sıktı biraz. Bu ikisi uzak mesafe ilişkisi yürütmesinler bence. Valek'in Yelena'ya uzak mesafeden yardım göndermesi değil, gözümün önünde olup birilerini kesip biçmesi gerekiyor. Öylesi daha iyi. YAŞASIN VALEK VE ONUN KATİL İÇGÜDÜLERİ!

     Çok karmaşık bir yorum yaptığımı fark ettim şu an. Ama cidden, o kadar çok olay yaşandı ki hangi sırayla ne kadarını anlatayım şaşırıyorum. Üçüncüsünü okuduğun bir serinin ikinci kitabını yorumlamak da zormuş ha.

     Uzun uzun yorum yapmaya alışmışım, o yüzden yorumu uzatmaya çalışıyorum ama daha ne kadar uzatabilirim bilmiyorum. O yüzden gelsin alıntılar!




ALINTILAR:




"Seni sarhoş adamların ilgisinden korumayı teklif edecektim ama başının çaresine bakabildiğini gayet iyi biliyorum. Muhtemelen üzerinde silah vardır. Yanılıyor muyum?"
"Her zaman."
(Cahil ve Yelena, sf. 178)


Sustalımı çıkarıp üzerindeki yazıyı gösterdim. "Ya 'Ne kuşatmalardan çıktık, birlikte dövüşeceğiz, sonsuza dek dost kalacağız' sözüne oldu? Resmen bir güneyli olursam bu durum değişir mi?"
Janco çenesindeki sakalı ovuşturup düşündü.
Ari "Hayır" dedi. "Bir keçiye dönüşsen bile bu söz geçerli kalır."
Janco "Tabii keçiye dönünce bize keçi peyniri yapması şartıyla" dedi.
Ari açık mavi gözlerini devirdi.
(Yelena, Janco ve Ari, sf. 274)


"Gizemli bir şekilde ortaya çıkmak yok mu?  Bir güneş ışığı hüzmesinin içinde cisimleşmek de mi yok? Hem boyaların nerede?"
(Yelena, Ay Adam'a söylüyor, sf. 396)


"Beni öldürmeye mi çalıştın? 'Yelena'yı Öldürmek İstiyorum Loncası'na katılabilirsin. Duyduğuma göre şimdiden altı saygın üyesi varmış. Beni iki kez öldürmeye teşebbüs ettiğinden loncanın başkanı Valek."
(Yelena, Leif'e söylüyor, sf. 400) 





PUANLAMA:


4 Taç: Bence gayet güzeldi. Şöyle bir düşünüp alın.




Kitap boyunca Valek'in acımasız suikastçı hallerini, komutanın yemeklerinde zehir arayan ve insanlığın geneli tarafından öldürülmek istenilen kızı ve o kızın Ari ve Janco'yla didişmelerini feci halde özledim. Büyü Ustası'ndansa Zehir Ustası'nı tercih ederim ama yine de hakkını yememek lazım, güzel kitaptı.