10 Haziran 2013 Pazartesi

Cumartesi İlk 10: Çevrilmesini İsterim

 
 
     Sihirli Kitap'ın hiçbirini atlamadan yapmaya özen gösterdiğim ama nedense her hafta geç kaldığım bir başka "Cumartesi İlk 10" etkinliğiyle karşınızdayım. Bu hafta çevrilmesini istediğimiz kitapları inceliyoruz ki bunu duyunca yemin ederim ki panikten kalbim küt küt atmaya başladı. "Sadece on tane mi?" diye inledim içimden. Canım yanıyor, vallahi yanıyor. "Doğmasını En Çok İstediğin 10 Çocuğun" gibi bir şey olmuş bu. Neyse, yapıcaz artık.
 
     UYARI: Aşağıdaki kitapların büyük bir kısmını sırf kapakları veya popülerlikleri yüzünden merak ettiğim gibi, belirli bir kesiminin konusuyla ilgili en ufak bir fikrim bile yoktur.
 
     UYARI 2: Tahmin edeceğiniz üzere, benim gibi üşengeç ruhlu birisi bunları sıraya koymakla uğraşmaz. O yüzden en çok merak ettiği 1. sıradaki, gibi düşüncelere kapılmayın. Karışık bunlar.
 
 

1. Under The Never Sky (Veronica Rossi):

 
Aslında sadece ilk kitabın resmini koyacaktım ama ikisi yan yana o kadar tatlı duruyordu ki dayanamadım. Konusunu okuduktan ve tanıtım videosunu izledikten sonra "Nasıl çevirmiyorlar bunu?" triplerine girdiğim, buraya yazamayacağım küfürler ettiğim de doğrudur.
 
 
 

2. Wither (Lauren DeStefano):

 
The Chemical Garden'ın birincisi. Yine dayanamayıp serinin tüm kitaplarının resmini koydum. Kapak tasarımı ve popülerliği çok hoşuma gitti, kitapla ilgiliyse distopya olması dışında pek bir bilgim yok. Ama beni bilirsiniz, okumadığım bir kitabın erkek karakteriyle ilgili fantezi kurabilen insanım ben. Ne beklersiniz ki?


 

3. Legend (Marie Lu):

 
Bir süredir bir yerlerde karşıma çıkan ama hakkında sadece bir hafta kadar önce küçük bir araştırma yaptığım bir kitaptı. Üzerinde sembol bulunan kapaklara sahip kitaplara duyduğum anlamsız sempatinin de etkisi olmadı değil şimdi. Sonuç ise merak edilen bir başka distopya.
 
 
 

4. Ten Tiny Breaths (K. A. Tucker):

 
Olağanüstü güzel kapağıyla saatlerce bakışıyoruz bazen. Önce kim gözünü kırpacak yarışmaları falan yapıyoruz hatta. Gözleri olsa çok güzel olurdu ama neyse. Of, saçmaladım yine. Sırf kapağı yüzünden değil, içeriğiyle de beğendiğim bir kitaptır kendisi. Ki, ben su altı kapaklarına aşık bir insanımdır. Imaginary Girls, Of Triton, September Girls gibi.
  • "Listen......, are you breathing just a little and calling it a life?"
  • "Just breathe," my mom would say. "Ten tiny breaths... Seize them. Feel them. Love them."
Bunlar içime işleyen sadece alıntıların çok küçük bir kısmı. Her ne kadar ikinci kitabın kapağına mal mal bakıp "Bu ne şimdi?" diye gülüyor olsam da, kitaba şimdiden aşık oldum diyebilirim.
 
 
 

5. Tiger's Curse (Colleen Houck):

 
Kitabı ilk gördüğümde ciddi ciddi karakterlerin insan değil de kaplan olduğunu düşündüm. Birkaç saniye sonra da kendi kendime "Kızım sen mal mısın?" dedim ama cevabı zaten biliyordum. Neyse, kitabın konusunu bir zahmet okudum ve hiç planlamadığı bir şekilde bütün yaz 300 yıllık bir Hint lanetini kırmaya çalışan Kelsey'in hikayesi olduğunu anladım. Çevirin şunu!
 
 
 

6. Mind Games (Kiersten White):

 
Ülkemizde DEX etiketiyle çıkmış olan Paranormal serisinin yazarı Kiersten White'ın yeni serisinin ilk kitabı. Bu yıl Şubat'ta, yurtdışında HarperTeen etiketiyle çıktı. Nedense ben ne zaman kendimce kitap yazmayı denesem bir abla kardeş olur. Kendi kardeşimden gelen bir alışkanlık sanırım. O yüzden de bu kitapta kız kardeşlerin olması ilgimi çekti. İstediklerimizi yapmazsanız ölürsünüz tarzında, yani kısaca Illuminatimsi (böyle bir sözcük olduğunu sanmıyorum) bir şey.
 
 
 

7. Real (Katy Evans):

 
Nisan'da yurtdışında çıkmıştı. Birkaç yabancı blogda gördükten, konusunu okuduktan ve erkek karaktere aşık olmuş birkaç yabancı okurun yorumlarını da okuduktan sonra iyice merak etmeye başladım. Güzel bir şeye benziyor.
 
 
 

8. The Ward (Jordana Frankel):

 
Uzun bir süredir distopya okumadığım için bu yaz kendimi distopyalara vermeyi düşünüyorum. Nisan ayında yurtdışında çıkan The Ward da çevirilirse okuyabileceğim distopyalar arasında. Tüm kaynaklarımızın tükendiği geleceklerden biri. Bu da aklıma Sihirli Kitap'ın "Kapakları Yeter" etkinliği sayesinde girmişti ^.^
 



 

9. Team Human (Justine Larbalestier & Sarah Rees Brennan):


Friends don't let friends date vampires. Vampir kitabı. Vampir kitaplarını sevmiyorsanız, hiç sorun değil, çünküüü...
 "If you love vampire books, this is the book for you—if you hate vampire books, this is also the book for you." — Maureen Johnson, New York Times bestselling author of The Name of the Star
Eveet, buraya tıklayarak tanıtım filmini izleyebilirsiniz. Bence çok tatlı :3
 
 
 

10. The End Games (T. Michael Martin):

 
ZOMBİ. DİSTOPYA. En son okuduğum distopik zombi romanı, Ashes Trilogy'nin ikincisi, Gölgeler'di. Bu arada ben o kitabı unutmaya başlıyorum, hala üçüncüsü çıkmadı. Yurtdışında Sonbahar'da mı ne çıkıyormuş, hemen arkasından da Türkiye'de. Yuh yani. Öhöm, neyse. The End Games de merak ettiğim bir başka kitap.
 
 
 
 
Unuttuklarımdan veya yer kalmadığı için yazamadıklarımdan özür dilerim. Hepinizi seviyorum, her ne kadar acayip uzun bir okunacaklar listem olduğu için çoğunuzu çevrilse bile hemen okuyamayacak olsam da hepiniz benim bebeklerimsiniz (Evet, doğru, kitaplarla konuşuyorum, sizi ilgilendimez). Yazarlarınıza selam söyleyin ve yayın haklarınızın alınmasını bekleyin. Anneniz sizi seviyor, öptüm.