11 Eylül 2013 Çarşamba

"Ateş Ustası (Maria V. Snyder)" Kitap Yorumu




KİTAP KÜNYESİ:


Kitap Adı: Ateş Ustası
Özgün Adı: Fire Study
Seri: Study #3
Yazarı: Maria V. Snyder
Çevirmeni: Deniz Başkaya
Yayınevi: DEX
Türkiye Yayın Tarihi: Mayıs 2013
Sayfa Sayısı: 444
Piyasa Fiyatı: 25.00 TL
Goodreads: 3,96




ARKA KAPAK:


Çıraklık Bitti, Asıl Sınav Şimdi...


Yelena’nın ruhları yakalayıp serbest bırakabilenbir ruh-bulan olduğu haberi hızla yayılınca insanlar huzursuz olmuştu. Zaten bir süredir sıra dışı yetenekleri ve geçmişiyle göze batıyordu...

Bir gün Yelena’ya, ürkütücü bir mesaj gelir: Yelena'nın daha önce yendiği, gözünü kan bürümüş bir büyücünün önderliğinde anavatanına karşı bir komplo düzenlenecektir. Onuru, Yelena’yı ustalıklarını sınamaya zorlarken, sevdiği adamla bir araya gelme ümidi onu ayakta tutar. Çıktığı yolculukta şüpheli dostlar, gizli düşmanlar,âşıklar ve suikastçılarla karşılaşır. Yelena’nın kendisini ispatlamak ve ülkesini kurtarmak için tek bir şansı vardır. Zehir Ustası ve Büyü Ustası’nın ödüllü yazarından, büyülü imparatorlukların zekice kurgulanmış destanında, yeni bir sayfa.



BENİM YORUMUM:


Yorumum spoiler içermez fakat önceki kitapları okumadıysanız kafanızı karıştırmak istemiyorum. Fikir edinmek için, ilk iki kitabı incelediğim yazılarıma aşağıdaki linklerden bakabilirsiniz.


     Zehir Ustası ve Büyü Ustası ile başlayan Usta serisinin üçüncü kitabı Ateş Ustası'nı da sonunda bitirmiş bulunuyorum. Kitap okuyamama problemime denk gelen bir kitap olduğu için başlarını o kadar sıkılarak okudum ki fırlatıp atasım geldi. Ya da belki başlarını o kadar sıkılarak okuduğum için kitap okuyamama problemim başladı. Bilemiyorum.

     Bu kitabı ne kadardır okuyorum emin değilim ama haftalar geçmiş olmalı. İlk kez bir kitabı meşgul olmadığım halde -aksine, fazlasıyla boş zamanım vardı- bu kadar yavaş okumuşumdur.

     Buse'yle (hala öğrenemediyseniz en yakın arkadaşım olur, götün tekidir) aylarca görüşemeyip en sonunda birlikte sinemaya gittiğimiz günden sonra kitap okuma sorunum da bitti. İki tahmin hakkı: a) Buse'yi görmek moralimi düzeltti, b) Aynı gün Ateş Ustası'nı bırakıp Tatlı Bela'ya başladığımdan ve farklı bir şey okumak iyi geldiğinden kitap okuma sorunum bitti. Hangisi, emin değilim ama Buse'nin egosunu tatmin etmek için A diyelim.

     İşte ondan sonraki gün Tatlı Bela'yı bitirdim ve hızımı almışken Ateş Ustası'na ve Apollyon'a başladım. Ateş Ustası bitti ama Apollyon hala okunuyor. Bir yandan yeni bir kitaba daha başlamamak için kendimi zor tutuyorum, kitap rafı hiç bu kadar çekici gelmemişti o.O.

     Kitabın içeriğinden bahsetmek gerekirse, bir önceki kitabın sonunda saçma sapan tehditler savuran ve Ferde'yi hapisten kaçıran Cahil, bu kitapta kayıplara karışıyor. Yelena da bir gün öykü dokumacısı Ay Adam'dan onların izlerini bulduğuna dair bir mesaj alıp yola çıkıyor. Yanına da Leif'i ve kendisini zorla olaya dahil eden Marrok'u alıyor.

     Bundan sonraki yüz elli sayfa falan feci sıkıcıydı. Ne okuduğuma pek dikkat etmedim bile. Haşerelerdi çözgücülerdi, öyle bir şeyler dediler ama iplemedim pek. Oralar kitap okuyamama problemim. Daha doğrusu Ateş Ustası okuyamama problemim. Valek gelince işler biraz daha düzeldi ama o son elli sayfa falan... amanın! Her şeyi bir sonuca bağlayan ve daha önceden beni sıkmış olan her şeyi birleştiren sayfalardı. O sayfalar sayesinde berbat bir eleştri yapıp üç puan vermek gibi şeytani planlarım suya düştü. Bitince kitaba ağzım açık mal gibi baktım ve sarılıp özür falan diledim hatta. Duygusal anlardı.

     O ilk yarıyı beğenmeme sebebimi açıklayayım bir de. Sitia'ya hala alışamadım, Ixia daha iyiydi. Şu kız bi Ixia'ya dönsün de rahatlayalım diye bekledim, bekledim, bekledim. Ixia dahil aklınıza gelen ne kadar yer varsa gezdi zaten. Ama sürekli at üstünde yolculuk hali beni inanılmaz sıktı. Ne Sitia'ymış lan on beş gün süren yolculuklar falan yaptılar bazen. Birisi lütfen çıkıp toplu taşıma araçlarını icat edebilir mi? Lütfen. Eliniz değmişken öbür dünyadan da çeken cep telefonu da yapın, yavrum oyuncak hayvanlar aracılığıyla iletişim kuruyorlar acıyorum cidden.

     Tabii ki ciddi değilim. Aslında Snyder'ın yarattığı dünya gerçekten hoşuma gidiyor. Tamamen farklı dünyalar yaratan yazarlara hep hayran olmuşumdur çünkü ben de arada sırada bir şeyler yazıyorum ve deneyenler bilir ki yepyeni bir fantastik dünya yaratmak hiç kolay değil. Hele kitabın sonunda olacakları kafanda tasarlayıp fazla ipucu vermeden sonradan tek bir olaya bağlanacak ufak tefek olaylar yaratmak ve onları sıraya koymak feci zordur, bilirim. O yüzden sonunda her şeyin bir yere varış şeklini çok sevdim. Sırf o son sayfalar yüzünden fazladan puan veriyorum :D.

Not: Ben bunu son kitap sanmıştım ama devamı çıkacağı çok belli. Bence bir veya iki kitap daha yazılsa yeter ama Goodreads'e göre üç kitap daha çıkacak. Emin değilim.



ALINTILAR:



"Kumaşın desenlerine takılıp ipliklerin kalitesini göremiyorsun."
(Yelena, sf. 46)


"Leif, sen hep midenle mi düşünürsün?" diye sordum.
"Düşünmenin başka yolları da mı var?"
(Yelena ve Leif, sf. 156)


"Bence soruna balıklama dalıp hayırlısı demeliyim."
 (Yelena, sf. 193)



"Saç yapmada nasıl bu kadar ustalaştın?"
"Kraliçe Jewel'ın şahsi kuaförü kılığında bir mevsim geçirdim. Güzel, dolgun saçları vardı."
"Dur bakalım, ben kraliçenin tüm hizmetkarlarının kadın olması gerektiğini sanıyordum."
"Neyse ki kimse eteğimin altına bakmayı akıl etmedi."
(Yelena ve Valek, sf. 348)



Diğerleri Valek'in dönüşünü sessizce karşılasalar da Janco onun kelliğinden dem vurdu. "Çiftlerin nasıl da zamanla birbirlerine benzediklerini hiç fark ettiniz mi?" diye sordu.
Valek soğuk bir edayla yanıt verdi. "Evet. Aslında ben de seninle Topaz'ın ne kadar birbirinize benzediğinizi düşünüyordum. Tuhaf bir benzerlik."
(Janco ve Valek, sf. 395)






PUANLAMA:



5 Taç: TEK KELİMEYLE HARİKA! Okumazsan çoook şey kaybedersin.




Puanlama sistemi gereği yukarı yazdığım kadar olmasa da beş puanı hak eden bir kitaptı. Okumazsanız o kadar şey kaybetmezsiniz ama okursanız çok iyi olur. Yüzdeyle değerlendirsem verdiğim her puanın kendi içinde yirmi basamağı olurdu ve Ateş Ustası da %87 gibi bir puan alırdı diyelim. Çok iyi bir kitap sorsanız aklıma gelmez mesela, ama yine de beş puan. Biliyorum, kafa karıştırıcı oldu -_-.